İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/11552 E. Sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun (Suça sürüklenen çocuk) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/140 Esas, 2019/420 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 Yıl 10 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2020/752 Esas, 2020/3116 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmeyerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi,
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezanın eksik inceleme ile verildiğine,
2. Suça sürüklenen çocuk beraat etmesi gerektiğine,
3.Suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri ve yasal indirimlerin uygulanmadığına ve suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ...'ın 12/10/2018 tarihinde diğer katılan ...'ın iş veren vekili olarak yetkili olduğu şantiyede bekçi olarak görev yaptığı, sabah saat: 06.45 sıralarında şantiye alanında dolaşırken inşaatın etrafındaki tellerden birinin tel örgü barikatını aşarak şantiyeye girdiğini gördüğü, bulunduğu yere koşmaya başladığı, bu şahsın o sırada şantiyenin kapısını açarak içeriye plakasını göremediği ford transit marka model bir aracın içine girmesini sağladığı, araçtan 2-3 kişinin indiği, araç içeriye girdikten sonra katılanın tel örgülerden girip aracı içeri alan şahsın yanına gittiği, ne aradığını sorduğu, bu şahsın kendilerini teknik yapı elemanı olduğunu söylediği, katılan ...'nün onlara iş yerinde böyle bir firmanın olmadığını söyleyerek inşaatın telsizinden içerde hırsız var polisi arayın diye anons ettiği, yanındaki şahsın bu konuşmaları duyar duymaz şantiyenin içinde bulunan odun parçasını alarak katılan ...'a saldırdığı, kafasına vurmaya çalıştığı sırada katılanın engellemesi üzerine koluna vurduğu, araçtakilerden yüzünü göremediği bir şahsın da gelip bu kişiye yardım ettiği, bu arada katılanın ellerinden kurtularak tel örgü barikatını kapatmaya çalıştığı, arabadan inen şahısların inşaattaki bir kısım malzemeleri araçlarına yükledikleri ve kapıyı açarak hızla olay yerinden uzaklaşmaları şeklinde gerçekleştirilen eylemler ilk derece mahkemesince maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Katılan ... olayı 1 numaralı bentte anlatılan şekilde anlatmıştır.
3. Katılan ...'in suça sürüklenen çocuk kesin ve net olarak teşhis ettiği 08.03.2019 tarihli canlı teşhis tutanağı dosyada mevcuttur. Katılan ayrıca 08.05.2019 tarihli 1 inci celse duruşmasında yüzleştirildiği suça sürüklenen çocuğu net olarak teşhis etmiştir.
4. suça sürüklenen çocuk aşamalarda alınan beyanlarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından ileri sürülen sebepler yerinde görülmemiş ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Verilen Cezanın Eksik İnceleme İle Verildiğine ve Suça Sürüklenen Çocuğun Beraat Etmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Aralarında iftira atmayı gerektiren bir husumet bulunmayan katılanların beyanları, katılan ...'ın yağma eylemlerinin gerçekleştiren kişilerden biri olarak suça sürüklenen çocuğu net ve kesin olarak Teşhis etmiş olması ve olaya ilişkin diğer tutanaklar bilgi ve belgelerden, suça sürüklenen çocuğun nitelikli yağma suçunu işlediği anlaşılmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Takdiri ve Yasal İndirimlerin Uygulanmadığına ve Ssç Hakkında Hagb Kararı Verilmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde takdiri indirim nedenlerinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi gereğince uygulama yapıldığı, suça sürüklenen çocuk hakkında dosyaya yansıyan başka yasal indirim nedeninin bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin düzenlendiği ve aynı maddenin beşinci fıkrasında yer alan "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir..." şeklindeki yasal düzenleme karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 5 Yıl 10 AY hapis cezasının yasal unsurları oluşmadığından açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2020/752 Esas, 2020/3116 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.