Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çayeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2012 tarihli ve 2012/102 Esas, 2012/295 Karar sayılı kararı ile sanığın 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27.05.2014 tarihli ve 2014/10085 Esas, 2014/10536 Karar sayılı kararı ile; ''Aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunmayan sanıklar hakkındaki yargılamanın birlikte yapılması suretiyle savunma hakları kısıtlanarak, yazılı şekilde hüküm kurulması'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine sanık hakkındaki evrakın tefrik edilerek esas defterinin ayrı bir sırasına kaydedilerek yapılan yargılama sonucunda Çayeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/138 Esas, 2015/269 Karar sayılı kararı ile sanığın 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

4.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.12.2020 tarihli ve 2018/10159 Esas, 2020/19015 Karar sayılı kararı ile; "Eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi nedeniyle lehe kanunun belirlenerek uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait olduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Çayeli Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli ve 2021/71 Esas, 2021/86 Karar sayılı kararı ile sanığın 10 ... hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; duruşmalara katılmayan katılan ... vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

1.Kolluk görevlilerince sanığın olay tarihinde sırtında çuval ile görülerek şüphe üzerine durdurulduğu ve çuvalda 269 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın savunmasında; sigaraları satmak için bulundurduğunu beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.

1.Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 269 paket ele geçirilmiş olması ve ikrarına göre eylemin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Vekalet ücretine hükmedilebilmesi için katılan kurumun avukat ile temsil edilmesi yeterli olup, avukatın duruşmalara katılması şartı bulunmadığından katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu

olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çayeli Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli ve 2021/71 Esas, 2021/86 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2024 tarihinde karar verildi.