DAVALILAR:
1- ...
2- ... vekili Avukat ...
DAHİLİ DAVALILAR:
1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeni hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'ndan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine ...7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9839 sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı ...ili,... Köyü, (eski 488) yenileme sonrası 127 ada, 11 parselde kayıtlı gayrımenkulünü diğer davalılara devrettiğinin tespit edildiğini, beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ve davalı ... davanın reddini savunmuştur.

1. İlk Derece Mahkemesinin 2015/153 E- 2016/398 K, 24/11/2016 tarihli kararında son malik olan dosya davalısı ...'ın taşınmazın borçludan alındığını ifade ederken aradaki mülkiyet hakkı sahibi gözüken kişilerden söz etmemesinin satışların, borçlunun alacaklarından mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ve bunun tüm alıcılar tarafından bilindiğinin başka bir ifadesi olduğunu, borçlunun içinde bulunduğu ekonomik durumu bilerek veya bilebilecek durumda oldukları anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

2. Kararın davalı ... İmamıoğlu ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede dosyadaki haciz tutanaklarının geçerli bir aciz belgesi niteliğinde bulunmadığı, ayrıca borçlu ile davalı son malik ...'a kadar taşınmazda malik olan tüm kişilerin davaya dahil edilmesi gerektiği açıklanarak mahkeme kararı kaldırılmış dosyanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesince borçlu satıcı ile son malik arasında bulunan tüm alıcılar davaya dahil edilmiştir.

Mahkemenin 19.07.2018 tarihli ve 2017/160 Esas ve 2018/342 Karar sayılı kararıyla; satış bedelinin düşük olması tek başına tasarruf işleminin iptale tabi olmasına yeterli olmadığı, alıcının borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklılara zarar verme kastını bilmesi veya bilmesi gerektiğinin kanıtlanmasının gerektiği, davalıların bu durumu bildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçlunun acz içerisinde olduğunu, tüm davalıların da davalı borçlunun durumunu bilen kişiler olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde;
Davalı 3. kişi ...'ın dava konusu gayrımenkulü alacağına karşılık satın aldığını beyan etmesine, taşınmazın kısa aralıklarla ve düşük bedellerle ve haciz yükü ile birden fazla el değiştirmesi, satış işleminin dahi malik adına davalı borçlu tarafından vekaleten yapılması, rayiç bedel ile tapudaki satış bedelleri arasında bir mislinden dahi fazla fark bulunması, bedelin ödendiğinin ispatlanamaması, hatta en son satış işleminin davalı Nezaket Yılmaz'a vekaleten borçlu ... tarafından yapılmış olması, borçlu ile en son alıcı olan davalı ...'ın aynı yer nüfusuna kayıtlı olması nedeni ile birbirlerini tanımalarının da 4. kişi konumundaki dahili davalılar ..., ..., ..., Nezaket Yılmaz ve davalı ...'ın kötüniyetli olduklarının kanıtı olmasına göre yapılan tasarrufun İİK'nın 279/I-2,278/2-2 ve 280/1 inci maddeleri gereğince iptaline karar verilmesi gerektiği halde İlk Derece Mahkemesince açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.

Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebi kabul edilerek HMK'nın 353/1-b/2 nci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek davanın kabulü yönünde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1- Davalı asıl ... temyiz dilekçesinde; davaya dahil edilen ... ile aynı kişi olmadığını, isim karışıklığı olduğunu, söz konusu köyde aynı isimde birden fazla kişi olduğunu, karışıklık olmuş olabileceğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu gayrımenkulün bedeli ödenerek satın alındığını, mal kaçırma gayesi olmadığını, gayrımenkul kaydında yer alan haciz bedellerinin de ödendiğini, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.

1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- İİK.nun 282 nci maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır.

Mahkemece, davacının talebine istinaden dava konusu gayrımenkulü satın alanların davaya dahil edilmesine karar verilmiştir. Dahili davalı ... da davaya dahil edilmiştir.

Dosya içerisinde yer alan tapu resmi senetleri incelendiğinde dava konusu gayrımenkulü satın alanın Yusuf oğlu ... olduğu, oysa davaya Salih oğlu ...'nın dahil edildiği, tebligatların da Salih oğlu ...'ya yapıldığı, hükmün de Salih oğlu ... aleyhine kurulduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece tapuda bahsi geçen Yusuf oğlu ...'nın kim olduğu tespit edilerek ve davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre de davalı ... vekilinin temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde yer alan sebeplerle ...'nın temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen BOZULMASINA, (2) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... ve dahili davalı ...'ya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2024 tarihinde oybirlliği ile karar verildi.