Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mağdur ...'ın, babası katılan ... tarafından iki adet kredi kartı borcunun ödenmesi için 1.300 TL para ile ... Şubesine gönderildiği, mağdurun banka içerisinde sıra numarası aldığı sırada sanığın mağdurun yanına gelerek "seni baban mı gönderdi, baban ne iş yapıyor, adı neydi" gibi sorular sorduğu, mağdurun da cevap verdiği, daha sonra şüphelinin cep telefonu ile bir görüşme yaptığı ve akabinde mağdura "baban seni eski ziraat bankasının yanında bekliyor. Bana bir evrak gönderecek, onu al getir" dediği, mağdurun sanığın dediğini yapmak için bankadan ayrıldığı sırada sanığın mağduru çağırarak isminin ...olduğunu,...'ta müdür olarak çalıştığını söyleyip "sen evraklarını bana ver, sen diğer evrakı getirene kadar ben bankada işini halledeyim" dediği, bunun üzerine mağdurun 1.300 TL para ve iki adet birisi ...'a, birisi Vakıfbank'a ait kredi kartlarını sanığa verdiği ve sanığın yanından ayrıldığı, birkaç dakika sonra geri döndüğünde sanığı bulamadığını ve bu şekilde mağdurun dolandırıldığının iddia edildiği olayda; isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 31/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.