Sanık ... hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak, sanık ...'nun duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
18/07/2011 tarihinde temyiz talebinde bulunan katılan Hazine vekilinin 05/08/2011 havale tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiği gözetilerek diğer temyizler yönünden yapılan incelemede;
Suç tarihinde sanıklardan ...'ün ... İl Özel İdaresi müdür yardımcısı, ...'nun Çevre ve Orman İl Müdürlüğünde maden mühendisi, ...'ın İl Daimi Encümeni üyesi olarak görev yaptıkları, sanık ...'in ise sanık ...'ün eniştesi olduğu, kamu görevlisi olan sanıkların kum ocağı işleten katılan ...'na ruhsat alanı dışında üretim yaptığından 500 milyar TL idari para cezası yazılacağını, 10 milyar vermesi halinde cezanın 130 milyar TL'ye düşürüleceğini söyleyerek görevlerinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendilerine yarar sağlanmaya icbar ettikleri, sanık ...'in ise söz konusu paranın alınmasını sağlayarak bu suça yardım ettiğinden bahisle irtikap suçundan cezalandırılmaları talep edilmiş ise de; katılanın 08/02/2006 tarihinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe vererek suç üstü yapılmasını sağladığı, olayın meydana geliş şekli itibariyle sanıkların eylemlerinin icbar boyutuna ulaşmadığı, kamu görevlisi sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 257/3. maddesine uyan görevi kötüye kullanma suçuna teşebbüs sanık ...'ın eyleminin de bu suça yardım niteliğinde olduğu, 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasa ile TCK’nın 257/3. maddesinde değişiklik yapıldığı, 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 105/5-b maddesi ile de 5237 sayılı TCK'nın 257/3. madde ve fıkra hükmünün yürürlükten kaldırıldığı ve bu suretle aynı Kanunun 87. maddesiyle değiştirilen TCK'nın 252/2. maddesinde düzenlenen rüşvet suçuna dönüştüğü, sanıkların en lehine olan yasal düzenlemenin 6086 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önceki haliyle 5237 sayılı TCK'nın 257/3-1. maddesi olduğu, bu maddede öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 09/02/2006 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 07/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.