Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/89 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; suça konu nüfus cüzdanının aldatma kabiliyeti bulunmadığından atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın temyiz isteği özetle; suça konu kimlikle herhangi bir suç işlemediğine, kimlik sahibini zarara uğratmadığına ilişkindir.
Başka bir suç nedeniyle yürütülen araştırma kapsamında yakalanan sanığın F.T.'nin kimlik bilgilerini ihtiva eden sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; savunma, nüfus cüzdanının tamamen sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair emniyet kriminal uzmanlık raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
A. Tebliğname Yönünden
Emniyet Kriminal uzmanlık raporu, Mahkeme gözlemi ve dosyada aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde, sahteciliğin aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirlenmiş olması karşısında, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyizi Yönünden
1. İddia, savunma, olay tutanağı, uzmanlık raporu, belge aslı üzerinde yapılan gözlem ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemin sübutuna yönelik kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/89 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.