Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verdiği, 30.01.2019 tarihli ve 2018/205 Esas, 2019/13 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza
Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/409 Esas, 2020/2085 Karar sayılı ilâmı ile "sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi ile cezasından indirim yapılmasına karar verildiği, bozmadan sonra tutanak ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı gözlemlenmediği halde mahkeme heyetince uygulama koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığından sanık hakkında TCK'nin 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek çelişki yaratılması" nedeniyle bozulmuştur.
2. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrüre ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, kazanılmış hakkın ihlal edildiğine ve tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.
Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle: ceza miktarına ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.
1. Sürekli alkollü gezdiğini ve ne yaptığını hatırlamadığını beyan eden sanığın suç tarihinde, daha önceden tanımadığı ve aralarında eskiye dayalı husumet bulunmayan katılanı cadde üzerinde gördüğü sırada, aniden katılana doğru yönelerek ele geçirilemeyen silahtan sayılan kesici bir alet ile boğazından, boynun sol tarafından ön kısımdan arkaya doğru 12-13 cm uzunluğunda kesi oluşturacak şekilde ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek biçimde yaraladığı, her ne kadar sanık, katılanı öldürmeye teşebbüs etmediğini, katılana saldırmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, tanık...'in alınan beyanında sanığı olay yerinde ileri geri gezerek gelip gittiğini gördüğünü beyan etmesi, katılanın, sanığı kollukta ve duruşmada net ve kesin şekilde teşhis etmesi, katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği ve hayati bölge niteliğindeki boynunda 12-13 cm uzunluğunda kesi yaralanmasının meydana gelmiş olması, katılanın yaralanması sonrası boynunda damarsal yapıların görüldüğünün adli rapordan belirlenmesi ile suçta kullanılan kesici aletin öldürmek için elverişli oluşu, kesi yarasının uzunluğu, niteliği, kesinin damarsal yapılara nüfuz etmesi dikkate alındığında, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiği kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, mağdurdan sanığa yönelen haksız söz yada eylemin olmadığı, cezanın doğru bir şekilde belirlendiği, kazanılmış hakkının ihlal edilmediği, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/233 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.