Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ..., ... ve ... terekesi temsilcisi ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Kadastro sonucu, Gümüşhane ili Torul ilçesi Herek köyü çalışma alanında bulunan Söğütözü mevkii 101 ada 1 parsel ... 9.443.155,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla, 26.08.2008 tarihinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacılar ..., ... ve ... dava dilekçelerinde; Gümüşhane ili Torul ilçesi Herek köyü Söğütözü mevkii 101 ada 1 parsel ... taşınmazın orman vasfıyla tescilinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın 153 ada 88 ve 89 parselle çevrili kısmının kendilerine ait olduğunu ileri sürerek, bu kısma ilişkin tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini talep etmişlerdir.

1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle zamanaşımı yönünden değerlendirilmesi gerektiğini, ormanların zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşif sonrası alınan orman bilirkişi raporunda, hava fotoğrafları ve memleket haritalarında orman sayılmayan yerlerden olduğu, dolayısıyla zilyetlikle iktisabının mümkün olduğunun belirtildiği, mahalli bilirkişilerce de dava konusu taşınmazın uzun süre tarım yapılarak kullanıldığının doğrulandığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve Gümüşhane ili Torul ilçesi Herek Köyü 101 ada 1 parsel ... taşınmazın tapu kaydının iptali ile 12.07.2019 havale tarihli fen bilirkişisi Dursunali Güler'in raporunda ve ekindeki krokisinde "A" harfi ile gösterilen kısmın aynı ada yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tesciline, geriye kalan kısmın davalı Hazine üzerinde bırakılmasına; "B" harfi ile gösterilen kısmın aynı ada yeni parsel numarası verilmek suretiyle Torul Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/180 Esas 2019/195 Karar ... ilamındaki muris ...'in veraset ilamındaki mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, geriye kalan kısmın davalı Hazine üzerinde bırakılmasına; "C" harfi ile gösterilen kısmın aynı ada yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tesciline, geriye kalan kısmın davalı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

1. Davalı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde; yetersiz bilirkişi raporuna istinaden karar verildiğini, taşınmazın orman bütünlüğü içinde olduğunu, mahalli bilirkişilerce davacıların kullanımında olduğu belirtilse de ormanın kazanılamayacağını belirterek, bu sebeplerle ve resen dikkate alınacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasına yakın dava açılmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, zilyetlik koşullarının oluşmadığını, dava konusu kısımların ormanla bütün olduğunu, mahalli bilirkişi beyanlarının tarafsız olmadığını, aleyhlerine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her nasılsa aynı çalışma alanı içerisindeki orman vasfı taşımayan arazilerin askı ilanları 24.07.2008 - 25.08.2008 tarihleri arasında yapılmış ise de davaya konu 101 ada 1 ... orman parseli ile diğer orman parsellerinin askı ilanlarının yasa gereği normal arazilerin kadastrosundan önce 11.12.2007 - 10.01.2008 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin 11.01.2008 tarihi itibariyle kesinleştiği, her ne kadar tapu kaydında bila tarihli kadastro komisyon kararına istinaden kesinleşme tarihi olarak 26.08.2008 tarihi yazılmış ise de sözkonusu komisyon kararının dava konusu 101 ada 1 parsele yapılan itiraz üzerine değil bu parselin kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra dava dışı diğer bir kısım parsellere yönelik itirazlar üzerine ve yine bu parseller hakkında alındığı, 101 ada 1 parsel ... taşınmazla ilgili alınmış bir komisyon kararı bulunmadığı, ilk ilanın usulünce yapılması ile tüm hukuki sonuçlarını doğurduğu, aynı parselle ilgili yapılan ikinci ilanın ise tüm sonuçlarıyla birlikte hükümsüz olduğu, dolayısıyla on yıllık hak düşürücü sürenin ilk ilan tarihleri itibariyle hesaplanması gerektiği, buna göre hesaplama yapıldığında ise on yıllık hak düşürücü sürenin 11.01.2018 tarihi itibariyle dolduğu, eldeki davanın ise 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 12/3 üncü maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 13.08.2018 tarihinde açıldığı, 3402 ... Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde yazılı hak düşürücü sürenin özel dava şartı niteliğinde olduğu ve yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile Torul Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.01.2020 tarih ve 2018/148 Esas, 2020/26 Karar ... kararının kaldırılmasına, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 ... Kanun) 353/1-b(2) maddesi gereğince kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; davanın 3402 ... Kanun'un 12/3 üncü maddesi gereğince hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar ..., ... ve ... terekesi temsilcisi ... tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar temyiz dilekçelerinde; 101 ada 1 parselin kadastro tespitinin 26.08.2008 tarihinde yapıldığını, 10 yıllık sürenin geçmediğini davanın 13.08.2018 tarihinde açıldığını ve 13 gün daha süre olduğunu belirterek, bu sebeplerle ve resen dikkate alınacak nedenlerle bölge adliye mahkemesi kararının bozularak ilk derece mahkemesi kararının onanmasını talep etmişlerdir.

Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

6100 ... Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun' un 12/3 üncü maddesi,

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına, dava konusu 101 ada 1 ... orman parselinin kadastro tutanağının 11.01.2008 tarihinde kesinleşmiş olduğunun ve her ne kadar kadastro komisyon kararına istinaden taşınmazın tapu kaydına kesinleşme tarihi olarak 26.08.2008 tarihi yazılmış ise de komisyon kararının içeriğinden, Tasarruf Kontrol Memurunca, dava dışı bir kısım parsellerin 101 ada 1 parsel içinde olduğu düşüncesiyle bu parseller yönünden tahdit ve tespitlerin yapıldığı belirtilerek, bu parsellere yönelik olarak tahdit ve tespitlerin iptali isteminde bulunulduğunun ve kadastro komisyonu kararıyla dava dışı bu parsellerin tahdit ve tespitlerinin iptaline karar verildiği halde söz konusu komisyon kararı sonucu dava konusu 101 ada 1 parselin yüz ölçümünde bir değişme olmadığının ve buna göre komisyon kararının başlığında 101 ada 1 parsel ... taşınmazın sehven yazıldığının anlaşılmış olmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacılar ..., ... ve ... terekesi temsilcisi ...'in temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

54,40'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20' şer TL' nin temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.