İstinaf başvurusunun esastan reddi
Sanığın 06.11.2019 tarihli temyiz dilekçesinin, 24.10.2019 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin "f" fıkrasına göre, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan düzenleme uyarınca, 7188 sayılı Kanun'un yayımlandığı tarihten itibaren 15 günlük başvuru süresi içerisinde verildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nce verilen 27.09.2022 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin özetle; polis memurlarının şikâyetlerinden vazgeçtiklerine ve açıkça sanığın kendilerine yönelik hakaret sözü söylediğine dair beyanlarının bulunmadığına, mağdur polis memurlarının beyanlarında geçen sözlerin hakaret içermediğine ve bizzat polis memurlarına yönelik bulunmadığına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, hakkındaki şikâyet üzerine olay yerine intikal eden polis memuru mağdurlara yönelik hakaret sözleri söylediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında yapılan yargılama sonunda; Yerel Mahkemece sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, yeterli gerekçeyi taşıdığı kabul edilerek sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Olay tutanağı, mağdur polis memurlarının beyanları, tanık T.Y.'nin soruşturma aşamasında sanığın eylemini doğrular nitelikteki beyanı, kovuşturma aşamasındaki çelişkili anlatımının ise sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olarak kabul edilmesi karşısında, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabul ve gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kemer 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.