Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işlettiği otel inşaatının yapımı sırasında davalının sözlü anlaşma ile mermer granit montaj işlerini yüklendiğini, yapılan iş sonucu hakediş raporu düzenlenip bedellerinin ödendiğini, borcun tamamının ödenmesine rağmen davalı tarafından hakediş raporunda yazılan bedele göre kur farkından doğan alacak için Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/371 Esas sayılı dosyasında alacak davasının açıldığını ve halen derdest olduğunu, yapılan mermer-granitlerin gizli ayıplı olduğunu, Fethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/8 değişik iş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, bilirkişi raporu ile eserin kabul edilemez nitelikte olduğunun anlaşıldığını belirterek eser bedeli olarak yapılan ödemelerin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 3.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 105.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; imalatın ayıplı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin: 23/06/2015 tarihli ve 2013/670 Esas, 2015/371 Karar sayılı kararıyla; davanın 85.630,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2016/354 Esas, 2016/4145 Karar sayılı ve 06/10/2016 tarihli kararı ile davada kısmen kabul kararı verilmesinin hangi maddî ve hukukî sebeplere dayandırıldığının gerekçelendirilmediği, gerekçesi olmayan kararın temyiz incelemesi yapılamayacağı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar vermiştir.
3. Bozma ilamına uyan ilk derece mahkemesinin 26/10/2017 tarih, 2016/736 Esas, 2017/354 Karar sayılı kararı ile davanın 85.630,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
4. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2018/211 Esas, 2018/4075 Karar sayılı ve 25/10/2018 tarihli kararı ile konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile gerektiğinde taraflar arasında daha önce görülen Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/371 Esas 2014/382 Karar sayılı dosyasındaki bu dosyayı etkileyebilecek olgular dikkate alınarak taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafından yapılan imalatlarda ayıp bulunup bulunmadığının saptanması, varsa bu ayıpların niteliğinin açıklattırılıp sonucuna göre ayıp ihbarlarının ve tarafların kusur oranlarının incelenmesi, sonucuna göre karar verilmesinden ibaret iken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirkete ait otelin içerisine davalı şirket tarafından yapılan granit mermerlerin yapımında Fethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/8 Değişik İş numaralı dosyasında alınan inşaat bilirkişi raporuna göre doğrudan ayıptan bahsedilmese de davalı şirketin kusurundan bahsedilebileceğinin belirtildiği, bozma sonrası ayıbın olup olmadığına ilişkin daha yetkin bir heyet kurulması suretiyle dava konusu granit mermerlerin olduğu yerde keşif icra edildiği, 1 İnşaat Mühendisi, 2 Maden Mühendisi ve 1 ... Ve Sınai Mülkiyet Alanında uzman hukukçu bilirkişinin gerek 23/11/2020 tarihli raporları gerekse ek raporlarında granit mermerlerin yapımında herhangi gizli veya açık bir ayıptan bahsedilemeyeceğinin belirtildiği, bunun üzerine delil tespiti esnasında alınan rapor ile mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla tekrar farklı kişilerden oluşacak heyet huzurunda keşif icra edildiği, 2 maden mühendisi, 2 inşaat bilirkişisi ve 1 mali müşavir heyetinden oluşan bilirkişi kurulunun 21/01/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda da granit mermerlerin yapımında gizli veya açık bir ayıptan bahsedilmeyeceğinin belirtildiği, alınan her iki bilirkişi heyet raporunun da ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmaları sebebiyle hükme esas almaya değer oldukları, davacıya ait otelde davalının yaptığı eserde herhangi bir ayıp tespit edilemediği için davacının ispat külfetini yerine getiremediği anlaşılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; karar celsesinde gönderdikleri mazerete ilişkin mahkemece bir karar verilmediği, sözlü yargılamaya geçilmesi için ayrı bir gün tayin edilmediği ve raporlara karşı itirazlarına ilişkin bir karar verilmeden hüküm kurulduğunu belirterek usule ilişkin itirazlarının bulunduğunu, mahkeme kararının gerekçesinin denetime elverişli olmadığını, dosya kapsamında daha önce alınan tespit raporu ve bilirkişi raporlarında zarar hesabı yapılmasına karşın yerel mahkemece bu raporların görmezden gelindiğini, imalatın yapıldığı tarihten 8-9 sene sonraki keşif neticesinde düzenlenen raporların mahkemece hükme esas alındığını, bu raporlara olan itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, imalatın yapıldığı tarihe en yakın raporların değil de aradan uzun zaman geçtikten sonra düzenlenen rapora itibar edilmesinin hangi nedene dayandığının açıklanmadığını, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, ayıplı ifa sonucu ayıp nedeniyle uğranılan zararların tahsili istemine ilişkindir.
Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 436,437. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355-371 . maddeleri
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Taraflar arasında 22.02.2011 tarihli, davacıya ait otel inşaatının mermer işlerinin sözleşme eki çizelgede belirlenen fiyat ve metrajlarla yapılması konulu sözleşme imzalanmıştır.
2.1 Davacı vekilinin, dava dilekçesinde ayıp olarak ileri sürdüğü mermer plakalarda damar belirmesi, damar ile mermer plakadaki renk farklılığı,plakalar arasında renk ve renk tonu farklılığı, plakalar arasındaki derzlerde açılma, granit plakalarda renk farklılıkları olduğu hususlarında ikinci bozma ilamı sonrası alınan raporlar ile bozma öncesi alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği ve hükme esas alınan, denetlenebilir 21.01.2022 tarihli raporda ayıp olarak ileri sürülen hususların taşların doğal yapısının sonucu ve bir kısım kullanım, temizlik hatasına bağlı olduğu belirtilmiş, bu hali ile yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamıştır.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25/03/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.