İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2018/361 Esas, 2019/82 sayılı Kararı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca sanığın mahkûmiyetine kararı verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/827 Esas, 2020/420 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle;
1.Sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
2.Sanığın paylaşımlarının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,
3.Sanığın paylaşımlarında şiddete çağrı bulunmadığına,
4.Sanık hakkında kabul edilemez nitelikte gerekçelerle takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına,
5.Sanık hakkında cezai ehliyet araştırılması yapılmadığına,
6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince terör örgütü propagandası yapmak suçundan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanık müdafinin 07.03.2019 tarihli duruşmada sanığın kalıcı rahatsızlığının ve hafıza kaybının bulunduğunu, sanık hakkındaki sağlık raporunu dosyaya ibraz edeceğini beyan etmesi ve temyiz dilekçesinde sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın hüküm kurulduğunu bildirmesi karşısında sanığın tüm sağlık raporlarının dosyaya celbedilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında işlediği iddia olunan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamamasına veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına ya da bu derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmasına yol açan nitelikte akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/827 Esas, 2020/420 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.