Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, .... Köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 34 parsel sayılı 251.882,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro komisyon kararı uyarınca, kamu orta malı mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; miras yoluyla gelen hakka ve tapu kaydına dayanarak, ....Köyü 110 ada 34 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın murisi olan babası ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " yapılan araştırma ve incelemenin karar vermeye yeterli olmadığı açıklanarak, dava konusu taşınmazın tespit tarihi olan 2008 yılından, 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler (komşu köylerden ve dava konusu taşınmazların bulunduğu köyden), taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, teknik bilirkişi ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte; yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmaz bölümünün öncesinin ne olduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, söz konusu taşınmaz bölümünün, taşınmazın geriye kalan kısmından ne şekilde ayrıldığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması; yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmesi; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılması; yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmesi; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli krokili rapor alınması; ziraat bilirkişi kurulundan temyize konu taşınmaz bölümünün toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak niteliğinde olup olmadığını, özellikle temyize konu taşınmaz bölümüyle, taşınmazın geri kalan bölümü arasında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını belirtir, toprak yapısını mukayese eder nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, rapor ekinde taşınmaz bölümünün değişik yönlerden çekilmiş sınırlarını gösterecek şekilde renkli fotoğrafların eklenmesi istenilmesi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, mera, yaylak veya kışlak vasfı taşıyıp taşımadığını belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, dava ve temyize konu 110 ada 34 nolu parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri ....'ın 06.11.2020 tarihli raporları ve raporlarına ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2.774,37 m2' lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası ile hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları adlarına tesciline, kalan kısmın tespit gibi mera vasfı ile özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve usuli kazanılmış haklar da gözeltildiğine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre davalı Hazine temsilcisinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca Kadastro Hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır.

Dava konusu taşınmazın yüzölçümü, tespitten sonra komisyon kararı ile yeniden belirlenmiş olup, bu durum karşısında, hakkında komisyon kararı bulunan dava konusu taşınmazın komisyon kararının iptal edilmesi suretiyle tescil hükmü kurulması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince bu husus gözden kaçırılarak, yazılı şekilde kadastro tespitinin iptaline kararı verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının birinci bendinin dördüncü satırında yer alan " kadastro tespitinin iptali " kelimelerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "kadastro komisyon kararının iptali " ibaresinin eklenmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.