Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, suçtan zarar gören kurum vekilinin katılma talebinde bulunduğu ancak Yerel Mahkemesince suçtan zarar gören kurumun katılma talebi hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan, CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen orman idaresinin CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Orman alanında tutanak tarihinden bir gün önce kesilmiş ladin ağaçlarına ait odunları taşırken yakalanan sanığın, Damlı köyü muhtarlığı ve orman idaresi tarafından odunların alınabileceğine dair ilan yapıldığını ve orman idaresine ödeme yaparak yakacak ihtiyacı için izin aldığını savunması karşısında, muhtarlık ve orman idaresi tarafından ormandan odun teminine ilişkin ilan yapılıp yapılmadığı, sanığa orman idaresi tarafından zati yakacak ihtiyacı için odun toplama izni verilip verilmediği ve izin verilmiş veya ilan yapılmış ise suça konu el konulan emvallerin zati yakacak ihtiyacı için izin verilen emvallerden olup olmadığı hususlarında araştırma yapılarak, sanığa yakacak izni verilmediği veya muhtarlık tarafından ilan yapılmadığının tespiti halinde 6831 sayılı Kanun'un 108/1. suçu oluşturacağı ve 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile TCK'nin 75. maddesinde yapılan değişiklik ve ekleme sonucu 6831 sayılı Kanun'un 108/1. maddesinde öngörülen suçun önödeme kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, sanık hakkında ön ödeme prosedürü uygulanarak, sonucuna göre hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.