AHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

Davacı ... Turizm Tic. ve Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ aleyhine 21/03/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız ihtiyati hacze dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne dair verilen 10/05/2016 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı tarafından istenilmekle, daha önceden belirlenen 08/10/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, haksız ihtiyati haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü şeklinde hüküm kurulmuş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacı şirkete ait işyerinde meydana gelen hırsızlık olayında çalınan bir kısım boş çek yapraklarının, düzenlenerek piyasaya sürüldüğünü, davacı tarafından konuya ilişkin olarak suç duyurusunda bulunduğu gibi bankadaki kayıtlara da hırsızlık şerhinin verildiğini, davalı tarafından, banka kayıtlarında hırsızlık şerhi bulunan dava konusu çek nedeniyle ihtiyati haciz kararı alınarak haciz işlemi gerçekleştirildiğini, bu işlemin haksız olduğunu, dava konusu edilen çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine dair davanın lehine sonuçlandığını belirterek, haksız haciz işleminden kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat istemi kabul edilmiş; ancak, manevi tazminat istemi konusunda hüküm kurulmamıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297/2.maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda gösterilen yasal düzenleme gözetilmeksizin, davacının manevi tazminat talebi konusunda olumlu ya da olumsuz hüküm tesis edilmemesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle taraflar yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve taraflardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.