Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

09/07/2005 tarihinde gece saat 02: 15 sıralarında sanığın hırsızlık amacıyla mağdur ...'nun evinin bahçesine girdiği, bu sırada ikametten ayrı bölüm olan banyonun üstündeki damda uyuyan tanık ...’nun sesler duyması üzerine uyanarak sanık ile göz göze geldiği, akabinde sanığın, elindeki bıçağı tanığa doğrultarak "sus, sana birşeyler söyleyeceğim" dediği, tanık ...’nun bağırması üzerine de sanığın olay yerinden bir şey istemeden ve almadan kaçtığının ve olaydan yaklaşık 30 dakika sonra olay yerine 500 metre uzaklıktaki parkta yakalandığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin hırsızlık, tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturduğu ve 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143,35/2, 106/2.a, 116/4. maddeleri ile hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden suçun niteliğinin belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 31.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.