HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2017 tarihli ve 2017/65 Esas, 2017/239 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 11.10.2016 ve 13.11.2016 tarihli eylemleri nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereği neticeten 3 yıl 41 ay hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında 13.11.2016 tarihli eylemi nedeniyle 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereği neticeten 3 yıl 35 ay 7 gün hapis ve 9.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında 13.11.2016 tarihli eylemi nedeniyle 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereği neticeten 3 yıl 35 ay 7 gün hapis ve 9.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği zoralımına, suçta kullanılan nakil aracının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği zoralımına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 09.03.2018 tarihli ve 2017/1718 Esas, 2018/731 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve malen sorumlu ...'ün istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, dosyada müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmaması nedeniyle verilen hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz talebi, müvekkilinin olay yerinde olmadığına, yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine ilişkin hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ...'ın temyiz talebi, kaçak sigaralardan haberinin olmadığına, polislerin arama yapmaları üzerine öğrendiğine ve dosyada üzerine atılı suçu işlediğine dair herhangi bir delil bulunmaması nedeniyle hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tutanaklarına göre, 11.10.2016 tarihinde sanık ...'ün işlettiği tütüncü dükkanında kaçak sigara satışı yapıldığına dair istihbari bilgi üzerine, İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3366 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada toplamda 34 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda sanık ... hakkında kamu davası açıldığı; 13.11.2016 tarihinde sanık ...'ün sevk ve idaresindeki 34 HH 5223 plakalı araçtan sanık ...'ın ikametine poşetler indirildiğinin
görülmesi üzerine İzmir 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3506 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada, siyah renkli poşetler içerisinde toplam 1.900 karton kaçak sigara ele geçirildiği ve bu esnada sanık ...'ün olay mahalline gelerek kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu beyan etmesi üzerine sanıklar ..., ... ve ... hakkında kamu davası açılmıştır. Açılan kamu davalarının birleştirilmesine karar verilmiştir.
2.Sanık ...'ün aşamalardaki savunmasında özetle, 11.10.2016 tarihinde ... isimli şahsın yanında işçi olarak çalıştığını ve sigara sattığını, ancak bu sigaraların...'a ait olduğunu ve onun talimatına binaen satış yaptığını; 13.11.2016 tarihinde ele geçen kaçak sigaraların ise kendisine ait olduğunu, suçta kullanılan nakil aracının annesinin üzerine kayıtlı olduğunu ve kaçak sigaralardan diğer sanıklar ... ve ...'ün haberinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Sanık ...'ün aşamalardaki savunmasında özetle, 13.11.2016 tarihinde Buca'ya nakliye işi için annesine ait olan aracı aldığını, yolda giderken kardeşi olan sanık ...'ün kendisini arayarak aracın içinde eşyalar olduğunu ve eşyaları sanık ...'a bırakmasını söylediğini, ancak araçta bulunan poşetlerin içerisinde ne olduğunu bilmediğini ve sanık ...'in de söylemediğini, sanık ...'un evinin önüne geldiğinde polislerin müdahale ettiğini ve poşetlerin açılması üzerine kaçak sigaraları öğrendiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
4.Sanık ...'ın aşamalardaki savunmasında özetle, sanık ...'ün kendisini arayarak eşya bırakmak istediğini, ancak eşyanın ne olduğunu sormadığını ve sanık ...'in de söylemediğini, bunun üzerine sanık ...'ün araçla geldiğini, kendisinin de evin önünde olduğunu ve polislerin müdahale ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
5.Malen sorumlu ...'ün beyanından özetle, üzerine kayıtlı olan aracı çocuklarının kullandığını, kendisinin ehliyetinin olmadığını ve aracın kaçakçılıkta kullanılacağından haberdar olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
6.Tanık Savaş Selvi'nin savunmasından özetle, olay günü sanık ...'ün araçtan 2 adet siyah poşeti sanık ...'ın bahçesine bıraktığını görmeleri üzerine olaya müdahale ederek 1.900 karton kaçak sigara ele geçirildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
7.Dava konusu olaylara ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dosya arasında mevcuttur.
8.13.11.2016 tarihinde ele geçen 1.900 karton kaçak sigaraya yönelik gümrüklenmiş değerin fahiş kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamasına uygun olduğu anlaşılmıştır.
9.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sanıkların toplu kaçakçılık suçundan mahkûmiyetlerine, kaçak sigaraların ve suçta kullanılan nakil vasıtasının zoralımına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
'' ... 1-Sanıklar ... ve ...'ın istinaf istinaf başvurularının incelenmesinde;
a) 5607 sayılı Kanunun 4/2 maddesinin aynı Kanunun 3/22 maddesinden önce uygulanması gerekirken
sonra uygulanması; sonuç ceza değişmediğinden sonuca etkili görülmemiştir.
b) Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanunun 3/5, 3/10, 3/22 ve 4/2 maddelerinin uygulanması suretiyle hesaplanan 4 yıl 37 ay 15 gün hapis cezasından TCK'nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında sonuç cezanın 4 yıl 23 ay 7 gün hapis yerine 3 yıl 35 ay 7 gün hapis olarak ifade edilmesi;
c) Suça konu kaçak sigaranın sayısı ve gümrüklenmiş değeri dikkate alındığında sanıklar hakkında TCK'nun 3 ve 61. maddeleri gözetilerek adli para cezası yönünden asgari hadden daha fazla uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza tayin edilmesi; aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülmesi sebebi olarak kabul edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre eleştiri dışında verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıkların istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık ...'ün istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede;
a) 5607 sayılı Kanunun 4/2 maddesinin aynı Kanunun 3/22 maddesinden önce uygulanması gerekirken sonra uygulanması; sonuç ceza değişmediğinden sonuca etkili görülmemiştir.
b) Suça konu kaçak sigaranın sayısı ve gümrüklenmiş değeri dikkate alındığında sanık hakkında TCK'nun 3 ve 61. maddeleri gözetilerek adli para cezası yönünden asgari hadden daha fazla uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza tayin edilmesi;
c) TCK'nın 43. maddesi ile yapılacak arttırımın, 5607 sayılı Kanunun 3/5, 3/10, 4/2 ve 3/22. maddelerinin uygulanması sonucu elde edilecek sonuç ceza üzerinden hesaplanması gerekirken 5607 sayılı Kanunun 3/5 ve 3/10. maddelerinin uygulanması suretiyle bulunan 2 yıl 14 ay hapis ve 240 gün karşılığı adli para cezası üzerinden hesaplanması ve bu hesaplama yapılırken de hapis cezasının 9 ay 15 gün yerine 7 ay 15 gün arttırılarak eksik ceza tayin edilmesi;
d)5607 sayılı Kanunun 3/5, 3/10, 3/22 ve 4/2 maddeleri gereğince hesaplanan 4 yıl 45 ay hapis cezasından TCK'nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken sanığın 4 yıl 29 ay 15 gün yerine 3 yıl 41 ay olarak hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi; aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yerinden görülmesi nedeni olarak kabul edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre eleştiri dışında verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSU NUN ESASTAN REDDİNE,
3- Malen sorumlu ...'ün istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede;
Aracın ruhsat sahibi olan ve malen sorumlu sıfatıyla dava katılan ...'ün sürücü belgesinin olmadığı, suçta kullanılan 34 HH 5223 plakalı aracın sürekli olarak oğulları olan sanıklar ... ve ... tarafından kullanıldığı, araçta ele geçirilen sigaranın miktar ve hacim bakımından aracın taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, ele geçen sigaranın değeri dikkate alındığında aracın müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı anlaşıldığından, malen sorumlunun İSTİNAF BAŞVURUSU NUN ESASTAN REDDİNE ... '' karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın adli sicilinde tekerrüre esas olabilecek ilam olduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
11.10.2016 tarihinde sanık ...'ün işlettiği tütüncü dükkanında toplamda 34 karton kaçak sigara; 13.11.2016 tarihinde sanık ...'ün sevk ve idaresindeki 34 HH 5223 plakalı araçtan sanık ...'ın ikametine poşetler indirildiğinin görülmesi üzerine yapılan aramada sanık ...'ün kendisine ait olduğunu beyan ettiği toplam 1.900 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanıklar ..., ... ve ...'ün üzerlerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
3.Sanık ... açısından; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11.10.2016- 13.11.2016, iddianame düzenleme tarihlerinin 23.11.2016-03.01.2017 olduğu,
Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve 2020/3072 Esas, 2021/2212 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 03.08.2016, iddianame düzenleme tarihinin ise 02.05.2017 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasından sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5.Sanıklar ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle hesaplanan 4 yıl 37 ay 15 gün hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında sonuç cezanın 4 yıl 23 ay 7 gün hapis cezası yerine 3 yıl 35 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi,
6.Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile yapılacak arttırımın, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve 4 üncü maddesinin ikinci fıkraları ile yirmiikinci fıkrasının uygulanması sonucu elde edilecek sonuç ceza üzerinden hesaplanması gerekirken 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkralarının uygulanması suretiyle bulunan 2 yıl 14 ay hapis ve 240 gün karşılığı adli para cezası üzerinden hesaplanması ve bu hesaplama yapılırken de hapis cezasının 9 ay 15 gün yerine 7 ay 15 gün arttırılarak eksik ceza tayin edilmesi,
7.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince hesaplanan 4 yıl 45 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken sanığın 4 yıl 29 ay 15 gün yerine 3 yıl 41 ay olarak hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
8.Suç konusu kaçak sigaralar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
9.Suçta kullanılan nakil vasıtası hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsadere kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
10.Sanık ... hakkında hem adli para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
11.Sanık ...'ün tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının sayılı 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması
yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 09.03.2018 tarihli ve 2017/1718 Esas, 2018/731 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanıkların cezada kazanılmış haklarının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin son fıkrası uyarınca saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.