SUÇLAR: Parada sahtecilik, hırsızlık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanıklar hakkında, Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2015 tarihli iddianamesiyle, parada sahtecilik ve sanık ... hakkında ayrıca hırsızlık suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.Kars Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2016 tarihli kararıyla, sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat; sanık ... hakkında hırsızlık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
A.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıkların üzerlerine atılı parada sahtecilik suçunu işlediklerinden cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
B.Sanık ...'nın temyiz isteği; somut bir sebebe dayanmamaktadır.
Dava konusu olay, sanıklar ile temyiz dışı sanık ...'nın Erzurum ilinden Doğubeyazıt ilçesine gitmek üzere yola çıktıkları, sanık ...'nın mağdur ...'a ait marketten sahte para ile alışveriş yaptığı, mağdurun durumu kolluğa ihbar etmesi üzerine sanıkların bulundukları araç durdurulduğunda, araçta yapılan aramada 17 adet daha her biri 50,00 TL değerinde sahte paranın ele geçirildiği, sanıkların yakalanmadan önce ise sanık ...'nın mağdur ...'ün çalıştığı manava muz almak için girdiği, sanığın cüzdanından miktarı belli olmayan çıkarttığı kağıt parayı elinde tutarak mağdur ...'ün elini doğru uzattığı ancak parayı vermeyerek yeniden cüzdanından para çıkarır gibi yaparak mağduru oyaladığı, bu sırada mağdurun parayı aldığını zannederek sanığa para üstü verdiği böylece üzerlerine atılı suçları işledikleri iddiasına ilişkindir.
A. Sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden;
Dosya kapsamında yer alan, 02.11.2015 tarihli teşhis tutanağı, ihbar kaydı, 02.11.2015 tarihli olay tutanağı, T.C. ...'ndan alınan 10.11.2015 tarihli ve 24.11.2015 tarihli raporlar birlikte değerlendirildiğinde, mağdur ...'ın ihbarı üzerine, sanıkların bulundukları araç durdurulduğunda, aracın arka koltuğunda sanık ...'nın oturduğunun görüldüğü, suça konu 17 adet sahte paraların da sağ arka koltukta bulunan küllükten ele geçirildiği, sanıkların Erzurum ilinden Doğubeyazıt'a gitmek için birlikte yola çıktıkları, yol boyunca çeşitli yerlerde durarak alışveriş yaptıkları anlaşılmakla, fikir ve eylem birliği içinde hareket eden sanıkların üzerlerine atılı parada sahtecilik suçundan mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Dosya kapsamında yer alan, 02.11.2015 tarihli Görüntü İzleme Tutanağı, 02.11.2015 tarihli teşhis tutanağı ve mağdurun alınan beyanı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'nın mağdur ...'ün çalıştığı manava muz almak için girdiği, sanığın cüzdanından miktarı belli olmayan çıkarttığı kağıt parayı elinde tutarak mağdur ...'ün elini doğru uzattığı ancak parayı vermeyerek yeniden cüzdanından para çıkarır gibi yaparak mağduru lafa tutup dikkatinin dağılmasını sağladığı, bu sırada mağdurun parayı aldığını zannederek sanığa 90,00 TL para üstü verdiği, sanığın, mağduru kandırıp 90,00 TL para üstü alarak olay yerinden ayrıldığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Dolandırıcılık suçunun kabulü halinde; hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımı yapılan dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanığın adli sicil kaydında yer alan Karayazı Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2011 tarihli, 2012/11 Esas, 2013/62 Karar sayılı ilamına konu dolandırıcılık suçundan aldığı mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uygulanmış ise de; hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve bu maddeye eklenen fıkraya göre tekerrüre esas alınan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alındığında, tekerrüre esas alınan bu ilamda uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu hukuka aykırı bulunarak bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kars Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık ...'nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.