İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2016/222 Esas, 2019/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2019/2274 Esas, 2020/1425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; özetle eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suçun vasfına, teşebbüs nedeniyle ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, haksız tahrik ve takdiri indirime ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde katılan ...'un köy meydanında bulunan İ. Kıraathanesi adlı kahvehanenin ön kısmında oturmakta iken, sanık ...'nin kullandığı araç ile tek başına kahvehanenin önüne gelerek aracı park ettiği ve aracın açık olan camından ele geçirilemeyen ucu kısa pompalı tüfeğini çıkarıp katılana doğrulttuğu, bunun üzerine olay yerinde bulunan tanıkların kaçıştığı, katılanın ise yan tarafta bulunan bakkala doğru kaçmak istediği, ancak sanığın yaklaşık 5-6 metre mesafeden katılana doğru, hedef gözeterek iki el ateş ettiği ve katılanın her iki atış sonucu da isabet aldığı, sanığın katılana iki el ateş ettikten sonra üçünçü defa ateş etmek isterken tüfeğin ateş almadığı, sanığın tüfeğin ateş almaması üzerine olay yerinden aynı araç ile kaçtığı, katılanda ateşli silah ile meydana gelen yaralanmanın multiple ince barsak ve kolon perforasyonuna, hayati tehlike geçirmesine sağ ayağında metatars kemik kırığına ve sol ayak bileğinde bimalleoler kırığına neden olduğu sol alt ekstremitedeki greftlenme ve kısıtlılığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu, kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, yaralanmaya ilişkin kati rapor, olay yeri inceleme raporu, kamera kayıtları, yaralanmaya ilişkin kati rapor, nüfus ve adli sicil kayıt örneği, kolluk ve araştırma tutanakları ve yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 21.01.2019 tarihli raporuna göre katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı ve oluşan kırığın
hayati işlevlerini ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu, katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği dikkate alındığında teşebbüsün derecesi belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olduğu, olay yerini gösterir kamera kaydından da anlaşılacağı üzere sanığın katılana öldürmeye elverişli mesafeden ateş ettiği, suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişli oluşu, atış sayısı, hedef alınan vücut bölgesi ve yaralanmanın niteliği dikkate alındığında kastının öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ve davranış bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin uygulanma imkanının olmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2019/2274 Esas, 2020/1425 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.