Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; " yetersiz inceleme sonucu verilen hükmün isabetsiz olduğu belirtilerek davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının dayanağı tescil ilamı ve krokisi ile dayanağı Hazinenin dayanağı tapu kaydına ait tevzi haritasının yeniden yapılacak keşifle yerine uygulanmak suretiyle kayıtların kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmesi, davalının dayandığı tapu kaydının tescil krokisinin kapsadığı bölümün davalı adına tesciline karar verilmesi, tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin olmaması ve kaydın sınırında okunan "dere" sınırının gayri sabit olduğunun anlaşılması halinde kaydın miktarı ile geçerli olacağının düşünülmesi, kayıtların çakışması halinde davalı tapusunun miktar fazlası olan ve Hazine tapusu kapsamında kalan bölüm yönünden tescil tarihi ve Hazine tapusunun oluşum tarihi arasındaki zilyetlik süresinin 20 yıla ulaşmamış olduğu göz önünde tutularak bu bölümün Hazine adına tesciline karar verilmesi; taşınmazın, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamları dışında kalan bölümü olduğunun saptanması halinde ise bu bölüm yönünden Kadastro Kanununun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına oluşup oluşmadığının araştırılması gereğine değinilmiştir" Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 03.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.