Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... İnşaat Kum Ocağı İşletmeciliği Tic. San. AŞ aleyhine 28/06/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı maddi tazminat ve müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 04/05/2016 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 08/10/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Asıl ve birleşen davalar haksız eyleme dayalı maddi tazminat, müdahalenin önlenmesi ve kâl istemlerine ilişkindir. Mahkemece davaların husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davacı, davalı şirketin işletmeciliğini yaptığı taş ocağından çıkan tozlar ve moloz artıklarının dereye akması nedeniyle taşınmazlarının ve ürününün zarar gördüğünü beyan ederek maddi zararın giderilmesini, müdahalenin önlenmesini ve tesisin kâl’ini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının yürüttüğü faaliyetin bir sonucu olarak zarar meydana gelmiş ise de davalının işletme için gerekli izinlerinin bulunduğu, idarece belirlenen alana pasa döküldüğü, davalı tarafından gerekli tedbir ve önlemlerin alındığı, bu nedenle bir kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla hukuki sorumluluğunun da olmayacağı, işletmeye ruhsat verilmesi ve pasa döküm alanının belirlenmesine ilişkin olarak idarenin sorumluluğunun olduğu, davalının asıl ve birleşen davalarda pasif dava ehliyetinin bulunmadığı belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, asıl ve birleşen davalarda, davacının taleplerinin davalı tarafından işletilen taş ocağı nedeniyle oluşan zararların tazminine ve dolayısıyla haksız fiil sorumluluğuna dayandığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin faaliyetinin gerekli ruhsat ve izinlere uygun olması sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Haksız eylem faili olarak davalıya husumet düşer. Şu durumda, işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve davacı yararına takdir olunan 2.037,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.