Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tosya Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/66 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Kolluk görevlileri tarafından şüphelenilerek plaka sorgulaması yapılan aracın, plakalarının sahte olduğunun anlaşılması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmış, sanık savunmalarında söz konusu aracı temyiz dışı sanık ...'ten aldığını, devrini vermeyince ona iade ettiğini, plakalardan haberdar olmadığını beyan etmiştir.
2. Dosyada bulunan bilirkişi raporuna göre, plakaların üzerinde bulunması gereken Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna ait mührün bulunmadığı, bu nedenle plakaları aldatıcılık niteliğini haiz olmadığı belirtilmiştir.
3. Mahkemece plakalar üzerinde aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığına dair gözlem yapılmamıştır.
4. Mahkemece sanık savunması, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Sanığın sahte plaka kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; ... Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporuna göre, suça konu plakalarda, plaka basımını gerçekleştiren kuruluşa (T.Ş.O.F.) ait basılı bulunması gereken soğuk mühür izlerinin bulunmadığının belirtilmesi ile Mahkemece plakaların sahte ve aldatıcılık niteliğini haiz olup olmadıkları, üzerlerinde bulunması gereken zorunlu unsurları ihtiva edip etmedikleri yönünden herhangi bir inceleme yapılmamış olması karşısında; suça konu plakaların duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri tutanağa geçirilip, suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarihli ve 23053 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 30 uncu maddesine göre, tescil plakalarında işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 tarihli ve 28049 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 3 üncü maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mührünün bulunmasının zorunlu olduğu da göz önünde bulundurularak, yasal unsurları taşıyıp taşımadıkları ve aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığı belirlenerek, denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulmaları gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma neticesinde mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tosya Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/66 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.