Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 20.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2016 tarihli ve 2015/738 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık 25.01.2016 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur.
" İddia, savunma ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; sanık ..., ... ve Hasan Karakuzu'nun suç tarihi olan 26.01.2015 tarihinde ikamet ettikleri Turgutlu İlçesinde uyuşturucu madde satın alıp kullanarak buradan ... ve ...'ın dönüşümlü olarak kiralık olan 45 DS ... plaka sayılı araçla hırsızlık suçunu işlemek amacıyla Uşak İlini geçerek Kütahya İline gittikleri Kütahya İlinden Çavdarhisar İlçesini geçerek Gediz İlçesinde
27.01.2015 tarihinde yakalandıkları, sanıkların işledikleri kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak kabul etmek veya bulundurmak suçunun Turgutlu İlçesinde işlendiği gerekçesiyle dosyanın Gediz C.Başsavcılığınca yetkisizlik kararıyla C.Başsavcılığına gönderildiği, sanığın savunmasında uyuşturucu madde kullandığını ikrar ettiği, Bursa Adl Tıp Grup Başkanlığının raporunda sanığın kanında ve idrarında uyuşturucu maddesi kullandığının tespit edilerek sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, denetim öngörülerek dosyanın Manisa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, sanığın Denetimli Serbestlik programına uygun davranmayarak denetimi ihlal ettiği denetim dosyasından ve ilgili müdürlük yazılarından anlaşılmakla; Sanığın daha önce eroin maddesi ile yakalanması nedeniyle hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi denetimli serbestlik kararı verildiği, ancak sanığın tedavi ve denetimli serbestlik kararının gereklerine uygun davranmadığı, mazeretinin kararın infazını erteleyecek nitelikte yasal mazeret kabulüne imkan olmadığı, Adana Denetimli Serbestlik şube müdürlüğünün 25/11/2015 tarihli yazısında sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığı yönündeki yazısı doğrultusunda sanığın kendisini cezadan kurtarmaya yönelik savunmasına itibar edilemeyeceğinden, tüm dosya kapsamına göre suçu sabit olduğu " gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 20.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına
gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
Başkaca yönleri incelenmeyen Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2016 tarihli ve 2015/738 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.