Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında sanığın iş yerinin önünde açık alanda on beş kental ağırlığında orman emvali ele geçirildiğinin belirtilmesi, sanığın savunmasında odunları satın aldığını beyan etmesi karşısında, kaçak olarak emvâl bulundurmak şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle, sanığın 6831 sayılı Kanun'un 108/1. maddesi uyarınca işlediği suçun sübuta erdiği ve 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun önödemeyi düzenleyen 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu, 6831 sayılı Kanun'un 108/1. maddesine aykırılık suçunun önödeme kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla; sanık hakkında önödeme prosedürü uygulanarak, sonucuna göre hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.