Mahkûmiyet

Sanık hüküm tarihinde Isparta E Tipi Kapalı Cezaevinde bulunduğu halde yokluğunda verilen kararın 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliğ edildiği, bu nedenle tebligatın ve kesinleştirme işleminin usulsüz olduğu, eski hale getirme talebinin kabulü ile sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilmekle, sanık hakkında zincirleme şekilde sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2014 tarihli iddianamesi ile; başkasına ait banka hesapları ile ilişkilendirilerek sahte kredi kartı üretme ve zincirleme şekilde sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından cezalandırılması istemi ile Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış, Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29.05.2014 tarihli yetkisizlik kararı ile dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

B. İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli kararı ile sanığın, zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 2.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık ...'in temyiz isteği; herhangi bir nedene dayanmamaktadır.

1. Dava konusu olay; sanığın, mağdur bankanın ATM cihazına yerleştirdiği kopyalama cihazı ile mağdur ...'un kartını kopyaladığı ve kopyaladığı bu kart ile ATM'den birden fazla kez nakit çekim yaptığı iddiasına ilişkindir.

2. Mağdur ...'un 6390...6593 numaralı banka kartı 04.08.2013 tarihinde Yapı Kredi Bankasının ATM'sinde kopyalanmış olup 15.11.2013 ve 16.11.2013 tarihlerinde kopyalanan kart ile farklı ATM'lerden birden fazla kez nakit çekim işlemi yapılmıştır.

3. Yapı Kredi Bankası tarafından sunulan kartın kopyalama anına ait ATM kamera görüntülerinin incelenmesine ilişkin kolluk tutanağında görüntüdeki kişinin sanık olduğu belirtilmiştir.

4. Sanık, atılı suçu işlemediğini ve kendisine benzeyen bir kişinin bu suçu işlemiş olabileceğini savunmuştur.

Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başkasına ait banka hesapları ile ilişkilendirilerek sahte kredi kartı üretme suçundan dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı görülmekle, zamanaşımı süresi içerisinde bu suçtan hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

A. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, mağdur bankanın ATM cihazına yerleştirdiği kopyalama cihazı ile mağdur ...'un kartını kopyaladığı ve kopyaladığı bu kart ile ATM'lerden birden fazla kez nakit çekim yaptığı iddia olunan somut olayda;
Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, başkasına ait kimlik bilgileriyle sahte bir banka veya kredi kartı üretilmesi ve bu kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde suçtan zarar görenin ilgili banka olduğu, kartları gerçeğe aykırı olarak üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartın değişik zamanlarda sahte olarak üretilmesi veya oluşturulması durumunda aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin, sahte olarak oluşturulan kartların para çekme veya alışveriş harcamalarında kullanılması halinde ise, banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği cihetle;

Dava dosyası ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan incelemede; mağdur banka olan Yapı ve Kredi Bankasına yönelik başkasına ait banka hesapları ile ilişkilendirilerek sahte kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediği iddiası ile sanık hakkındaki; Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/60 Esas, 2016/376 Karar sayılı dosyasında suç tarihlerinin 04.08.2013 ve 16.11.2013,iddianame tarihinin ise 08.01.2015 olduğu; Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/318 Esas, 2015/677 Karar sayılı dosyasında suç tarihlerinin başkasına ait banka hesapları ile ilişkilendirilerek sahte kredi kartı üretme suçu yönünden 29.07.2013,04.08.2013,12.08.2013; sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suç yönünden ise 13.10.2013,21.10.2013,22.10.2013,15.11.2013,16.11.2013 olduğu, iddianame tarihinin ise 19.06.2014 olduğu; İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/350 Esas,2023/473 Karar sayılı dosyasında suç tarihlerinin 26.07.2013,03.08.2013,01.12.2013,21.12.2013,22.12.2013, iddianame tarihinin ise 03.07.2014 olduğu; Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/526 Esas sayılı dosyasında suç tarihlerinin 12.08.2013 ve 02.10.2013, iddianame tarihinin ise 12.05.2014 olduğu; İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/639 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 12.08.2013, iddianame tarihinin ise 10.11.2015 olduğu, ayrıca adli sicil kaydı incelendiğinde; Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/313 Esas, 2018/56 Karar sayılı ilamı ile 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosyasında suç tarihlerinin 04.08.2013,16.11.2013 olduğu; yine mağdur banka olan Yapı ve Kredi Bankasına yönelik başkasına ait banka hesapları ile ilişkilendirilerek sahte kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarını işlemesi nedeni ile İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/128 Esas, 2015/106 Karar sayılı ilamı ile sırasıyla 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ve 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosyasında suç tarihlerinin 04.08.2013 olduğu; temyiz incelemesine konu dosyamızda suç tarihlerinin 04.08.2013,15.11.2013 ve 16.11.2013, iddianame tarihinin ise 16.05.2014 olduğu anlaşılmakla; mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından sanık hakkındaki söz konusu dava dosyaları ve varsa başkaca dava dosyaları araştırılarak derdest olması halinde mümkün olduğunda davanın incelemeye konu dava dosyasıyla birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdur bankaya karşı olan eylemleri arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra ayrı suç mu oluşturduğu yoksa zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tespiti, hukuki ve fiili kesinti olmadığının tespiti halinde üretilen kredi kartı sayısı ve sanığın kastı ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca tayin edilecek temel hapis ve adli para cezalarının üst sınırdan ya da üst sınıra yakın bir oranda belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca en yüksek oranda arttırım yapılması suretiyle cezaların belirlenmesi, birleştirmenin mümkün olmadığı taktirde dosyaların getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örnekleri dosyaya konularak ve kesinleşen dava dosyası olması, hukuki ve fiili kesintinin olmaması halinde yukarıda belirtilen şekilde 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ve 43 üncü maddesi uyarınca belirlenecek sonuç cezalar ile kesinleşen hüküm veya hükümlerdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı olduğundan sanığın temyiz itirazı yerinde görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 04.02.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının,Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.