Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı davalı ... 'nin kullandığı kredilere diğer davalıların müşterek borçlu ve kefil olduklarını, anılan borcun ödenmediğini ileri sürerek, 7.600.00 TL'nın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ayın karşılığı borcunu kapattığını savunduğu, davalıların, davacı kooperatifin çalışanı olan muhasebecinin yapmış olduğu eylemlerden ötürü sorumlu tutulamayacağı, davacı kooperatifin davalılardan 23.06.2004 tarihli 7.600,00 TL bedelli senetten ötürü alacağının bulunmadığı, davanın ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.