İlk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1) Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2020/369 Esas, 2022/242 sayılı Kararı ile sanığın tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine hükmolunmuştur.
2) Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/1331 Esas, 2022/2153 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak, sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/1,62 ve 52. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 11.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın suç kastının bulunmadığına ve mahkumiyeti için somut delil bulunmadığına ilişkindir.
5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda, sanığın savunmasında kimseye faiz karşılığı para vermediğini, Point Of Sale (POS) cihazı kullanmadığını beyan etmesi ve duruşmada dinlenen tanıkların sanıktan faiz karşılığı para aldıklarına ilişkin somut beyanları bulunmamasına karşın vergi inceleme raporunda 2015-2016 yıllarında toplamda POS cihazından 8.948.972 TL tutarında günün ekonomik koşullarına nazaran yüklü miktarda çekim yapıldığının tespit edilmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın tefecilik yapıp yapmadığı hususunda ayrıntılı ve gizli kolluk araştırması yaptırılması, vergi inceleme raporunda ve duruşmada beyanda bulunan tanıklar dışında POS cihazından işlem yaptıran kişiler ile alacaklı olduğu icra takip dosyalarının tespitiyle varsa takip borçlularının tanık sıfatıyla dinlenilmesi sonrasında, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/1331 Esas, 2022/2153 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.