SUÇLAR: 6136 sayılı Kanun'a aykırılık

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Tebliğnamede isimleri yazılı sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi bulunmadığından, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2015 ve 26.10.2015 tarihli iddianameleriyle sanık ... hakkında, 30.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Balıkesir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2015 ve Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli kararlan ile dosyaların Balıkesir l. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/258 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmelerine karar verilmiştir.

3. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2016 tarihli kararıyla, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 5 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık ... hakkında 6000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık ...'in temyiz isteği, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Dava konusu olay, sanık ...'nin diğer sanık ...'e bir adet ruhsatsız 9 mm çapında ETTA cal 9 mm Gardone VT marka tabanca sattığı, bu tabancanın 17.04.2015 günü cadde üzerinde yürümekte olan sanık ...'in polis tarafından durdurulması üzerinden ele geçirildiği, 18.05.2015 tarihinde polis tarafından yapılan uygulama sırasında sanık ... ve temyiz dışı sanık ... ...'in içerisinde bulunduğu araçta yapılan aramada sanık ...'ye ait olan aynı çap ve markada bir adet tabancanın ve 53 adet merminin ele geçirildiği, temyiz dışı sanık ... ...'ten de yine ruhsatsız bir adet tabancanın ele geçirildiği, ...'in bu tabancayı sanık ... ile birlikte ve onun yönlendirmesi ile satın aldığını ifade ettiği, 10.06.2015 tarihinde Balıkesir il merkezinde meskun bir mahalde uyuşturucu satarken emniyet güçlerince suç üstü yakalandığında üzerinde 8 adet 9 mm MKE yapımı mermi ele geçirildiği, mahkemesinden usulüne uygun olarak alınan arama kararı doğrultusunda sanık ...'nin ikametinde aynı gün yapılan aramada ise, resmi nikahsız olarak aynı evde yaşadığı temyiz dışı sanık ...'e ait kol çantasından 11 adet 9 mm çapında MKE yapımı mermi ele geçirildiğine, sanıkların bu şekilde atılı suçu işlediklerine ilişkindir.

I. Sanık ... yönünden:

A. Dosyada mevcut iletişim tespit tutanakları, fiziki takip tutanakları, kriminal raporlar ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın diğer sanık ...'e silah satışı yaptığı, temyiz dışı sanık ... ...'e silah temini konusunda aracılık ettiği ve yine ticari amaçla üzerinde tabanca ve mermi bulundurduğu anlaşılmakla; Mahkemenin kabul ve uygulaması hukuka uygun bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

II. Sanık ... yönünden:
Suç tarihinin, 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin onbirinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten önce olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur.

I. Sanık ... yönünden:

Gerekçe bölümünde (I) numaralı bentte açıklanan nedenle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II. Sanık ... yönünden

Gerekçe bölümünde (II) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.