Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sanık hakkında, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 09.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

C. Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/1058 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık 12.01.2016 ve 23.02.2016 tarihli dilekçeleri ile temyiz talebinde bulunmuştur.

"Sanık savunmaları, 04.04.2015 tarihli Adli Rapor, Teşhis Tutanağı, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 07.06.2015 tarihli Uzmanlık Raporu, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2015 tarih, 2015/174 karar sayılı dava açılmasının ertelenmesi kararı, Aksaray Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün 08.07.2015 tarih ve 2015/644 DS sayılı yazısı ve takip dosyası ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Sanık ...'ın olay tarihinde Hasas Mahallesi çeşme mevkiinde uyuşturucu hap satın alıp bu hapı içtiği ve sonrasında rahatsızlandığı ve hastanaye gittiği ve bir süre tedavi gördüğü, sanıktan alınan sıvı kan örneklerinde cannabinoidler ve benzodiozepinler grubundan maddeler tespit edildiği, sanık hakkında Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/174 sayılı kararı ile kamu davasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve sanığın uyuşturucu madde kullanması nedeniyle tedaviye tabi tutulmasına kararı verildiği, Aksaray Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce denetime başlandığı, sanığa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan davetiyenin bizzat sanığa 30.05.2015 tarihinde
tebliğ edildiği, ancak sanığın kanuni süresi içinde Aksaray Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaatta bulunmadığı, Denetemli Serbestlik Müdürlüğü tarafından bu kez takip dosyasının kapatılıp savcılığa gönderildiği ve sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı kamu davası açıldığı, sanığın savunmalarında atılı suçu ikrar ettiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesini gerektirir makul bir sebep belirtemediği" gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 09.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

Başkaca yönleri incelenmeyen Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/1058 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2024 tarihinde karar verildi.