İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulundukları, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz taleplerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bir kısım sanık ... sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin; sonuç cezası on yılın altında olan sanıklar yönünden hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından, sonuç cezası on yılın üstünde olan sanıklar yönünden ise; sanık ... müdafiilerin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşamasında ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 04.06.2021 tarihli ve 2016/62 Esas, 2021/98 Karar sayılı kararının hüküm kısmı;

1-Sanık ... hakkında: TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis

2-Sanık Abdulmuttalip Özmen hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

3-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına,

4-Sanık ... hakkında:
a-) Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden açılan davanın tefrik edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
b-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43,53. maddeleri gereğince 155 kez 7 yıl 6 ay hapis

5-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43,53. maddeleri gereğince 10 kez 5 yıl hapis,
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 53. maddeleri gereğince 24 kez 4 yıl hapis,
c-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,53. maddeleri gereğince 17 kez 7 yıl 6 ay hapis,
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 53. maddeleri gereğince 40 kez 6 yıl hapis
e-) TCK’nın 267/1, 43/1,53. maddeleri gereğince 12 kez 2 yıl 6 ay hapis,
f-) TCK’nın 267/1,53. maddeleri gereğince 22 kez 2 yıl hapis

6-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

7-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

8-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

9-Sanık ... hakkında: Sanığın üzerine atılı örgüt üyeliği hariç diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

10-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

11-Sanık ... hakkında:
a -) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b -) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

12-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

13-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün hapis

14-Sanık ... hakkında: Üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

15-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

16-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

17-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına
c-) TCK 309/1. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,

18-Sanık ... hakkında:
a-) Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden açılan davanın tefrik edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

19-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

20-Sanık Ethem Taşbulut hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

21-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

22-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

23-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2, 221/4,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 14 kez 1 yıl 6 ay 22 gün hapis
c-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 15 kez 1 yıl 3 ay hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 21 kez 4 yıl 8 ay 7 gün hapis
e-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 34 kez 3 yıl 9 ay hapis
f-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 14 kez 1 yıl 15 gün hapis
g-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 19 kez 10 ay hapis

24-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 10 ay hapis
c-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis

25-Sanık ... hakkında: TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis

26-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

27-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 18 kez 1 yıl 6 ay 22 gün hapis
c-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 23 kez 1 yıl 3 ay hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 28 kez 4 yıl 8 ay 7 gün hapis
e-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 43 kez 3 yıl 9 ay hapis
f-) TCK’nın 267/1, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 16 kez 1 yıl 15 gün hapis
g-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 25 kez 1 yıl 15 gün hapis

28-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün hapis
c-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 6 kez 1 yıl 3 ay hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 4 kez 4 yıl 8 ay 7 gün hapis
e-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 10 kez 3 yıl 9 ay hapis
f-) TCK’nın 267/1, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis
g-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 10 ay hapis

29-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

30-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 53. maddeleri gereğince 76 kez 1 yıl 6 ay hapis
b-) TCK’nın 204/1,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 53. maddeleri gereğince 166 kez 6 yıl hapis
c-) TCK’nın 267/1,53. maddeleri gereğince 91 kez 2 yıl hapis

31-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

32-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53,58/9,63. maddeleri gereğince 10 yıl 6 ay hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,53. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis
c-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 53. maddeleri gereğince 7 kez 3 yıl hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,53. maddeleri gereğince 3 kez 7 yıl 6 ay hapis
e-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 53. maddeleri gereğince 6 yıl hapis
f-) TCK’nın 267/1,53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis
g-) TCK’nın 267/1,53. maddeleri gereğince 19 kez 2 yıl hapis

33-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 15 kez 1 yıl 6 ay 22 gün hapis
c-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 28 kez 1 yıl 3 ay hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 27 kez 5 yıl 7 ay 15 gün hapis
e-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 50 kez 3 yıl 9 ay hapis
f-) TCK’nın 267/1, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 14 kez 1 yıl 15 gün hapis
g-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 31 kez 10 ay hapis

34-Sanık ... Yıdırım hakkında:
a-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis,
b-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis,
c-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 10 ay hapis

35-Sanık ... hakkında:
a-) Beraat
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

36-Sanık ... hakkında: TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis

37-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

38-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 9 kez 1 yıl 3 ay hapis
c-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 15 kez 4 yıl 8 ay 7 gün hapis
d-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 7 kez 10 ay hapis

39-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 4 kez 1 yıl 3 ay hapis
c-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 5 kez 3 yıl 9 ay hapis
d-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 3 kez 10 ay hapis

40-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/3, 220/7 yollaması ile 314/2, 220/7,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,63. maddeleri gereğince 5 yıl hapis
b-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis
c-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 5 yıl hapis

41-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın TCK 285. maddesine tanımlanan "gizliliğin ihlali" suçundan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,

42-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 3 kez kez 1 yıl 6 ay 22 gün hapis
c-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 4 kez 4 yıl 8 ay 7 gün hapis
e-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis
f-) TCK’nın 267/1, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 3 kez 1 yıl 1 ay 15 gün hapis
g-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 23 kez 10 ay hapis

43-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

44-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

45-Sanık ... hakkında: Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

46-Sanık ... Kaya hakkında:
a-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 3 kez 3 yıl hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 64 kez 3 yıl 9 ay hapis
c-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 117 kez 7 yıl 6 ay hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 14 kez 6 yıl hapis
e-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 8 kez 2 yıl hapis
f-) TCK’nın 267/1, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 62 kez 2 yıl 6 ay hapis

47-Sanık ... Kuş hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

48-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

49-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

50-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün hapis
c-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 4 kez 1 yıl 3 ay hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 6 kez 3 yıl 9 ay hapis
e-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 4 yıl 8 ay 7 gün hapis
f-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 3 kez 10 ay hapis
g-) TCK’nın 267/1, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis

51-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

52-Sanık ... hakkında: Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

53-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

54-Sanık ... hakkında:
a-) Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden açılan davanın tefrik edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,53. maddeleri gereğince 70 kez 5 yıl 7 ay 15 gün hapis
c-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 53. maddeleri gereğince 4 kez 4 yıl 6 ay hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,53. maddeleri gereğince 134 kez 9 yıl 4 ay 15 gün hapis
e-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 53. maddeleri gereğince 13 kez 7 yıl 6 ay hapis
f-) TCK’nın 267/1,53. maddeleri gereğince 17 kez 2 yıl hapis
g-) TCK’nın 267/1, 43/1,53. maddeleri gereğince 69 kez 2 yıl 6 ay hapis

55-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

56-Sanık ... hakkında: Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden açılan davanın tefrik edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına

57-Sanık ... (Önem) hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

58-Sanık ... hakkında: Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

59-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

60-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 11 kez 1 yıl 3 ay hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 43 kez 1 yıl 6 ay 22 gün hapis
c-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 21 kez 3 yıl 9 ay hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 65 kez 4 yıl 8 ay 7 gün hapis
e-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 6 kez 10 ay hapis
f-) TCK’nın 267/1, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 43 kez 1 yıl 15 gün hapis

61-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 37 kez 5 yıl hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 81 kez 6 yıl 3 ay hapis

62-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

63-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

64-Sanık ... hakkında: Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

65-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

66-Sanık Sedar Othan hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

67-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

68-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis
c-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 4 kez 4 yıl 8 ay 7 gün hapis
d-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 10 ay hapis

69-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

70-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

71-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53,58/9,63. maddeleri gereğince 10 yıl 6 ay hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,53. maddeleri gereğince 2 kez 5 yıl 7 ay 15 gün hapis
c-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,53. maddeleri gereğince 3 kez 7 yıl 6 ay hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 53. maddeleri gereğince 32 kez 6 yıl hapis

72-Sanık ... hakkında: Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden açılan davanın tefrik edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına

73-Sanık ... Özgül hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

74-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

75-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 6 kez 1 yıl 6 ay 22 gün hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 16 kez 1 yıl 3 ay hapis
c-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 10 kez 4 yıl 8 ay 7 gün hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 36 kez 3 yıl 9 ay hapis
e-) TCK’nın 267/1, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 5 kez 1 yıl 15 gün hapis
f-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 22 kez 10 ay hapis

76-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

77-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

78-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

79-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 5 kez 1 yıl 6 ay 22 gün hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 35 kez 1 yıl 3 ay hapis
c-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 10 kez 4 yıl 8 ay 7 gün hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 53 kez 3 yıl 9 ay hapis
e-) TCK’nın 267/1, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 8 kez 1 yıl 15 gün hapis
f-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 30 kez 10 ay hapis

80-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

81-Sanık ... hakkında:
a-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 6 kez 1 yıl 6 ay 22 gün hapis
b-) TCK’nın 132/1-2. cümle, 137/1-a, 62,53. maddeleri gereğince 25 kez 1 yıl 3 ay hapis
c-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 43/1,62,53. maddeleri gereğince 10 kez 4 yıl 8 ay 7 gün hapis
d-) TCK’nın 204/2,3713 sayılı Kanunun 4/1-a, 5, TCK’nın 62,53. maddeleri gereğince 47 kez 3 yıl 9 ay hapis
e-) TCK’nın 267/1, 43/1,62,53. maddeleri gereğince 15 kez 1 yıl 15 gün hapis
f-) TCK’nın 267/1,62,53. maddeleri gereğince 22 kez 10 ay hapis

82-Sanık ... hakkında:
a-) TCK 314/2. maddesine tanımlanan suçtan CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat,
b-) Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

83-Sanık ... hakkında: Sanığın üzerine atılı diğer suçlardan TCK’nın 30/4 maddesi uyarınca CMK’nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/125 Esas, 2022/578 Karar sayılı kararı
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.11.202 tarihli ve bozma, onama, düzelterek onama görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur."

Sanıklar ve Sanık Müdafiileri temyiz dilekçelerinde özetle;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
Sanıkların üzerlerine atılı suçların oluşmadıkları,
Sanıkların Amirlerinin ve Cumhuriyet Savcısının emirlerini yerine getirdikleri
Dosyanın içeriğinden ve amacından haberdar olmadıkları
Tanık beyanlarında aleyhe hususları kabul etmedikleri,
Bylock tespit edilen sanıkların bylock kullanmadıkları ve bu hususun delil olamayacağı
Veri İnceleme Raporunun delil olmayacağı
Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Katılan vekilinin temyiz dilekçelerinde özetle;
Sanıkların üzerine atılı tüm suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiği,

Beraat eden tüm sanıkların üzerine atılı suçları işledikleri sabit olduğu,

Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İncelemeye konu dosyanın hacmi itibariyle, her bir sanık için ilk derece mahkemesinin kabulü ve dairemizce yapılan değerlendirme kararın GEREKÇE kısmında ayrıca belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kısa kabulü;
"....
Tüm bu izah edilenler bir arada düşünüldüğünde, rütbeli personelin usulsüz bir şekilde soruşturma başlatarak soruşturmayı sürdürdüğü, dinlemeci ve yazıcı bir kısım personelin usulsüzlükleri fark etmelerine ve bu durumu amirlerine bildirmelerine rağmen işlemleri yapmaya devam ettikleri, bir kısım sanık anlatımlarında da anlaşıldığı üzere büro amirinin ise suç işleme saiki ile süreci kesintiye uğratmamak adına bürosuna hukuka aykırı talimat verdiğinin anlaşıldığı, yürütülen soruşturmanın işlenen bir suçu ortaya çıkarmak amacı ile değilde FETÖ/PDY'nin örgütsel saikleri doğrultusunda, belirli bir hedefe ulaşmak amacı ile yapılan bir soruşturma olduğu, soruşturmanın ilk başlangıcında sanık ... tarafından tutulan raporda yer alan olayların Giresun İlinde olmasına rağmen ve normal şartlar altında bu olayların Giresun İlindeki adli makamlar tarafından soruşturulması gerekirken özel bir çaba ile soruşturmanın İstanbul İlinden yürütüldüğü, ...'ın amiri konumunda bulunan ... ve ...'un da tanık olarak verdikleri beyanlarında ...'ın bu raporun işleme konulması hususunda özel bir çaba sarf ettiği yönündeki beyanlarının da bunu doğruladığı, Mahkememizce yapılan değerlendirme de soruşturmanın başlangıcında FETÖ/PDY'nin ulaşmak istediği kişi ve kurumların belli olduğu, bu kişi ve kurumlara ulaşabilmek adına bir dinleme ağı oluşturulduğu, bu hali ile de asıl hedef olan kişi ve kuruluşlara ulaşabilmek adına Giresun İlindeki olayların da bu soruşturmanın bir parçası olması gerektiği, buradan yola çıkılarak asıl hedef şahıslara dinleme ağı sayesinde ulaşıldığı, asıl hedef seçilen şahıs ve kurumların doğrudan soruşturma konusu yapılmadığı çünkü bu şahıslara atfedilen eylemlerin o dönem yürürlükte bulunan kanunlar gereğince ya suç olmadığı ya da CMK 135 ve CMK 140 kapsamına girebilecek eylemler olmadığı, bu hali ile de soruşturmanın asıl hedef kişi ve kurumlarla bağlantısı kurulabilecek ve dinleme ağı sayesinde asıl hedeflere ulaşılabilecek kişiler üzerinden başlatıldığı, bu gerekçe ile de Giresun İlinde yaşanan adli olayların araç olarak kullanıldığı, yukarıda anlatıldığı üzere soruşturmanın burada yaşanan olaylar sebebi ile başlamasına rağmen soruşturmanın operasyona dönüştüğü 3 Temmuz 2011'den bir ay kadar öncesine kadar Giresun İlinde yaşandığı raporlarda belirtilen eylemler hakkında bu soruşturma kapsamında herhangi bir işlem yapılmadığı, soruşturmaya çok kısa bir zaman kala bu işlemlerin yapıldığı ancak hayatın olağan akışı içerisinde normal bir soruşturmada yapılması gerekenin ilk önce soruşturmaya konu olayların teyit edilmesi ve bu kapsamda çalışmalar yapılması olduğunun açık olduğu,
2010/2287 sayılı soruşturma kapsamında soruşturma ve kovuşturma aşamalarında görev yapan kamu görevlilerine bakıldığında, soruşturmayı yürüten emniyet amirleri, komiserler, polis memurları, yargı aşamasında görev almış hakim ve savcıların çok büyük bir kısmı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği bakımından işlemler yapıldığı, büyük bir kısmının FETÖ/PDY üyesi oldukları gerekçesi ile kamu görevinden ihraç edildiği, büyük bir kısmının FETÖ PDY terör örgütü üyesi ya da yöneticisi oldukları gerekçesi ile ceza aldıkları, bir kısmının firari olduğu, bir kısmı hakkında FETÖ/PDY üyesi ya da yöneticisi oldukları gerekçesi ile ceza almalarına rağmen başkaca yargılamalarının da sürdüğü, tüm bunların da bir tesadüf ile açıklanamayacağı,
Soruşturmanın amacının bir suçu ortaya çıkarmak olmadığı, asıl amacın yaşanan olaylar üzerinden, ülkemizde bulunan bir kısım futbol kulüpleri ile taraftar gruplarını karşı karşıya getirmek ve bunun üzerinden doğacak olan tartışmaları ve yaşanacak kargaşayı FETÖ/PDY'nin amaçları doğrultusunda kullanmasını sağlamak olduğu, tanık MİT Mahrem İmamlarından ...'nın verdiği "kendisinin detayları bilmemekle birlikte üstü kapalı olarak söylenen şeylerin aslında o dönem Başbakan olan şimdiki Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın yıpratılması olduğunu, yani buradan yola çıkarılarak hükümetin yıpratılmasının amaçlandığını, kendisinin böyle düşündüğünü, birçok kulüp olmasına rağmen Fenerbahçe'nin bu konuda çok büyük ses getireceği için seçilmiş olabileceğini, yani Fenerbahçe'yi ele geçirmek gibi değilde Fenerbahçe üzerinden bir algı yükseltip hükümet üzerine bir operasyon gibi düşündüğünü," belirttikten sonra kendilerinden kamuoyunda askeri casusluk davası olarak bilenen dava da benzer şekilde istemlerde bulunulduğu şeklindeki beyanlarından da anlaşılacağı üzere bu soruşturmanın örgütsel bir saik ile gerekleştirildiği, nitekim soruşturmanın operasyona dönüştüğü günden günümüze birçok kulüp ve taraftar grupları arasında bu tartışmaların devam ettiğinin izahtan vareste olduğu,

Dava dosyasında sanıkların 3 kişi hariç polis memuru statüsünde kamu personeli olduğu, sanıkların genel hatlarıyla:

I. Rütbeli Polis Memurları

II. Dinlemeci Polis Memurları

III. Tapeci Polis Memurları

IV. Fiziki Takipçi Polis Memurları

V. Yazıcı Polis Memurları
olarak tasnif edilebileceği, bu tasnif bakımından sanıkların örgüt üyeliği/yöneticiliği haricinde kalan diğer suçlar bakımından sorumlulukları açısından yapılan değerlendirme de;

I. Rütbeli Polis Memurları Hakkında: Söz konusu polis memurlarının gerek soruşturmanın başlanmasında ve gerekse dinleme ağının genişletilmesinde aktif rol üstlendikleri, yapılan tüm yazışmalar ve alınan tüm kararlardan bilgi sahibi oldukları, sanıkların attıkları paraf ve imzalar ile hazırlanan raporlar ve üst yazılardan bu durumun anlaşıldığı, gerek rütbesiz polis memurlarının amiri olmaları sebebiyle yapılan işlerden bilgi sahibi olmaları, gerek paraf atma sürecinde doğrudan görüşmedikleri ve bilmedikleri raporlar üzerinde bilgi sahibi olmaları ve gerekse rütbeli polis memurlarının bylock, hts, emniyet için toplantı vs. gibi sürekli irtibatlı olduklarının dava dosyasının tüm safahatından ve emniyet içi işleyişten anlaşıldığı, bu haliyle tüm rütbeli polis memuru sanıkları, fetö silahlı terör örgütü üyeliklerine ilişkin delil durumları kendi içlerinde ayrı olmak üzere dava dosyası kapsamında mağdur ... katılanlara yönelik gerçekleştirilen yan suçlardan mağdur sayısı kadar, evrak çokluğu, dinleme süreleri ve sayısı da dikkate alındığında TCK'nun 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç olarak cezalandırılmaları gerektiği,

II. Dinlemeci Polis Memurları Hakkında: Söz konusu polis memurlarının soruşturmanın genişletilmesinde en önemli görevi aldığı, hazırlanan rapor içeriklerine göre çok sayıda kişinin sadece iletişimin tespiti kapsamında dinleme ağına dahil edildiği, tutulan raporların şekil ve içerik eksiklerinin bulunduğu, suç unsuru ve örgütsel eylem ve bağlılık hususlarının dinlemeci polis memurlarının raporlarında bulunmadığı, bir kısım raporlarda dinleme içerikleri yazılmadan kişilerin bulunduğu, suç unsuru değerlendirmesi yapıldığı, yapılan eylemlerin görevinin gereklerinden ziyade örgütsel saikle ve soruşturmanın hukuki zemininin dışında örgütsel dinleme sayısının arttırılmasına yönelik olarak subjektif olarak yapıldığı, yukarıda örgütsel bir saik ile FETÖ/PDY'nin amaçları doğrultusunda gerçekleştirildiği açıklanan bu soruşturmada görev alan örgüt üyesi olduğuna karar verilen polis memuru sanıkların, fetö silahlı terör örgütü üyeliklerine ilişkin delil durumları kendi içlerinde ayrı olmak üzere dava dosyası kapsamında mağdur ... katılanlara yönelik gerçekleştirilen yan suçlardan mağdur sayısı kadar, evrak çokluğu, dinleme süreleri ve sayısı da dikkate alındığında TCK'nun 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç olarak cezalandırılmaları gerektiği, ancak hakkında örgüt üyesi olduğuna dair delil bulunmayan polis memuru konumundaki sanıkların örgütsel saik ile hareket edemeyecekleri değerlendirildiğinden yan suçlardan sanıkların soruşturma sürecinde eylemde bulundukları sabit olmakla birlikte suç kastlarının olmadığı, eylemin icrasında hataya düştükleri kanaatiye TCK'nun 30/4. maddesinin uygulanması gerektiği,

III. Tapeci Polis Memurları Hakkında: Söz konusu polis memurlarının alınan dinleme kararları kapsamında kendilerine verilen bilgisayar programı aracılığıyla dinlemiş oldukları sesleri yine çıktı almaksızın bilgisayar programı içinde yazı haline dökmek suretiyle görev tanımları içinde eylemde bulundukları, sanıkların yaptığı tapelere yönelik eksik yazı yazılması, seslerden farklı bir yazıya çevrilme veya tapelerin silinmesi veya ekleme yapılması gibi bir suç isnadının bulunmadığı, iddianame kapsamında sanıklara bu tip bir eylemin isnat edilmediği, sanıkların soruşturmanın başından sonuna kadar tape haline getirdikleri dinlemeler ile soruşturmanın seyrini değiştiren, fetö silahlı terör örgütünün örgütsel saiki ile tape aşamasında hukuki zeminin dışına çıkmak ve katılan-mağdurlara yönelik bir eylemde bulunmak gibi durumlarının olmadığı, sanıkların soruşturmanın örgütsel saikini bilseler dahi tape yapmaktan ibaret eylemleri ile kendilerine isnat olunan yan suçlar işleme imkanlarının olmadığı, mahkeme kararı olmaksızın alınan bir dinlemeyi tape yapmadıkları yada kendilerinin bilgisi dahilinde karar alınmadan bir dinleme tapesinin sanıklara verilme durumunun olmadığı, bu haliyle tüm tapeci polis memuru sanıkların, fetö silahlı terör örgütü üyeliklerine ilişkin delil durumları kendi içlerinde ayrı olmak üzere dava dosyası kapsamında mağdur ... katılanlara yönelik gerçekleştirilen diğer yan suçlardan sanıkların soruşturma sürecinde eylemde bulundukları sabit olmakla birlikte suç kastlarının olmadığı, eylemin icrasında hataya düştükleri kanaatiye TCK'nun 30/4. maddesinin uygulanması gerektiği,

IV. Fiziki Takipçi Polis Memurları Hakkında: Söz konusu polis memurlarının alınan mahkeme kararları sonrasında amirleri tarafından verilen emirler kapsamında belli bir yerde bulunan kişilerin görüntülerinin ve/veya seslerinin kayda alınması işlemlerini yaptıkları, söz konusu planlanan buluşmanın gerçekleşmemesi halinde ise eylemin gerçekleşmediğine dair tutanak tutulduğunun anlaşıldığı, gerek ilk yargılama faaliyeti ve gerekse söz konusu dava dosyasında görüntü ve seslerde herhangi bir oynama veya montaj iddiası, veyahut ekleme, çıkarma bir müdahalenin olduğuna ilişkin bir delilin bulunmadığı, sanık fiziki takipçi polis memurlarının mevcut olan durumu kayıt altına alma veya tutanak tutmaktan ibaret eylemlerinin kişi özelinde farklılık arz etmeyecek bir hukuki işlem olduğu, samıkların subjektif bir değerlendirme ile, suç saiki ile tutanak tutma durumlarının olmadığı, suça konu eylemlerinin kendilerine amirleri tarafından verilen emirler ile sınırlı kaldığı, fiziki takip öncesi ve sonrasında yapılan eylemin bir başka hukuksuz faaliyete sebebiyet vermediği, dinlemeci polis memurları gibi dinleme ağının genişletilmesi, içerik ve şekil açısından eksik rapor veya tutanak tanzimi ile başka istem ve kararlara sebebiyet vermedikleri, bu haliyle tüm fiziki takipçi polis memuru sanıkların, fetö silahlı terör örgütü üyeliklerine ilişkin delil durumları kendi içlerinde ayrı olmak üzere dava dosyası kapsamında mağdur ... katılanlara yönelik gerçekleştirilen diğer yan suçlardan sanıkların soruşturma sürecinde eylemde bulundukları sabit olmakla birlikte suç kastlarının olmadığı, eylemin icrasında hataya düştükleri kanaatiye TCK'nun 30/4. maddesinin uygulanması gerektiği,

V. Yazıcı Polis Memurları Hakkında: Söz konusu polis memurlarının gerek yazılan raporlar kapsamında yeni veya uzatma istem yazılarının oluşturulmasında ve gerekse ilk soruşturmaya başlanması ve sonlandırma işlemlerinin yapılması safhasında görev aldıkları, soruşturmanın ilk başlama talebinden operasyon aşamasına, savcılık istemlerinden, mahkeme kararlarının icrası için KOM ve TİB ile yazışmalara ve fezleke hazırlanma sürecine kadar tüm safahatlardan bilgi sahibi oldukları, tapeci ve fiziki takipçi polis memurları gibi sınırlı bir işlem ile soruşturmanın sınırlı bir safhasında bulunmadıkları, gerek yapılan eksik ve usule aykırı tutulan raporlardan bilgi sahibi olunması ve gerekse hukuka aykırı ve gerçeği yansıtmayan 118 kaydı gibi ilave işlemler yapmak suretiyle eksik ve suç saiki ile tutulan raporların aynı suç saikinin devamı ile ve bilgileri olmak kaydıyla üst yazıya dönüştürülüp, emniyet safahatını yargı safahatına taşıdıkları, yine bir kısım sanıkların bu durumdan haberdar olup, amirleri ile bu durumun paylaşıldığı, kimliği olmayan hat sahibine 118 kaydında şirket hattı çıkıp gerçek bir kişi bile olmayan verilerle raporları düzgün göstermeye çalışarak suç kastı içeren hukuka aykırı istemlerde bulunulduğu, yazıcı polis memurlarının subjektif olarak yapılan hukuka aykırı eylemlere iştirak ettiği, işlem yaparken yazılan yazıların eksik veya yanlış olduğunun bilindiği, bu kapsamda hataya düşme durumlarının olmadığı, amirlerinin emirlerini sorgulayıp itiraz ve toplantı yapma gibi sair durumların olduğu, kaldı ki sanıklar özelinde fetö silahlı terör örgütü üyeliği delilleri bulunan kişilerin bu yazıları yazarken soruşturmanın asıl saikini anlayabilecek düzeyde olup, alınan emirleri de sorgulamadığı, uzatma talep sürelerinin kontrol edilmesi, eksik raporların şeklen düzgün hale getirilmeye çalışılması, cumhuriyet başsavcılığı müzekkereleri ve mahkeme kararlarındaki yazı şeklindeki yüksek orandaki benzerlik, benzer yazım hatalarının hem yargı ayağında hem de emniyet ayağında yapılması gibi birçok husus göz önünde bulundurulduğunda FETÖ/PDY üyesi yazıcı polis memurlarının aktif ve suç saiki ile eylemde bulundukları ve soruşturmanın yürütülmesinde ve/veya sekteye uğramamasında bilerek ve isteyerek, hataya düşmeksizin görev aldıkları, yukarıda örgütsel bir saik ile FETÖ/PDY'nin amaçları doğrultusunda gerçekleştirildiği açıklanan bu soruşturmada görev alan örgüt üyesi olduğuna karar verilen polis memuru sanıkların, fetö silahlı terör örgütü üyeliklerine ilişkin delil durumları kendi içlerinde ayrı olmak üzere dava dosyası kapsamında mağdur ... katılanlara yönelik gerçekleştirilen yan suçlardan mağdur sayısı kadar, evrak çokluğu, dinleme süreleri ve sayısı da dikkate alındığında TCK'nun 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç olarak cezalandırılmaları gerektiği, ancak hakkında örgüt üyesi olduğuna dair delil bulunmayan polis memuru konumundaki sanıkların örgütsel saik ile hareket edemeyecekleri değerlendirildiğinden yan suçlardan sanıkların soruşturma sürecinde eylemde bulundukları sabit olmakla birlikte suç kastlarının olmadığı, eylemin icrasında hataya düştükleri kanaatiye TCK'nun 30/4. maddesinin uygulanması gerektiği, kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm sanıklar bakımından; hakkında iddianame kapsamında yer verilen ancak yukarıda detayları açıklanan İstanbul 13. ACM'deki beraat şekilleri üzerinden suçun hukuki unsurlarının oluşmaması sebebiyle TCK'nun 267/4. maddesi delaletiyle TCK'nun 109/1. maddesindeki suçlar açısından ve genel norm-özel ayrımı kapsamında genel olarak kalan ve sanıklara özel norm olarak uygulanan TCK'nun 134/1. maddesinin uygulanması yerine TCK'nun 132/1. maddesinin uygulanması, TCK'nun 134/1-2. cümlenin uygulanması yerine TCK'nun 132/1-2. cümlenin, TCK'nun 134/2-1. cümlenin yerine 132/2. maddenin uygulanması sebebiyle suçların hukuki nitelendirmesi değişen sanıklar hariç olmak üzere UYAP kayıtlarında mükerrir suç olarak yazılan sanıklar açısından TCK'nun 134/1, 134/1-2. cümle, 134/2, 267/4. ve 109/1. maddelerinin suçların hukuki unsurlarının oluşmaması sebebiyle sanıkların bu suçlardan CMK 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, karar vermek gerekmiştir.
Haklarında 5237 sayılı yasanın 133 maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...' ın eylemlerinin 5237 sayılı yasanın 132 maddesinin 1.fıkrası ve kapsamında eridiği dikkate alınmakla iş bu sanıklar hakkında bu suçtan karar verilmesine yer olmadığına kararı vermek gerekmiştir.
Tüm sanıklar bakımından; İstanbul CMK 250. madde ile yetkili 16. ACM tarafından yargılanan ve yukarıda isimleri tek tek sayılan 91 mağdur-müşteki-katılan dışında diğer mağdur-müşteki-katılanlara yönelik isnat edilen iftira suçunun hukuki unsuru olan ''soruşturma ve kovuşturma'' şartının birlikte gerçekleşmemesi sebebiyle TCK'nun 267/1. maddesi isnat edilen sanıklardan adı geçen 91 kişi dışında kalan diğer mağdur-müşteki-katılanlara yönelik olarak sanıkların üzerine atılı bulunan bu suçtan CMK 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, karar vermek gerekmiştir." şeklindedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

Resmi belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, gizliliğin ihlali, iftira ve ifşa suçlarından kurulan, katılanlara karşı birden fazla kez olacak şekilde sanıkların mahkûmiyetine karar verildiği ve temyize konu olmayan bu hükümlerin, sanıkların adli sicil kaydına göre kesinleştiği; ancak, aynı suç işleme kararı kapsamında, aynı saikle ve örgütsel amaçla gerçekleştirilen eylemlerin hukuki anlamda tek bir fiil olması nedeniyle sanıklar hakkında söz konusu suçlardan tek bir mahkumiyet hükmü kurulup, TCK'nın 43/2 maddesi yollamasıyla TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanması gerekirken, ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle fazla cezaya hükmolunduğu belirlenmekle; esası, CMK'nın 286/2-a maddesi gereği temyizen incelenemeyen bu hukuka aykırılığın, sanıklar lehine olması nedeniyle süre şartı da bulunmadığından, CMK'nın 308/A hükmü kapsamında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ile mahallinde giderilmesi mümkün görülmüştür.
A) CMK’nın 298/1maddesi kapsamında temyize incelemesine tabi olmayan kararlar yönünden;
İlk Derece Mahkemesi kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması yönündeki tebliğnamede bozma isteyen düşüncelere ve sanık ...’ün resmi belgede sahtecilik suçundan 5 yıldan fazla hapis cezası aldığından bahisle onama isteyen düşünceye sanığa hükmedilen cezanın 5 yılın altında olması nedeniyle iştirak edilmemiştir.
1) Katılanlar Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği, Fenerbahçe Futbol A.Ş., Fenerbahçe Spor Ürünleri San. Tic. A.Ş vekili Av. ...’nın; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, resmi belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, gizliliğin ihlali, haberleşmenin gizliliğinin ihlali, iftira, ifşa suçlarına ilişkin temyiz talepleri yönünden;
Suçların niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakları bulunmayan Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği, Fenerbahçe Futbol A.Ş., Fenerbahçe Spor Ürünleri San. Tic. A.Ş’nin davaya katılmalarına ilişkin kararlar hukukî değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden; temyiz istemlerinin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık ... müdafilerinin;
2.1) Bir kısım sanık ... müdafililerinin karar verilmesine yer olmadığına ve resmi belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, gizliliğin ihlali, haberleşmenin gizliliğinin ihlali, iftira, ifşa suçlarından kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz talepleri yönünden;
2.1.1) “Karar verilmesine yer olmadığına” dair kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığı görüldüğünden İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİNE,
2.1.2) İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının CMK’nın 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşılmakla; temyiz istemlerinin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
2.2) Resmi belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, gizliliğin ihlali, haberleşmenin gizliliğinin ihlali, iftira, ifşa suçlarından 5 yıl ve altı ceza hükmedilen sanıklar hakkında sanık ... müdafililerinin temyiz talepleri yönünden;
Anılan suçların 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrada tahdidi olarak sayılan suçlardan olmadığı, cezaların tür ve miktarına göre CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi kabil bulunmadığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin CMK'nın 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,

Karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B) Somut olay hakkındaki değerlendirmeler;
Dosya kapsamında yapılan incelemede;
Kamuoyunda futbolda şike kumpası olarak bilinen soruşturmanın başlangıcı, spor şubede çalıştığını ve sahada görev yaptığını, tribünlere, taraftar gruplarına ve burada yaşanan olaylara hakim olduğunu aşamalardaki savunmalarında belirten dosya sanıklarından ...'ın eski Giresunspor başkanı ... ile yapmış olduğunu belirttiği görüşme sonrası tuttuğu rapor nedeniyle olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu 14.11.2010 tarihli raporun;
“Türkiye’de sporun özellikle futbolun 1980’li yıllardan sonra birçok iş adamı, devlet görevlisi ve vatandaşı etkisi altına aldığı gibi illegal suç örgütlerini de devasa para trafiği yönünden cezp etmiş, zamanla bu suç örgütleri sporun özellikle futbolun içerisine girmişlerdir. Öncelikle tribün amigoluğundan başlayıp zamanla spor camiası içinde bulunan etkili kişilerin referansları ile çeşitli alanlara yönelip ekonomik menfaat sağlayarak büyük paralar kazanmışlar, hem de illegal işlerini örtecek itibarlı konumlara gelmişlerdir. Örneğin; Türkiye’deki en büyük suç örgütü liderlerinden olan ... Fenerbahçe tribünlerinde amigo iken hızla mafya lideri olmuştur. Yine aynı suç örgütü liderlerinden ... Sivasspor Başkanı, ... Giresunspor Başkanı olmuşlardır. ... grubuna bağlı birçok kişi çeşitli kulüplerde ve özellikle TFF içinde kendi örgütlerinin açıklarını kapatabilecek konumda oldukları değerlendirilmektedir. Yine yapılan istihbarı çalışmalarda İstanbul ilinde kurulu bulunan Anadolu Hisar Futbol kulübünün ... grubu tarafından yönetildiği, bu kulüp çatısı altında suç örgütü üyesi birçok kişiye askerlikle ilgili sorunlarının çözülmesi için Futbolcu lisansı çıkartıldığı, bazılarının da bu lisanlarla Futbol oynamadıkları halde futbolcu gibi denetimi altında tuttukları, diğer kulüplere ... gibi gösterdikleri istihbar edilmiştir.
... grubuna bağlı örgüt liderlerinden ... Türkiye’de legal veya illegal yöntemlerle örneğin kendilerine ve örgütlerine bağlı bir çok spor adamı adına açılmış 26 ayrı futbolcu menajerliği şirketi, direkt veya endirekt bağlantılarının olduğu çeşitli liglerde futbol kulübu bulunduğu, bu şirketlerle sözleşmeli yüzlerce futbolcu çeşitli liglerde birçok futbol kulübunde faaliyette bulundukları duyumu alınmıştır.
Bu futbolculardan bir çoğunun örgüt liderleri adına futbol oynadıkları lig müsabakalarda şike olaylarını gerçekleştirdikleri istihbar edilmiştir. Örgüt liderleri adına bu suç unsuru işleri yaparken de kendi adlarına müsabakalarda yasadışı bahis oynadıkları hem basın yayın organlarından hem de çevreden alınan bilgilerden anlaşılmış, bir çok vasat futbolcu, çeşitli büyük kulüplerdeki kendilerine bağlı hareket eden teknik direktör ve menajer vasıtası ile kulüp başkanlarını kandırılarak veya ortak hareketle fahiş fiyatlara satıldıkları istihbaratına ulaşılmıştır.
Yukarıda izahı yapılan konularla ilgili herhangi bir örnek veya mağdur/müşteki konumunda kişilerin olup olmadığı araştırılmış; yapılan istihbarı çalışmalarda bu konulardan en cok mağdur olan kulüplerden birinin de Giresunspor kulübü olduğu görülmüştür. İlimiz sınırlarında ikamet eden ve Zeytinburnu ilçesinde Ticaretle uğraşan Giresunspor başkanı ... ile yapılan resmi olmayan görüşmede;
Kendisinin 2010 yılı içinde Giresunspora başkan olduğunu ancak başkanlık seçimi sürecinde eski başkan ... den ve adamlarından tehdit, kendisine yakın olan bir çok kişilerden de uyarı aldığını belirtmiştir. Seçimden 1 gün önce ... ve adamları 170 kongre üyesini üyelikten ihraç edip kendi adamlarını üye yapmalarına rağmen seçimi kendisinin altı oy farkla kazandığını belirtmiş, ancak seçim ertesi ... in menajerlik şirketine bağlı ve Giresunsporda futbol oynayan tüm futbolcuların şehri terk ettiğini, bu konuyu araştırdığında futbolcularla etik olmayan ve Türk Futbol Federasyonu kanun ve yönetmeliklerine aykırı şekilde yapılan sözleşme gereği seçim sonrası serbest kaldığını belirtmiştir. Giresunspor kulübünün hesap hareketlerini araştırdığında bir çok kanun dışılığı görmesi üzerine Giresun ilindeki bir Mali Müşavirlik şirketine yetki vererek araştırma yaptırmış şirket sahibi araştırma sonucunu sözlü olarak eski yönetimin bu hesaplara göre cezaevine gireceğini belirtmesine rağmen resmi olarak rapor hazırlamamış neden rapor hazırlamadıkları sorulduğunda ... ve adamları tarafından tehdit edildiğini ...’a belirtmiştir. Kulübe kendi yönetimleri dönemine kadar giren tüm futbolcular araştırıldığında mevcut futbolcular haricinde futbol camiasında adı bilinmeyen ve futbol oynayıp oynamadığı bilinmeyen onlarca kişiyle sözleşme yapılıp para ödenmiş ancak hiç biri Giresunsporda futbol oynamadığı kendilerince tespit edilmiştir. Giresun ilinde kulübe gelir getirmek için faaliyet gösteren Giresun limanı otoparkında 1 milyon 200 bin TL lik gelir. olmasına rağmen kulüp defterlerinde yıllık gelirin 70 bin TL gösterildiğini belirtmiştir. Yönetimi devraldıktan sonra futbolcuların üst üste müsabaka kaybetmeleri üzerine bazı futbolcularla yapılan görüşmelerde ... ve adamlarının çeşitli defalar kulübü bastıklarını ve futbolcular yeni yönetimi zor duruma düşürmek adına tehdit edip oynamamaya zorladıklarını belirtmiştir, yine 10.11.2010 kulüp basın sözcüsü ... ... basında eski yönetim hakkındaki beyanları nedeniyle bazı şahıslar tarafından ağır şekilde darp edilmiş, şikayetçi olması halinde çocuklarına zarar verileceği tehdidinde bulunulduğunu beyan etmiştir. Kulüp Başkanı kendi imkanları ile meydana gelen konuları araştırdığında ... ve adamlarının TFF deki etkili kişiler tarafından korunduğunu ve bu kişiler tarafından tehdit edilerek uyarıldığım belirtmiştir.
Yukarıda izahı yapılan konular ve mağdurlarla ilgili olaylar araştırıldığında adı geçen ... grubunun liglerdeki birçok futbol kulübünde buna benzer suç oluşumunda olduğu istihbarat edilmiştir.” Şeklinde olduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesinin 6-17/01/2020 tarihleri arasında düzenlenen 14. Celsesinde tanık olarak dinlenen ve yukarıda bahsi geçen raporun süjesi konumunda olan ...'ın bu konu ile alakalı olarak özetle "...'ın kendi iş yerine geldiğini, kendisini polis olarak tanıttığını, birlikte çay içip sohbet ettiklerini, bu sohbet esnasında kendisine neden Giresunspor başkanlığını bıraktığını sorduğunu, ...'ın Giresunspordaki adli olayları ve süreci basın yoluyla takip ettiğini söylediğini, daha sonra ...'ın Organizeye gelerek ifade vermesi gerektiğini söylediğini, ...'ın kendisine söyledikleri hakkında bir tutanak tuttuğunu bununla ilgili ifade vermesi gerektiğini söylediğinde kendisine neyi tutanağa dönüştürdüğünü sorduğunu, avukatı ile birlikte organize şubeye gittiğini, kendilerini ...'ın karşıladığını, burada kendisine şikayetçi misin diye sorduğunda bana kimse tehdit, baskı hiçbir şey yapmadı ki, şikayetçi olmamı gerektiren bir şey yok dediğini, bundan sonra ...'ın kendisine serzenişte bulunduğunu, ondan sonra yukarı çıktıklarını, yukarıda, kendisine bir şeyler okuduklarını, bir sürü mizansen hazırlanmış olduğunu, kendisinin bu anlatılanları orada da reddettiğini, kendisinin kimseye ben maruz kaldığım bu şekilde olayları anlatayım ama beni hiç karıştırmayın, imzamı almayın şeklinde bir beyanda bulunmadığını, kendisinin böyle bir sorunla karşılaşsa çözebilecek çevresi olduğunu, bu sebeple bir polis memuru arkadaşa gidip de onu arayıp bulma gereği duymayacağını, sonrasında ...'ın biraz kızdığını, niye bu avukat ile geldin buraya dediğini, ...'ın raporunda bahsettiği mülakatın hiç olmadığını" şeklinde beyanda bulunduğu, ...'ın avukatı olan ve bahsettiği olayda yanında bulunan ve tanık olarak dinlenilen Kaya Kabacığolu'nun da ...'ı doğrulayıcı yönde beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
Bununla birlikte ...’ın 2010/2287 soruşturmanın operasyona dönüştürüldüğü 03.07.2011 tarihinden 4 (dört) gün sonra 07.07.2011 tarihinde İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde özetle; “2010 yılında Giresunspor Kulübüne Başkan seçildiğini, devam eden süreçte takımın puan kaybetmesi sebebiyle taraftar ve yerel basın tarafından istifa etmesi yönünde kötü tezahürat ve yayınlar yapılması üzerine kulübü kongreye götürerek başkanlık seçimi yapılmasını sağladığını, kendisinin başkanlığa aday olmadığını ve seçimin ... tarafından kazanıldığını, taraftar ve medya baskısının da futbol camiasında olağan şeyler olduğunu, başkanlık seçimleri öncesinde ... veya ... ile birlikte hareket eden şahıslar tarafından seçime girmemesi yönünde baskı veya tehdit görmediğini, kimseden davacı ... şikayetçi olmadığını” beyan ettiği izlenmiştir.
Sanık ...'ın tutmuş olduğu bu raporu İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne sunmadan önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği'nde görevli olan Gasp Büro Amiri olan ... ile bir görüşme yaparak konu yaptığı çalışmalardan ve ... ile olan görüşmesinden bahsederek, bu konudaki talimatlarını sorduğu, 6-17/01/2020 tarihleri arasında düzenlenen 14. Celsesinde tanık olarak dinlenen ...'ün bu konu ile alakalı olarak özetle "...'ın Gasp Büro Amirliği'nde çalıştığını, spor suçlarına baktığını, ...'ın bir gün gelerek, ... isminde Giresunspor Kulübü eski yöneticisi ...'ın, Giresun ilinde darp ve tehdit edildiği ile ilgili bilgi verdiğini, kendisinin ise Ya ..., bunca işin arasında, Giresun'daki adam gitsin Giresun'daki Savcılığa müracaat etsin dediğini, ...'ın gittiğini, daha sonra tekrar geldiğini, amirim bu konu çok önemli bir konu mutlaka bu adamla görüşmemiz lazım dediğini, kendisinin ...'a benim adamla görüşecek bir şeyim yok. Bu adam bir zahmet gitsin Giresun'daki Savcılığa veya İstanbul Savcılığına gitsin dediğini, LokmanYanık'ın iki üç defa daha git gel yaptığını, ...'ın şube Müdürümüzün mutlaka bilmesi gerekiyor bu konuyu dediğini, kendisinin ..., bu Şube Müdürünün bilmesi gereken bir konu değil, kim bu adam, çok önemli bir adam mı dediğini, ...'ı gönderdiğini, bir süre sonra ...'ın tekrar geldiğini, bununla ilgili mutlaka şube Müdürümüzün bilgisinin olması gerekiyor dediğini, bunun üzerine hadi kalk o zaman gidelim dediğini, ...'ın dört-beş defa gelmesi üzerine belki önemli bir konu olabilir diye düşündüğünü, Şube Müdürlerinin ... olduğunu, şube müdürünün odasına girdiklerinde ...'ın aynı şekilde konuyu arz ettiğini, şube müdürünün ... buna biz mi bakacağız dediğini, kendisinin ise bu bizim bakacağımız bir konu değil Giresun savcılığının konusu bu dediğini, ...'a amirlerin ne diyorsa onu yap diyerek odadan çıkardığını, sonrasında kendisinin olmadığı bir dönemde, duyduğuna göre ...'ın, ya iş çıkısı, ya iş gelişi, şube Müdürünü kapıda yakalayarak, müdürüm beni organizeden aradılar, ... ile ilgili yapmış olduğum mülakatı yazılı bir hale getirip, rapor haline getirip, onlara göndermemiz gerekiyormuş şeklinde müdüre bilgi arz ettiğini, Şube Müdürünün de sen böyle bir görüşme yaptın mı kardeşim. O zaman mülakatı yazıya dök, gönder dediğini, yazının bu şekilde gittiğini, kendisinin, yazıyı hiç görmediğini, ...'ın, Organizeden ... isminde bir Müdür ile görüştüğünü söylediğini, ...'ın mesleki anlamda sokakta çok iyi oldugunu düsünmediğini ...'ın ancak tribünlere hakim bir yapısı olduğunu, ...'ın tribüne, sahaya girdiğinde, tek tek kim nerede, hangi grupların nerede olduğunu bildiğini, her hangi bir olay vuku buldugunda da elinden geldiği bir sekilde de en güzel sekilde süphelileri yakalamaya çalıştığını, ...'ın bu dosya ile alakalı olarak özel bir gayret sarfettiğini düşündüğünü, ...'ın kasıtlı olabileceğini tüm bu anlattıkları neticesinde düşündüğünü, ...'ın, ... ile görüşme yaptığında, yanlarında bir MİT mensubunun olduğunu o günün şartlarında söylemediğini, daha sonra 3 yıl sonra söylediğini” beyan etmiştir.
Yine yukarıda tanık beyanında da ismi geçen dönemin İstanbul Asayiş Şube Müdürü ...’un 6-17/01/2020 tarihleri arasında düzenlenen 14. Celsesinde tanık olarak alınan beyanında özetle: "Bahse konu raporla ilgili olarak ... ve ...'ün bir gün yanına geldiklerini, ...'ün ... bir şey diyecekmiş dediğini, ne diyeceğini sorduğunda ...'ın Giresunspor Baskanı ...'ı ... tehdit ediyormuş dediğini, tehdit vakasının yerini sorduğunda Giresun'da olduğunu öğrendiğini, kendisinin burayla ne alakası seni bulana söyle, burada seni nasıl bulduysa, Giresun Adliyesine gitsin, varsa bir şikayeti orada yapsın dediğini, daha sonra ...'ı odadan çıkardığını, tam hatırlamamakla birlikte ama bir hafta on gün, on beş gün kadar sonra, Asayis Şubesinden gece çıkarken, merdivenlerde ... ile denk geldiklerini, ...'ın Organizeden ... müdürüm beni aradı, ... ile ilgili bilgi, belge, görüşme tutanağını istedi dediğini, kendisinin ...'a sen bir görüsme tutanağı yaptın mı, görüştün mü adamla diye sorduğunu, ...'ın görüştüm demesi üzerine, kendisinin o saniyelerde yani bu bize(anlasılamadı) Asayis Şubesini, her halde Giresun Savcılıgına bu şekilde bir şikayette bulundu, Giresun Savcılığı talimatla ifade verdi. Oradan istenen bir belge olarak ayak üstü gönderin dediğini, çok sonra bu operasyonun temelinin, ...'ın yazdığı rapor olduğunu gördüğünü, buna çok şaşırdığını, o zaman çok da görüşülecek bir konu olarak gelmediği için Organize Şubeden bir müdür ile bu konuda görüşmediğini, ...'ın oldu bittiye getirir gibi göründüğünü...” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yukarıda ki tanık anlatımlarından, ...'ın, ...'ın kendisine ait olduğunu kabul etmediği beyanlarını da içerir raporu yazdığı, ...'ın anlattığını iddia ettiği rapora konu olan olayların Giresun İlinde geçtiği, bu hali ile de soruşturmanın Giresun ilindeki adli mercilerce yapılması gerektiği, ...'ın tuttuğu raporu Organize Şubeye göndermeden önce görüştüğü ... ile ...'un bu durumu fark ettiği, ...'a bu olayın kendilerinin işi olmadığını, Giresun İlindeki adli mercileri ilgilendirdiğini beyan ettikleri ve ilk başta bu konuda işlem yapmadıkları, sonrasında ise ...'ın ısrarlı çabaları, dosya sanıklarından olan ancak firari olması sebebi dosyası tefrik edilen ... ile irtibata geçmesi sonucunda raporun organize şubeye gönderildiği, bu hali ile esasen Giresun İlindeki adli merciler tarafından yapılması gereken soruşturmanın özel bir çaba ile İstanbul'da yapılmasının amaçlandığı anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın 20/02/2017 tarihinde düzenlenen ilk derece mahkemesinin 1. Celsesinde yaptığı savunmada, "Milli İstihbarat Teşkilatı'nda görevli olan ... ... ismindeki şahıs ile 2007 yılında tanıştığını, Bu şahsın Milli İstihbarat Teşkilatında cemaat ve tarikatlara bakan MİT görevlisi olduğunu kendisine söylediğini, 2010 yılında ... BurakArat'ın, raporunda ismi geçen ...’la birlikte Galatasaray maçına geldiğini, Galatasaray maçında ...’la kendisini tanıştırdığını, raporuna konu olan olayları anlattığını" ifade ettiği, mahkemece yazılan müzekkereye cevaben MİT görevlisi olan ... ... ... isimli şahsın Milli İstihbarat Teşkilat'ından 667 sayılı KHK ile ihraç edilmiş personel olduğu, şahsın Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nden FETÖ silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla 8 yıl 9 ay hapis cezası aldığı ve19.06.2020 tarihi itibariyle de tutuklu olduğu bilgisinin paylaşıldığı, yine dosya kapsamında ilk derece mahkemesinin 18. celsesinde tanık olarak dinlenilen ve Milli İstihbarat Teşkilatı Mahrem İmamlarından olan ve ismi geçen ... ... ... isimli şahsında mahrem abisi olduğunu beyan eden ... isimli şahsın özetle " o dönem kendisinin MİT'in mahrem yapısında çalıştığını, Talip kod ...'un Ankara Sincan'da yaptıkları bir toplantıda şike davası adı altında bir operasyon yapılacağı, bu operasyonda Fenerbahçe Başkanı ile alakalı olarak gözaltına alınacağı, Fenerbahçe'nin küme düşürüleceğini, bu süreçte diğer bazı kulüpler ile alakalı olarak da bunların gerçekleştirileceğini, yani 3 Temmuz'da gerçekleşen operasyonu kaba hatlarıyla operasyonda kimlerin gözaltına alınacağı şeklinde beyanlarının olduğunu, bu toplantının 3 Temmuz'dan yaklaşık 2-3 ay kadar önce olduğunu, bu konuşmanın MİT'in mahrem imamları toplantısında konuşulduğunu, kendisinin MİT'in mahrem imamları yapılanması içerisinde temsilci konumunda olduğunu, bu operasyonu hangi polislerin yapacağı ya da yargıda hangi ekibinin kim olduğu şeklinde bir bilgisi olmadığını ancak operasyonun yapılacağının o dönem MİT mahrem imamı olan Talip kod ... tarafından anlatıldığını, kendisinin bu şahıstan talimat aldığını, kendisinin bu toplantıya bizzat katıldığını, bu toplantıda MİT mahrem yapılanması içerisinde bulunan diğer arkadaşların da olduğunu, bu toplantıda dosya sanıklarından kimsenin yer almadığını, bu toplantıda anladığına göre kendilerinin bilgisi olmamasına rağmen ...'un şike soruşturmasından haberdar olduğunu, soruşturmanın devam edip etmediğini bildiğini, bu toplantıda en çarpıcı isim olarak gözaltına alınacaklar arasında ...'ın isminin geçtiğini, Fenerbahçe yöneticilerinin olacağını ve net olmamakla birlikte Beşiktaş ve Sivasspor ile alakalı olacağının söylendiğini ancak ... ismini net olarak hatırladığını, bu toplantıda emniyet imamının olmadığını, kendisinin detayları bilmemekle birlikte üstü kapalı olarak söylenen şeylerin aslında o dönem Başbakan olan şimdiki Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın yıpratılması olduğunu, yani buradan yola çıkarılarak hükümetin yıpratılmasının amaçlandığını, kendisinin böyle düşündüğünü, birçok kulüp olmasına rağmen Fenerbahçe'nin bu konuda çok büyük ses getireceği için seçilmiş olabileceğini, yani Fenerbahçe'yi ele geçirmek gibi değilde Fenerbahçe üzerinden bir algı yükseltip hükümet üzerine bir operasyon gibi düşündüğünü, bu toplantıda dosyadaki mağdurlardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın isimlerinin geçtiğini hatırladığını, yaptıkları toplantının bu konuda kararların alındığı bir toplantı olmadığını, bu toplantıda söylenenlerin böyle bir operasyon olacağını bilin şeklinde olduğunu, yine kamuoyuna yansıyan askeri casusluk davasında kendilerinden çalışma yapmalarının istenmiş olduğunu ancak bu toplantıda şike soruşturması ile alakalı kendilerinden bir çalışma istenmediğini, bu konularda karar alıcıların emniyet imamı, MİT imamı, TSK içerisinde Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, Jandarma imamı gibi imamların kendi aralarında yaptıkları aylık toplantılarda alındığını, bunların yaptığı toplantılarda muhtemelen bu tip kararların alındığını, bu ekibin düzenli olarak Amerika'ya gitmek suretiyle Pensilvanya'da Fethullah Gülen'in olduğu ortamda toplantılar yaptıklarını, Amerika'da Fethullah Gülen'in bulunduğu kamp denilen bir yer olduğunu, burada günlük işlerin Fethullah Gülen'e arz edildiğini, burada bir karar mekanizmasının işlediğini, karar mekanizmasının gerek Türkiye'de gerekse Amerika'ya giderek Fethullah Gülen ile yaptığı toplantılar çerçevesinde bu tarz operasyonun kararlarını aldıklarını, ... ile alakalı olarak herhangi bir bilgisinin olmadığını, ... ismini daha önce hiç duymadığını, Fethullah Gülen'in ile bizzat kendisinin de görüştüğünü, Fethullah Gülen'in bu tarz operasyonlarda operasyonun örgüte ucu dokunmayacak şekilde yapılsın dediğini, böyle bir operasyonu bu sebeple müdür seviyesindeki emniyet mensuplarının bilmemesi gibi bir durumun olamayacağını çünkü bu operasyonun bizzat onların yapacağını, o dönem İstanbul emniyet imamı kimse muhtemelen onunla görüşmüş olacağını, kendisinin bunu bilmediğini, bu anlattıklarının normal işleyiş olduğunu, kendisinin şike operasyonu özelinde kimin kiminle görüştü bu kararları nasıl aldı konusunda bir bilgisinin olmadığını sadece yukarıda anlattığı toplantıda duyduklarını bildiğini, kendisine göre bunun Fenerbahçe ya da ...'a yönelik yapılan bir kumpas soruşturması olduğunu, ... ... tanıdığını, bu şahsın İstanbul'da MİT şube dedikleri yerde cemaat ile alakalı bir masada çalıştığını, 7 Şubat krizinden sonra kendisinin Konya gönderildiğini, Konya'ya gönderildiği süreç içerisinde de kendisiyle ilgili takibini yaptığını, bu şahsın kendi tabirleri ile öğrenci diye tabir edilen bir şahıs olduğunu, bu şahsın fetö'ye dahil olduğu...” şeklinde beyanda bulunduğu, dosya kapsamında yer alan Gizli ...'in ifadelerindeki iddialar, Sanık ...'ın kendisi ile ...'ı tanıştırdığını belirttiği eski MİT çalışanı ... ... ... isimli şahsın FETÖ/PDY üyesi olmaktan ceza alması ile ... ... ... isimli şahsın mahrem imamı olan ... isimli şahsın yukarıda detayları verilen ifadesinde şike operasyonundan 2-3 ay kadar önce bu operasyondan haberdar olduğu, operasyonda kimlerin gözaltına alınacağı hangi kulüplere işlem yapılacağı şeklindeki bilgilerin kendileri ile paylaşıldığına yönelik beyanları, MİT mahrem imamlarından Talip kod ...'un kendileri ile bunları paylaştığı, bu şahsın bu operasyondan çok önceleri haberdar olduğunu düşündüğü anlamına gelecek ifadeleri bir arada değerlendirildiğinde, söz konusu soruşturmanın başlangıcında FETÖ/PDY'nin etkisi olduğunun açık olduğu, sonuç olarak ...'a bu konuda bir rapor tutarak soruşturmanın başlatılması hususunda bir misyon yüklendiği, bu şekilde de sanık ...'ın ısrarlı çabaları ile tuttuğu raporun organize şubeye gönderilmesini sağlayarak soruşturmanın başlatılmasında aktif rol aldığı,
...’ın yukarıda belirtilen raporunun, Asayiş Şube Müdürlüğünden, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gönderildiği, konuya ilişkin Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli Komiser sanık ... tarafından Soruşturma İzin Talebine gerekçe olarak Asayiş Şube Müdürlüğünce 23.11.2010 tarihli Organize Şube Müdürlüğüne gönderilen raporda; Konunun, Şike ve Bahis iddiaları olarak belirtildiği, özetle raporda ”2009 yılı içerisinde Almanya adli makamlarınca yürütülen şike ve bahis soruşturmasının ülkemizde oynanan müsabakaları da içine alacak şekilde genişlediği, sonucunda Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) da şikayeti ile Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığınca da konu hakkında soruşturma başlatıldığı, bir çok futbolcu, teknik direktör, kulüp yöneticisi hakkında adli işlem yapıldığı, bir kısmının ise tutuklandığı, yaşanan olaylar üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü görevlilerince istihbari mahiyette çalışmalar yapıldığı belirtilmiştir.
Bahse konu raporun devamında ise; “Türkiye’de futbolun 1980 sonrasında suç örgütlerini devasa para trafiği yönünden cezp etmeye başladığı, suç örgütlerinin de zamanla futbol camiası içerisinde yerini aldığı, örneğin suç örgütü lideri ... ’in Fenerbahçe tribünlerinde amigo iken hızla mafya lideri olduğu, yine ... grubu içinde bulunan ...’ ınSivas Spor Başkanı, ...’ in ise Giresunspor Başkanı olduğu, bunun yanında birçok kulüpte yine bu gruba bağlı şahısların bulunduğu, özellikle TFF içinde de etkin oldukları, ... liderliğindeki suç örgütüne üye olmaktan kaydı bulunan ... ’in, kendisine veya örgütüne bağlı bir çok spor adamı adına açılmış 26 ayrı futbolcu menajerliği şirketi bulunduğu, doğrudan veya dolaylı bağlantılarının olduğu, çeşitli liglerde futbol kulüplerinin olduğu, belirtilen menajerlik şirketlerine bağlı yüzlerce futbolcunun farklı liglerde oynadıkları, bu futbolculardan bir çoğunun örgüt liderleri adına futbol oynadıkları, lig müsabakalarında şike olaylarını gerçekleştirdiklerinin istihbar edildiği, örgüt liderleri adına bu suç unsuru işleri yaparken de kendi aralarında yasa dışı bahis oynadıklarının hem basın yayın hem de çevreden alınan bilgilerden anlaşıldığı, bir çok vasatfutbolcunun çeşitli büyük kulüplerdeki kendilerine bağlı hareket eden teknik direktor ve menajer vasıtası ile kulüp başkanlarının kandırılarak veya ortak hareketle fahiş fiyatlara satıldıkları istihbaratına ulaşıldığı, Giresunspor Kulübu Başkanı ... ile resmi olmayan bir görüşme yapıldığı, bu görüşmede ...’ın; 2010 yılında Giresunspor'a başkan olduğunu, başkanlık seçimi sürecinde eski başkan ... ve adamlarından tehdit ve uyarı aldığını belirttiği,seçimden bir gün önce ... ve adamlarının 170 kongre üyesini üyelikten ihraç edip kendi adamlarını üye yaptıklarını, buna rağmen seçimi kendisinin altı oy farkla kazandığını, ancak seçim sonrasında ...’in menajerlik şirketine bağlı ve Giresunsporda futbol oynayan tüm futbolcuların şehri terk ettiğini, bu konuyu araştırdığını, futbolcularla TFF Yönetmeliklerine aykırı şekilde yapılan sözleşmeler gereği seçim sonrasında serbest kaldığını, kulübün hesap hareketlerini incelediğinde bir çok kanun dışılıkla karşılaşması üzerine Giresun ilinde bir mali müşavirlik şirketine yetki vererek araştırma yaptırdığını, mali muşavirlik şirketinin sahibinin sözlü olarak kulüp hesaplarında kanun dışı işler olduğunu bu durumda şahısların cezaevine girmesi gerektiğini beyan ettiğini, ancak mali müşavirin ... ve adamları tarafından tehdit edilmesi nedeni ile resmi olarak rapor hazırlamadıklarını kendisine söylediğini, yönetimi devir aldıktan sonra futbolcuların üst üste müsabaka kaybetmeleri üzerine bazı futbolcularla yapılan görüşmelerde ... ve adamlarının çeşitli defalar kulübü bastıklarını ve futbolcuların yeni yonetimi zor duruma düşürmek için tehdit edilip oynamamaya zorlandıklarını belirttiklerini, 10.11.2010 günü ise kulüp basın sözcüsü ... ...’ın basında eski yönetim hakkındaki beyanları nedeni ile bazı şahıslar tarafından darp edildiğini, şikayetçi olması durumunda çocuklarına zarar verileceği tehdidinde bulunulduğunu, kendi imkanları ile olayları araştırdığında ... ve adamlarının TFF deki etkili kişiler tarafından korunduğunu ve bu kişiler tarafından tehdit edilerek uyarıldığını belirttiği” yer almaktadır. Bu bilgilerin yanı sıra ilimizde bulunan Anadolu Hisar Futbol kulubunun ... grubu tarafından yönetildiği, bu kulüp çatısı altında suç örgütü üyesi bir çok kişiye askerlikle ilgili sorunlarının çözülmesi için Futbolcu lisansı çıkarıldığı, bazılarının da bu lisanslarla Futbol oynamadıkları halde futbolcu gibi denetimi ltında tuttukları diğer kulüplere ... gibi gösterildiğinin istihbar edildiği belirtilmektedir.
Konu ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda:
-...’ in (T.C.………………) ... ve ... oğlu, Giresun …………1973 doğumlu, Giresun ili Bulancak ilcesi nüfusuna kayıtlı olduğu, 2004 yılındaki ... liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik olarak gerçekleştirilen operasyon kapsamında, kendisini çevresine ... ’in manevi oğlu olarak tanıttığı bilgilerinin yer aldığı, bu nedenle de 12.11.2003 tarihinde “...” olan soyadını “...” olarak değiştirdiği, 12.06.2010 tarihine kadar Giresunspor Kulübünün Başkanlığını yürüttüğü, ... Şirketinin ise ortağı olduğu, İlimiz Beşiktaş İlcesi Ulus semti Nispetiye A.... Saygun cad. Gümüş Sok. ... Apt. No: 6 A-Blok Daire: 1 sayılı adreste faaliyet gösteren ... Sportif Faaliyetler ve Turizm Limited Şirketi’nin 2002 yılında çalışmaya başladığı, ... ve ...’ın şirketin ortakları olduğu, ...’un 2010 yılı Ağustos ayına kadar şirket ortağı konumunda bulunduğu;
-...’ ın; (T.C. ………………….) ... ve ... oğlu, ……………1971 doğumlu, Bursa ili İnegol ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu;
-...’un (T.C. …………….) ... ve ... oğlu, Adapazarı ………….1971 doğumlu, Sakarya ili Adapazarı ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu, Fenerbahçe Spor Kulübünde futbolcu olarak oynayıp gol kralı olduktan sonra Teknik Direktörlüğe başladığı, bir dönem menajerlik yaptığı, Sivas Spor Kulübünü çalıştırdıktan sonra halen Eskişehir Sporda teknik direktörlük görevine devam ettiği, Türkiye Futbol Federasyonu Futbol Temsilcileri Talimatına göre TFF nezdinde profesyonel futbolcu sözleşmesi müzakerelerinin yalnızca menajerler (futbol temsilcileri) aracılığı ile yürütülebileceği, menajerlerin ise bu faaliyetleri gerçek kişi olarak yapabileceklerinin belirtildiği, adı geçen ..., ..., ... ’un ise menajerlik yetkilerinin bulunmaması nedeni ile şirketleri aracılığı ile yaptıkları transferleri 0053 Futbol Temsilcisi Lisans nolu ... üzerinden yaptıkları,
... ’in de ... Şirket calışanı olduğu,
-...’ in (T.C. ……………..) ...-... oğlu, ………..1981-Amsterdam doğumlu, Trabzon ili Araklı ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu, hali hazırda TFF tarafından da yetkisiz menajerlik ile ilgili bir soruşturma yürütüldüğü, ... Şirketinin de bu soruşturma kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir.
Adı geçen şahısların yapılan GBT-ARŞİVsorgulamasında:
01- ... isimli şahsın;
-1 adet Gebze-1994/228 Esas 196/926 Karar Numarasına kayden 6136 SKM suçundan;
-1 adet ...-2000-01-01/302 sayısına kayden Resmi Belgede Sahtecilik TCK204 suçundan;
-1 adet Uskudar-2000/737Esas sayısına kayden Huv. Cuz. Nuf. Tez. Pas. Ruh. İlm. Sah.
Ve Bey. Sah. Suçundan;
-1 adet Şişli-1999-01-01-302 sayısına kayden Resmi Belgede Sahtecilik suçundan olmak üzere Toplam DÖRT (4) adet YAKALANDI kaydının bulunduğu,
Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü arşiv kayıtları incelendiğinde;
-1 adet Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü 1995/CR-024 sayısına kayden ... liderliğindeki çıkar amaçlı silahlı suç örgütüne üye olmak suçundan;
-1 adet Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü 1998/CR-036 sayısına kayden ... liderliğindeki çıkar amaçlı silahlı suç örgütüne üye olmak suçundan;
-1 adet Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü 1998/CR-145 sayısına kayden ... liderliğindeki çıkar amaçlı silahlı suç örgütüne üye olmak suçundan;
-1 adet Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü 1999/CR-023 sayısına kayden ... liderliğindeki çıkar amaçlı silahlı suç örgütüne üye olmak suçundan;
-1 adet Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü 2000/CR-011 sayısına kayden ... liderliğindeki çıkar amaçlı silahlı suç örgütüne üye olmak suçundan;
-1 adet Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü 2001/CR-147 sayısına kayden ... liderliğindeki çıkar amaçlı silahlı suç örgütüne üye olmak suçundan;
-1 adet Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü 2006/CR-081 sayısına kayden Gerceğe Aykırı belge tanzim Etmek ve Gıyabi Tevkifli Olarak Aranan Şahsa yardım ve Yataklık etmek suçundan olmak üzere toplam YEDİ (7) adet suç kaydının olduğu;
02- ... isimli şahsın,
-1 adet Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü 2002/CR-048 sayısına kayden Cürüm İşlemek Amacıyla Teşekkül Oluşturmak, Teşekkülde Görev Almak suçundan kaydının olduğu tespit edilmiştir.
Adı geçen diğer şahıslar ... ve ... hakkında ise her hangi bir kayda rastlanılmamıştır.
2004 yılında ... liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonda ... grubunun; Futbol camiasında bir hakimiyet kurmak amaçlı olarak, kendi aralarında ve futbol camiasından bir takım şahıslarla telefon görüşmeleri yaptıklarının tespit edildiği, bu tespitlerde daha çok ... ’in adının geçtiği, ... ve Gökdeniz KARADENİZ isimli futbolcuların 2006yılında araçlarının kurşunlanması konusu ile ilgili olarak da ...’ in azmettirici olarak adının geçtiği, bu nedenle geçmiş dönemlerde de ... 'in futbol camiasında söz sahibi olmak için çalışmalarının olduğunun görüldüğü, ülkemizde Süper Lig takımlarından birçoğu için ... Şirketi tarafından futbolcu transferleri yapıldığı, ... ’in şirketine bazı büyük kulüplerinin yetki vererek transfer çalışmalarını bu şirket aracılığı ile yürüttüğü, ... 'in ... dışında gayri resmi olarak başka şirketlerinin de bulunduğu, ... ’in ... Şirketi ve kendi kontrolünde olan bir takım Menajerlik Şirketleri bünyesinde bulunan şahısları da etrafına toplayarak bir suç örgütü yapılanması içerisine girdiği, bu şirketler aracılığı ile futbolcu transferlerinde örgütün etkin olduğu, bu transferlerde vasat durumda olan oyuncular icin değerinden yüksek miktarlarda transfer ücretleri ödendiği daha sonra ise bu şirketlere bağlı futbolcuların örgüt adına futbol oynadığı, futbolcunun oynayacağı müsabakalarda iyi oynamaması yönünde talimat verilerek müsabakalarda şike yapıldığı, bu yolla örgütün yüksek miktarlarda haksız kazanç elde ettiği, vasat durumda olan oyunculara değerinden yüksek meblağlar ödenerek transfer yapılması ile ilgili basın yayın kuruluşlarında bir çok haberin yer aldığı, Beşiktaş Spor Kulübünde ... ve ... transferlerinde bu durumun yaşandığı, Beşiktaş Spor Kulubunun Menajeri ... ’in de örgüt ile bağlantılı olduğu, hatta transfer döneminde ... şirketi ile birlikte hareket ettiği yolunda basın yayın kuruluşlarında haberlerin yer aldığı, ...' in, soyadı vasıtası ile ... liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütü yapılanması ile bağlantılı olduğunun kamu nezdinde bilindiği, örgüt tarafından da ... adının bir baskı aracı olarak kullanıldığı, örgütün gayrimeşru alemdeki ününü kullanarak kimi futbolculara baskı yapıldığı, özellikle ... 'in suç geçmişi nedeni ile bazı futbolcuları direk tehdit etmenin yanında müsabakada nasıl oynaması gerektiği konusunda söz söylemesinin dahi futbolcular açısından zımni bir tehdidin varlığını oluşturduğu, futbolcuların bu durumda örgüte karşı gelemedikleri, futbolcuların oynadıkları maçta kaybetmeleri veya iyi oynamamalan yönünde örgüt tarafından tehdit edildiği, futbolcuların maçta oynamaması ve takımın kaybetmesi sonucunda bahis yolu ile bahse konu suç örgütünün yüksek miktarlarda haksız kazanç temin ettiği değerlendirilmektedir ” denilmekte olduğu,
Söz konusu rapor incelendiğinde ...'in 2000'li yıllarda ... üzerinden menajerlik şirketi yönettikleri, bu menajerliği de yetkisiz olarak yürüttüğünden bahisle soruşturma yürütüldüğü ancak ... hakkında yakın bir zamanda bir suç kaydının olmadığı, söz konusu rapora ... ve diğer şahıslara ilişkin duyumların yazıldığı, raporda suç örgütü yapılanmasına girildiği, haksız kazanç elde edildiği, basın ve yayında haberlerin yer aldığı ve ... soyadını baskı aracı olarak kullandığının belirtildiği, yine raporda ... ile resmi olmayan bir görüşmeye dayandırılarak Giresunspor içerisinde gerçekleştiği iddia edilen olaylara değinildiği ancak sanık ...'un söz konusu ithamları somut olarak delillendiremediği, soyut nitelikte kaldığı, ilave delil, tanık veya tutanakla raporun desteklenmediği, netice olarak ...'ın raporu, ...'un raporu, menajerlik şirketi belgeleri ve GBT sorgu sonuçlarıyla beraber İstanbul C. Başsavcılığından soruşturma talimatı istendiği, söz konusu evrakın ..., kısım amiri ..., büro memuru ..., büro amiri ..., şube müdür yardımcısı ... ve şube müdürü ...'ın imzalarıyla birlikte soruşturmaya bakan C. Savcısı ...'e gönderildiği,
Şüpheli ...’un düzenlediği söz konusu rapora istinaden İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 01.12.2010 gün ve B. 05.1. EGM.4.34.33022- 2010/8090-529514 sayılı yazıları ile (Kapatılan CMK 250. Maddesi ile Yetkili) İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından Soruşturma izni talep edildiği Bu talebe ilişkin olarak (Kapatılan CMK 250. Maddesi ile Yetkili) İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından Cumhuriyet Savcısı ... imzalı 02.12.2010 gün ve 2010/2287 sayılı talimatta “İlgi sayılı yazınıza konu soruşturma evrakı Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2010/2287 Soruşturma sırasına kayıt olunmuştur. İlgi sayılı yazınıza konu soruşturma evrakındaki hususların araştırılması, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığımızdan teknik takip kararı talep edilmesi hususları rica olunur ” denildiği,

Sonuç olarak ...'ı raporunun 14/11/2010 tarihinde, Asayiş Şubeden, Organize Şubeye, üst yazının 23/11/2010 tarihinde, ...'un raporunun 30/11/2010 tarihinde, Organize Şubeden İstanbul CBS'ye, üst yazının 01/12/2010 tarihinde ve İstanbul CBS'den organize şubeye, soruşturma talimatının 02/12/2010 tarihinde gönderildiği, illegal bir oluşum adı altında, çıkar amaçlı bir suç örgütünün kurulduğu, bu örgütün yapısı ve faaliyetleri, örgütün eylemleri ve örgüt adına hareket eden kişilerin 1995 ile 2001 tarihleri arasındaki yapmış olduğu eylemler ve bunlara ilişkin deliller belirtilerek, suç şüphesi saikiyle soruşturma izninin alındığı, ancak rapora konu olan güncel olaylar ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmadığı, ...'ın raporunun içeriğinin teyidine yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığı, asayiş şubenin üst yazısında suç örgütleri tabirinin denmediği, sadece şike ve bahis iddialarından bahsedildiği ancak bu evrakın organize şubeye gönderilmesinin suç örgütleriyle mi alakalı yoksa salt evrakın bir kişi tarafından istenmesi sebebiyle mi gönderildiği hususlarının çelişki arz ettiği, aksine organize şubede ise şike ve bahis iddialarından bahsedilmediği, teknik takip ve dinleme yapılabilmesi için suç örgütü hususunun vurgulandığı,
07/12/2010 tarihli sanık ...'in raporunda ilk dinleme talebinde bulunulduğu, bu raporun "İstanbul C.Başsavcılığının Soruşturma No 2010/2287 sayılı soruşturması kapsamında yapılan istihbari çalışmalar sonucu, ... isimli şahsın Giresunspor Başkanlığı yaptığı dönemde bazı yolsuzluklara göz yumduğu, Giresunspor Kulübüne yapılan bağışlar ile bazı futbolcu alım satımları ile kulüp başkanlığı seçimlerinden kısa bir sure önce kulübe usulsüz üyelikler yapıldığı, Giresun Bulancak’ta bulunan ismi henuz tespit edilemeyen bir kuyumcudan 750 000 TL borç adı altında para aldığı ancak geri ödemediği, kuyumcunun da tehdit edildiğinden dolayı parasını almak için kanuni yollara baş vuramadığı, ayrıca ... isimli müteahhitten 2 daire aldığı, karşılığından Kocaelispor Kulübüne ait çekleri verdiği, çekler karşılıksız çıkınca da ...’in hiçbir sorumluluğu kabul etmediği ve daireleri geri vermediği bu durumdan da ... isimli şahsın mağdur olduğu ancak yine korkudan dolayı şikayetci olamadığı, ... isimli şahsın, ... -... - ... ve isimleri şimdilik tespit edilemeyen 2 erkek kardeşi -... - ... -... ve ... isimli şahıslar ile birlikte hareket ettiği, Hakan KARAHAMET’in Giresun Tempo Tv’nin sahibi olduğu, Şener KAÇMAZ isimli şahıstan almış olduğu 100 000 TL tutarındaki parayı geri ödemediği ve Şener KAÇMAZ’ı tehdit etiği, Tempo Tv’nin Giresun’da yayın yaptığı binanın yine 100 000 TL tutarındaki kira borcunu da ödemediği, bina sahiplerinin korkudan icraya baş vuramadıkları, ...’nün 2009 yılında Giresun’da silahla adam yaraladığı ancak adliyeye çıkmadan karakoldan serbest kaldığı, bu durumu da ... ve adamlarınca organize edildiği, ... isimli şahsın 3 erkek kardeş oldukları, Giresun’da çeşitli suçlardan sabıkalı oldukları, tehdit ve haraç alma faaliyetlerini yürüttükleri ve ... adına bu tip illegal faaliyetlerde bulundukları, ... ve ... isimli şahısların, ... adına legal alanda faaliyet gösterdiği, Giresun’da yayın yapan bazı yerel basını ... adına yönlendirdiği, ... isimli şahsın da yine Giresun’da yayın yapan bazı yerel basını ... adına yönlendirdiği, ayrıca Öncu Gazetesini finanse ettiği, Adil ŞAHÎNisimli şahsın Giresun’da çeşitli suçlardan sabıkalı olduğu, tehdit ve haraç alma faaliyetleri yürüttüğü ve ... adına bu tıp illegal faaliyetlerde bulunduğu, Giresun Aktüel Gazetesinde yazı yazan ... ... isimli şahsın, ... ve adamları hakkında yazmış olduğu bir yazı sonrası, ... ...’nin işyerinin ... ve adamları tarafından basıldığı, ... ...’nin önce şikayetci olduğu, daha sonra gelen tehdit ve baskılardan dolayı şikayetini geri aldığı, Gıresunspor’da ... başkanlığındaki yönetimde basın sözcüsü olan ve ... ... isimli şahsın 2010 yılı içerisinde, ... ve ...’in azmettirmesi ile ... ve ... ile adamlarınca dövüldüğü, şikâyetçi olması durumunda hiç ilgisi olmamasına rağmen, aynı zamanda ... isimli şahsın bayan arkadaşı olan Demet isimli bir bayana yapmış olduğu tacizden dolayı dövüldüğü şeklinde kamuoyuna söylenti yayarız tehdidiyle şikayetci olmasının önlendiği, ... isimli şahsın, 2010 yılında yapılan kongre ile ...’den Giresunspor’dan başkanlığı devraldıktan sonra kulüpte defterlerin denetlenmesi için yeminli mali müşavir ... ile 5 000 TL karşılığında anlaştıkları, ...’in bir süre sonra ...’a geri dönerek, kulüpte çok yolsuzluk olduğu, raporlaması halinde geçmiş dönemin büyük sorumlulukları ve hatası olduğu, ancak aldığı tehditlerden dolayı bu raporu tanzim edemeyeceğini söylediği, Giresunspor’da 11 Aralık 2010 tarihinde olağanüstü kongre kararı alındığı, şuanki başkan ...’a ... ve adamlarınca tehdit ve şantajla başkanlığı bırakması yolunda baskılar yapıldığı teyide muhtaç bilgiler elde edilmiştir.
Yapılan calışmalar sonucu,
... in 532 …………., ...’m 532 ……….., ... ‘nün 530 ………., ... isimli şahsın 541 ………., ... isimli şahsın 532 ……….., ... isimli şahsın 532 ……….., ... isimli şahsın 544 …………. ve ... isimli şahsın 536 ……….. numaralı telefonları kullandıkları belirlenmiştir, gereğim arz ederim ” şeklinde olduğu, sanık ...'in raporu ile ilk dinleme talebinde bulunulduğu, rapor içeriğinde "Hem tehdit ve şantajın suçlarının olduğundan bahsedildiği, hem de teyide muhtaç" denmek suretiyle raporun kendi içinde çelişki arz ettiği, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli şahısların karıştığı eylemlerden bahsedildiği, raporda birden çok şahsın birlikte hareket ettiğinin belirtildiği, sonrasında ise birbirleriyle bağlantılı olmayan münferit olaylardan bahsedilerek bu olayların da teyide muhtaç olduğunun belirtildiği, bu şahısların hangi eylemleri birlikte yaptığı, birbirlerini nasıl tanıdıklarının, soruşturma konusu olayla nasıl alakalı olduklarının, haklarında ne tür bir araştırma yapıldığının ve akabinde bu şahısların nasıl bir araya getirildiğinin açıklanmadığı,
Soruşturma tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 135. Maddesinin 1. fıkrasının "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhal Hakimin onayına sunar ve hakim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır." şeklinde olduğu, bu hali ile söz konusu raporda bahsi geçen olaylar hakkında öncelikle başkaca soruşturma usulleri ve delil toplama yöntemleri kullanılarak olayın araştırılması gerektiği ancak tüm uğraşlara rağmen başkaca delil elde edilme imkanı olmadığı durumlarda CMK 135'in uygulanabileceği, ancak rapor içeriğine bakıldığında başka suretle nasıl delil elde edilemediği hususları raporda belirtilmeden adı geçen şahıslara ait kayıtlı bulunan cep telefonları üzerinden dinleme talep edildiğinin anlaşıldığı,
Söz konusu raporun sanık ... tarafından hazırlanmadığı, öncesinde bilinmeyen bir şahıs tarafından hazırlanarak çıktı alındığı, ardından sanık ...'in kendi el yazısıyla isim, tarih ve imza atmak suretiyle ve hatta numara hatalarını düzeltmek suretiyle raporu tanzim ettiği, şike, bahis, TFF ve diğer kulüplerle alakalı tek suç örgütü liderinin ..., diğer şahısların ise suç örgütü adına hareket eden kapsamında nasıl bir araya getirildiğinin, hangi delillerin kullanıldığının, kuvvetli suç şüphesinin ne olduğunun anlaşılmadığı, rapora konu eylemlerin olduğu yerin Giresun ili olduğu, bir kısım eylemlerin tarihinin belirtilmediği ancak tüm eylemlerin teyide muhtaç olarak yazıldığı, bu haliyle teyit yapılmadan teknik takip talebinde bulunulduğu, kulüplerin yolsuzluklarıyla alakalı mali inceleme, tehdit ve şantaj iddiaları için HTS analizi, darp, cebir olaylarıyla alakalı adli doktor raporları, basın yayınla alakalı örnek haber başlıkları, kira borcuyla alakalı kira sözleşmesinin temini, adliyeye veya kolluğa yansıyan olaylarla alakalı ilgili dosya numaralarının temin edilebileceği ancak bu hususların hiçbirinin yapılmadığının anlaşıldığı, Sanık ...’in tanzim etmiş olduğu rapor içeriğinde bulunan hususlarla alakalı soruşturmanın en başında araştırma yapılması gerektiği ancak yaklaşık 7 ay boyunca iletişim tespiti ve kayıt altına alınma çalışmaları ve gizli izleme faaliyetlerinin sürdürüldüğü, operasyondan önceki ay Giresun İl Emniyet Müdürlüğüne KOM Şube Müdürlüğüne 2010/2287 sayılı soruşturmaya istinaden 02.06.2011 tarih ve “Bilgi Talebi” konulu yazı ile "a-) 2009-2010-2011 yıllarında adli mercilere intikal etmiş bütün dosyaların onaylı birer suretinin gönderilmesi,
b-)... isimli şahsın 2009 yılı içerisinde herhangi bir silahla yaralama eylemine karışıp karışmadığının tespiti, var ise dosyanın onaylı birer suretinin gönderilmesi,
c-)... CİCİ (Giresun Aktüel Gazetesi Yazarı) isimli şahsa yönelik meydana gelen herhangi bir adli vakanın olup olmadığının tespiti, var ise dosyanın onaylı bir suretinin gönderilmesi,
d-)... ... (Giresunspor Kulübü Basın Sözcüsü) isimli şahsa yonelik meydana gelen herhangi bir adli vakanın olup olmadığının tespiti, var ise dosyanın onaylı birer suretinin gönderilmesi,
e-)Bulancak ilçesinde kuyumculuk yaptığı değerlendirilen Turgay DEMİRCİ’nin (müşteki konumunda olabilir) Sayısal Loto’dan 1.500.000 TL para kazanması sonrası ... tarafından 750.000 TL yağmalandığı yönünde istihbari bilgi toplanılması,
f-)...’in ...’dan (müşteki konumunda olabilir.) 100.000 TL para alarak yağmaladığı yönünde istihbari bilgi toplanılması,
g-)Hakan KARAAHMETisimli şahsm ev ve/veya işyeri sahiplerini tehdit etmek suretiyle kira ödemediği yönünde istihbari bilgi toplanılması, (müşteki konumunda olabilir.)
h-)Giresunspor Kulübünde malzemeci olarak görev yapan ......?’ın (müşteki konumunda olabilir) maaşını istemesi sonrasında tehdit edildiği yönünde istihbari bilgi toplanılması ve şahsın acık kimlik bilgilerinin tespitine yönelik çalışmanın yapılması ” istendiği,
Sanık ...’in tanzim etmiş olduğu rapor içeriğinde bulunan hususlarla alakalı soruşturmanın en başında araştırma yapılması gerektiği, yukarıda kanun maddesinde de belirtildiği üzere CMK 135 tedbirine başvurulmadan önce başkaca usullerin kullanılarak raporda yer alan hususların aydınlatılmaya çalışılması gerektiği, bu yönde bir çalışma yapılabilmesinin önünde hiçbir engel yokken soruşturma başlangıcında bu hususlarda herhangi bir çalışma yapılmadığı, yaklaşık 7 ay boyunca iletişim tespiti ve kayıt altına alınma çalışmaları ve gizli izleme faaliyetlerinin sürdürüldüğü, operasyondan önceki ay Giresun İl Emniyet Müdürlüğüne KOM Şube Müdürlüğüne soruşturmanın en başındaki raporda yer alan hususların araştırılması için yazı yazıldığı, oysa ki soruşturmanın ilk başlangıç aşamasında yazılan raporlara bakıldığında bu konudaki araştırmaların öncelikle yapılarak teyit edilmesi gerektiği ancak operasyondan 1 ay önce soruşturma başlangıcındaki hususların araştırılmasının, burada yaşanan ve soruşturulması gereken olayların FETÖ/PDY'nin amaçları doğrultusunda örgütsel saik ile asıl yapacağı operasyonda kullanmak için FETÖ/PDY tarafından bir basamaktan ibaret olarak görüldüğünü destekler mahiyette olduğu, teyide muhtaç bilgiler kullanılarak CMK 135 ve CMK 140 kararlarının alınmasının sağlandığı,
Şike ve teşvik fiillerinin ceza mevzuatına ilk olarak 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6222 sayılı yasa ile girdiği, bu yasanın 23. Maddesi ile şike ve teşvik suçlarının katalog suçlar arasına alındığı, bu gerekçe ile de bu suçlar bakımından usulüne uygun olarak bir dinleme yada teknik takip kararı alınması gerektiği, Soruşturmanın başlangıç tarihlerindeki CMK 135 ve CMK 140 maddelerine bakıldığında şike ve teşvik suçlarının katalog suçlardan olmaması sebebi ile bu suçlar bakımından CMK 135 ve 140 kararlarının alınamayacağı, yapılan taleplere ve alınan kararlara bakıldığında ise kararlar ve taleplerinin TCK'nın 220. Maddesi kapsamında alındığı, alınan kararlarda şahsın örgüt içerisindeki konumu değerlendirilmeden örgüt üyesi ya da yöneticisi olması bakımından herhangi bir ayrım yapılmadan taleplerde bulunulduğu, oysa ki soruşturma tarihinde TCK 220/2 bakımından örgüte üye olmak suçunun katalog suç dışında tutulduğunun anlaşıldığı, tüm dinlemelerin bu yüzden suç işlemek amacı ile örgüt kurmak suçu bakımından yapıldığı, sanık savunmalarında kendilerinin yargı makamı olmadıklarını, bir şahsın örgüt yöneticisi mi yoksa üyesi mi olduğu hakkında adli makamların yargılama sonucunda karar vereceğini, bu hususun o aşamada anlaşılamayacağı şeklinde savunma yaptıkları, ancak böyle bir kabulün yasanın TCK 220/2 de düzenlenen örgüt üyesi olmak suçunu katalog suçlar kapsamı dışında bırakmak amacı ile örtüşmeyeceği, bu şekilde ki yorum ile herkesin suç işlemek amacı ile örgüt kurmak suçu bakımından CMK 135-140 kapsamında sokulabileceği sonucunun doğacağı, bunun ise yasanın amacı ile örtüşmeyeceğinin izahtan vareste olduğu, soruşturma aşamasında da yapılan taleplerde şahıs ile ilgili eldeki delillerin değerlendirilmesi sonucunda soruşturmayı yürüten makamların şahsın örgüt içindeki konumu hakkında değerlendirme yapabileceği,
FETÖ/PDY'nin örgütsel saiki ile gerçekleştirilen bu soruşturma bakımından yukarıda açıklandığı üzere soruşturma başlangıcında şike ve teşvik eylemleri bakımından CMK 135 ve CMK 140 kararları alınamayacağı için ...'ın tuttuğu ilk rapor ve bağlantılı olarak devam eden sonraki raporlarda belirtilen ve Giresun İlinde yaşanan olaylar ile ilgili olarak TCK 220 kapsamında CMK 135 ve CMK 140 taleplerinin yapılarak kararların alındığının değerlendirildiği, Giresun ilinde yaşanan olayları, şike ve teşvik olaylarına bağlamak için bir çaba gösterildiği ve dinleme ağının genişletilerek asıl amaçlana kişilere bu şekilde ulaşıldığı, bu hususta dosya sanıklarından ...'ın 20.04.2016 Tarihli Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadede özetle ”2010 yılının kış aylarına kadar bahse konu soruşturmanın giriş raporu ile ilgili çok net suçlara rastlamadıklarını bu şekilde dinlemeye devam ettiklerini, hatırlamadığı bir ayda soruşturma bürosunun federasyon başkanı ... hakkında iletişim dinleme kararı aldırarak soruşturmaya dahil ettiğini, aynı soruşturma bürosunun ... hakkında da iletişim dinleme kararı aldırdığını, soruşturmanın bundan sonra değiştiğini, ... ile diğer iki şahıs arasında ki dinleme raporunun konusunun farklılık arz ettiğini, ... hakkında iletişimin dinlenmesine başlandıktan sonra, karşı numaralardan düşen şahısların iletişim dinleme kararı alınmasının hızlandığını, büro amiri ile grup amirlerinin emirleri ile bir çok şahıs hakkında iletişim dinleme kararı alındığını ve soruşturmanın bir anda şike konusuna döndüğü” şeklinde ifade verdiği, aynı şanığın mahkememiz de yaptığı savunmasında bu hususta önceki beyanlarını tekrarlar nitelikte "soruşturmanın ilk giris raporunu okuyup iletişimi dinleme çalışmalarına başladım, dosya ... ve diğer şüphelilerin spor camiasında bahis, şike gibi konularda illegal faaliyetleri ile ilgiliydi. Şüphelilerin görüşmeleri ilk giriş raporu ile kısmen örtüşüyordu. Dinleme görevlisi açısından rutin bir soruşturma olarak hatırlıyorum. Bu soruşturmanın seyri ve konusu ... ve ... hakkında iletisim tespit kararı alınması yönünde rapor tanzim edilmesi ile değişmeye başladı. İlk giriş raporu ile bu şahısların konumu çok örtüşmüyordu, daha önceki dosyalarda da elde edilen delillerle o anda soruşturmayla çok ilgisi olmayan şahıslar şüpheli yapılarak farklı konuda genişleyen ve sonradan ayrılan çok sayıda soruşturma yasadığım için o şartlarda diğer soruşturmalardan farklı rutin bir dışı durum olarak görmedim sadece şahısların kamuoyunda tanınmış bir sima olmaları dikkatimi çekti. Emniyet ifademde ...'in raporunun ilgisli suç örgütü bürosu tarafından yazıldığını söyledim, karşı numaradan düşmeyen şahıslarla ilgili raporları suç örgütleri bürosu yazdığı için o görüşmede de karşı numara düşmeyip şahsın gıyabında yazılmasından dolayı bu şekilde hatırladım; bunu düzeltiyorum iddianame eklerinde gördüm, rapor bizim büromuzca yazılmıstır. Şüpheliler hakkında gıyabında geçen konuşmalara göre rapor tanzim edilmesi az rastlanan bir durum olduğu için aklımda kalmıştır. ... hakkında iletişim tespit kararı alınması için düzenlenen raporu ilgili suç örgütü bürosu yazmıştır. Bu aşamadan sonra ilgili suç örgütleri bürosunun da katkısıyla ilgili amirlerin emri ile birçok şahsa ve spor camiasına yönelik iletişim tespit kararları alınınca sorusturma hızlı şekilde genişledi ve ilk rapor konusu dışına çıkıp iki farklı konu haline geldi. Bu durumla ilgili ilerleyen günlerde grup amirine örgüt lideri konumundaki şahısla, sonradan soruşturmaya dahil edilen şahısların irtibatlı olmadığı bilgisini verdik. İlgili grup amiri soruşturmanın şike konusunun gelişimine göre kovuşturma aşamasına ayrılacağını, dinleme kararlarını yine bu sorusturma üzerinden alacaklarını söyledi, ben de görev tanımım gereği olan emirleri yerine getirmeye devam ettim.” şeklinde savunma yaptığı, anlatılanların dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde, soruşturma sonucunda ulaşılması gereken hedef kişilerin soruşturma başında belirlendiği, soruşturmanın asıl amacının suçu ortaya çıkarmak değilde örgütsel saikler doğrultusunda kamuoyunda kargaşa meydana getirebilecek ve çeşitli kulüpleri ve taraftar gruplarını karşı karşıya getirebilecek bir araç olacak şekilde şike ve teşvik iddialarını gündeme getirerek bu iddiaların FETÖ/PDY'nin amaçları doğrultusunda kullanılmak istendiği, anlaşılmaktadır.
Dinlenmek istenen ... şirketinin İstanbul adresi olduğu ancak diğer teknik takip talebinde bulunulmak istenilen kişilerin Giresun ve Amasya ilinden olduğu, bu kapsamda söz konusu kişilerin Giresun'da bulunup eylemlerinin Giresun'da gerçekleştirip sadece menajerlik şirketinin ofisinin İstanbul'da olması sebebiyle suç örgütünün İstanbul üzerinden hareket ettiği şeklinde çıkarımın çelişki arz ettiği, bu durumun mahkememizce operasyonun İstanbul İlinden yürütülmek istendiği şeklinde değerlendirildiği, soruşturmanın bu şekilde başlatılarak CMK 135 ve CMK 140 kararları ile sürdürüldüğü,
Soruşturma kapsamında yapılan bir kısım işlem ve eylemlere bakıldığında;
-Cumhuriyet Savcısı ...'ün yazdığı müzekkere içeriğinde İstanbul CBS'den organize şubeye yazılan yazının dosyaya ve kişiye özel bir müzekkere olmadığı, bir şablon çıkartılıp veya söz konusu yazının emniyet tarafından yazılıp adliyeye getirildiği, sadece değişiklik yapılacak olan kısımlarının son anda alınacak evrak numaraları kısımları olduğu, emniyet müzekkeresinin yazıldığı aynı gün organize şubeden İstanbul CBS'ye, oradan nöbetçi mahkemeye, kararın alınmasından sonra yine İstanbul CBS üzerinden organize şubeye evrak silsilesinin tamamlandığı, söz konusu yazışmaların 1 gün içerisinde ve İstanbul şartlarında çok hızlı bir şekilde ikmal edildiği, dinleme numara kısımlarının boş bırakıldığı, söz konusu şablonda bu boşlukların sonradan elle yazılmak suretiyle tamamlandığı, emniyet müzekkeresinden gelecek "8405" sayılı evrak numarası ile yine mahkemeden alınacak "2539" sayılı karar numaralarının önceden bilinemeyeceği, bu haliyle şablona sonradan elle yazıldığı, zira bu yazışmaların UYAP'tan oluşturulmayarak gizlilik ve CMK'nun 250. maddesi adına görevli birimler olarak elle sistem dışı yazıldığı, benzer şekilde İstanbul C. Savcısının müzekkeresinin de aynı formatta bir bilgisayar çıktısı olduğu, cumhuriyet savcısının kim olduğu bilinemeyeceği için elle yazıldığı, aynı gün gelen ve katip tarafından yazılacak bir evrakın içeriğinde Cumhuriyet Savcısının isminin elle yazılmasının adliye işleyiş içerisinde olağan bir durum olmadığı, aksine emniyet tarafından yazılan bir yazı içeriğinde söz konusu yerin boş bırakılmasının öngörülebileceği, zira adliye içinde sistem dışı yazılsa dahi söz konusu katip tarafından Cumhuriyet Savcısının sonradan elle eklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
-Yine dosya sanıklarından birinin mahkemeye sunmuş olduğu 2010/2287 sayılı soruşturma dosyasının 18.07.2011 tarihli Savcı ... Berk imzalı organize şube müdürlüğüne hitaben müzekkeresinin bulunduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kolluk birimine yazılan sistem içi veya sistem dışı (UYAP) savcılık müzekkeresinde tarih kısmının ''...707/2011'' şeklinde, ilgi yazısının ''Şube müdürlüğü ..../07/2011 tarih ve....'' şeklinde gün kısımlarının boş bırakıldığı ve sonradan el yazısı ile doldurulduğu, yine Cumhuriyet savcısının adı, soyadı ve imzasının olduğu bir evrakta sol üst köşede el yazısı ile ''...'' şeklinde not düşüldüğü, adliye içinde katip tarafından yazılan bir müzekkerede emniyet ilgi tarih ve sayı yazılı evrakın tarihinin tam olarak bilgisayar ile yazılacağı, zira evrakın emniyetten çoktan gelmiş olacağı, yine yazılan müzekkerelerde tarih kısmının bilgisayar ile tam olarak yazılıp cumhuriyet savcılarına imzaya fiziken veya UYAP üzerinden gönderileceği, kaldı ki kendi imzasına açılan ve adı-soyadı müzekkere sonunda yazılı olan bir savcılık evrakının üstüne ayrıca savcı isminin yazılmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, aksine savcılık evraklarının dahi kolluk birimleri tarafından önceden hazırlanmak suretiyle adliyeye getirilmesi halinde emniyet ilgi sayılı yazısının bilgisayardan hazırlanabileceği, ancak amirlerinin hangi gün imza atacağı belli olmadığı için "...707/2011" şeklinde gün kısmının boş bırakılıp sonradan elle doldurulduğu, yine cumhuriyet savcısı tarafından müzekkerenin hangi tarihte imzalanacağı belli olmadığı ve tarihsel sıralamada hata olmaması için yine ''..707/2011'' şeklinde müzekkere gün kısmının boş bırakıldığı,
-Örgüt tarafından emniyet birimlerinin yargı birimlerinin de yerine geçerek tüm yazışma faaliyetini kontrolünde bulundurduğu, tüm davaya konu soruşturma faaliyeti kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kolluk birimlerinden bağımsız, kolluktan istem olmaksızın hiçbir talepte bulunmadığı, red kararı verilen mahkeme kararının dahi kontrol edilmeksizin dinleme kararı verilmiş gibi kolluğa gönderildiği, bu haliyle sanıkların şekil şartlarının, hukuka uygunluğun denetimi gibi tüm sorumluluğu yargı yetkililerine bırakarak sorumluluklarının olmadığı şeklindeki savunmalarının suçtan kurtulmaya dönük savunmalar kapsamında kaldığı, kaldı ki tanık beyanlarıyla da sabit olmak üzere emniyet yapılanmasının yargı yapılanmasından bağımsız yada ayrı düşünülemeyeceği, tüm faaliyette bulunan kolluk personeli ile yargı personelinin fetö silahlı terör örgütü bünyesinde soruşturmanın yürütülebilmesi için kritik birimlerde, birbirlerinden haberdar ve yapılan görevlerde uyumlu çalıştığının anlaşıldığı,
-Benzer şekilde sistem dışı yazılan İstanbul 13. ACM dinleme kararında emniyet yazısı numarası olan ''8405'''in ve teknik takip numarası olan ''2539'''un önceden bilinememesi sebebiyle söz konusu yerlerin boş bırakıldığı ve sonradan şablon üzerinden elle yazıldığı ancak söz konusu soruşturmanın numarası olan 2010/2287 yazısının bilgisayardan yazılarak çıktısının alındığı, emniyet resmi yazısı gibi son anda yazılan, normal prosedür gereği bilinmesi gereken numaraların bilgisayardan yazılarak çıktı alınarak yazılması gerektiği ancak İstanbul CBS'de hangi soruşturma numarasına düştüğü emniyet tarafından önceden bilinmemesi üzerine söz konusu yerin boş bırakılarak elle yazılması gerektiği ancak önceden hazırlanan ve adliye açısından da bilgi sahibi olunan soruşturma dosyası hakkında sonrasında çok sayıda dinleme kararı istenilmesi düşünülen bir evrakta soruşturma numarasının da şablona eklendiği ve daha ilk dinleme talebinde savcılık ve mahkeme makamlarınca da soruşturma numarasının bilinip söz konusu talep ve karar şablonlarına eklendiği anlaşıldığı, bu haliyle soruşturmanın amacının genişleyeceği ve gideceği yönün emniyet tarafından yargı makamları gibi bilindiği, sonuç olarak 08/12/2010 tarihinde aynı gün içinde emniyet, savcılık, mahkeme, tekrar savcılık ve tekrar emniyet ve KOM daire başkanlığı yazılarının ikmal edildiğinin anlaşıldığı, mahkeme dosyası kapsamındaki yetersiz evraklar, raporlar ve kanaatlere rağmen başka suretle delil elde edilemeyeceği gerekçesi yapılmak suretiyle usulüne uygun olmayan dinleme sürecinin başladığının anlaşıldığı,
-Sanık ...'un 2. raporuyla ilk dinleme talebindeki gibi yeni cep telefon numaralarının bulunduğunu ancak bu yeni delile rağmen isnadın eski, soyut ve belgesiz olacak şekilde tekrar edildiği, söz konusu 10/12/2010 tarihli rapora istinaden üst yazının 11/12/2010 tarihinde emniyetten gönderildiği, aynı gün savcılık, mahkeme kararı, yeniden savcılık ve emniyet yazışmalarının tamamlandığı ancak savcılık müzekkeresinde C. Savcısı ...'e ait imzanın olmadığı ve ilk bakışta farklı olduğu değerlendirilen isimsiz bir imza ile müzekkere evrakı ile gönderildiği, bir önceki anlatılan yazışma şablonlarının ve boş bırakılan yerlerin benzer şekilde bu müzekkerede de doldurularak gönderildiği, söz konusu rapordaki kişilerin büyük çoğunluğunun İstanbul dışı kişiler ve yerler olduğu, menajerlik şirketi çalışanlarının örgüt üyeleri gibi gösterildiği, söz konusu yeni taleplerde aynı kişilere ait yeni numaralar odaklı dinleme faaliyeti ağının genişletildiği, sadece yeni numaralar tespit edilerek yeni bir delil ve yeni bir kişi eklenerek delillendirme yapılmadığı ve soruşturmanın genişletildiğinin anlaşıldığı,
-Örneğin 2010/2744 TTK numaralı dinlemede ... isimli kişinin cep telefon numarası diye rapora başlanıldığı, ... isimli şahsın bu numarayı kullandığının tespit edildiği ancak iletişimin tespitinde bu tespite yönelik tape kaydı veya bu hususun ne zaman belirlendiğine dair bir tarihin olmadığı, ancak farklı kişi tespit edildiği halde dinlemeye devam edilip suç unsuru da ayrıca bulunamaması sebebiyle sonlandırma raporu tanzim edildiğinin belirtildiği, bu haliyle yanlış kişinin dinlenmesi sebebiyle derhal sonlanması gereken dinlemenin usulsüz bir şekilde devam ederek suç delili bulunamaması üzerine bitirildiğinin anlaşıldığı, söz konusu raporun 115038 ve 117781 ve 114748 aidiyet numaralarıyla imzalandığı, sonrasında ..., ..., ..., ..., ... ve ... silsilesiyle sonlandırmanın istendiği,
-İstanbul 11. ACM'nin 2010/2214 TTK numaralı kararında 29/12/2010 tarihinde talebin reddi kararı çıktığı, ... Akar adına kayıtlı .... nolu açık kimlik bilgisi bilinmeyen telefon kullanıcısının dinleme talebinin reddine kararı verildiği, bu haliyle mahkemeler tarafından telefon kullanıcı bilgisi bilinmediğinde ret kararı verilebildiğinin anlaşıldığı, söz konusu kolluk raporunda bu kişinin X şahıs olarak geçtiği ancak ret kararı verilen mahkeme kararının bile İstanbul CBS'den organize şubeye müzekkere yazılmak suretiyle dinleme talebi yapılıyormuş gibi aynı gün gönderildiği, bu haliyle yargı birimlerinin soruşturma sürecinde aktif olarak bir rol almadığı, sadece emniyetin istemlerinin yerine getirilmesinde aracılık teşkil ettiği ve evrakların okunmadığının anlaşıldığı,
-01/01/2011 tarihli raporda ...'ın kim olduğunun belirtilmediği, kimlik bilgilerinin olmadığı, ustun_63@hotmail.com e-posta adresi hakkında eksik bilgilerine rağmen mahkemece takibine yönelik karar verildiği, bu bilginin hangi numaralar tarafından nasıl paylaşıldığı, suçla ilgisinin ne olduğu veya hangi görüşme tapesinde geçtiğinin yazılan raporda belirtilmediği, sadece şablon olarak yazılan yazının altına 2 paragraf ekleme yapılmak suretiyle yeni talep raporu tutulduğu, ..., ..., ..., F. ..., M. ..., A. ..., A. ..., N. ... imzalarıyla resmi yılbaşı tatili olmasına rağmen ve yine gecikmesinde sakıncalı hal olup olmadığı belirtilmeden evrakların istem olarak gönderildiği, yine 2011/2 TTK numaralı e-posta izlemesi istenen kişilerin dinleme bölümünde hali hazırda açık kimlik bilgilerinin bulunduğu ancak yine tapesi olmadan ve geçmişteki açık kimlik bilgileri belirtilmeden karar verildiği, genel olarak tutulan raporlarda dinlenen kişinin sadece yeni bir kişiyle bir kez konuşmasının yeni dinleme kararı alınması için yeterli olduğu, bu hususta yukarıda savunmaları anlatılan sanık savunmalarında 2. bir talimat almaksızın yeni tespit edilen tüm numaraların iletişimin dinlenmesi ağına dahil edilmesi talimatı aldığının beyan edildiği,
- ... isimli şahsın 29/12/2010 tarihinde ''yurt dışındayım'' şeklinde bir beyanda bulunduğu, 03/01/2011 tarihinde ise ...'in İstanbul'da bulunan ... şirketinin sabit numarası olan 0212 .... numaralı telefonun dinlenmesinin talep edildiği, bu haliyle yurt dışında bulunan bir şüpheli için hangi saikle ve ne amaçla dinlenme talep edildiğinin anlaşılamadığı, ... isimli şahsın yurt dışında olup, sabit hattı olan ... şirketinin dinlenmesi üzerine buradan şüpheli şahsın olmadığı bilindiği halde şirket çalışanı ...'ye ulaşıldığı ve buradan söz konusu kişinin dinleme ağına dahil edilmesi talebinde bulunulduğu,
-14/01/2011 tarihli raporda X isimli şahsın ... ile görüştüğü ama bu şahsın nasıl tespit edildiğinin belli olmadığı, akabinde bu şahsın raporda Veysel Bodur olduğu şeklinde bir tespitin yazıldığı ve dinlenilmesi istendiği, söz konusu şahsın hangi tape ile görüştüğü, kimlik bilgilerinin nasıl tespit edildiği, görüşmedeki suç içeriği ve delil durumunun rapordan anlaşılamadığı, ''........ olabileceği'' şeklinde genel geçer ve şablon yazılardan oluşan bir raporun tutulduğu,
-... isimli bir şahsın 0533 .... 80 numaralı hattı ile alakalı 2011/263 TTK numarası ile hakkında 25/01/2010 tarihinde tutanak tutulduğu, söz konusu tutanakta yanlış ... isimli şahsın farklı bir numarası üzerinden dinleme talep edildiği, rakam hatası olan bu talebin dahi kararının alınabildiği, savcılık ve mahkeme aşamalarından geçip TİB üzerinden nasıl dinleme kararı verildiğinin anlaşılamadığı, söz konusu hatanın sonlandırma talebi ile düzeltilmeye çalışıldığı,
-04/02/2011 tarihli tutanakta dinlemesi istenen ...'e ilişkin dinlenen şahıslardan birinin doğrudan bir iletişimin tespiti durumunun bulunmadığı, TFF başkanının yine dinlenen ... ile doğrudan bir irtibatının olmadığı ama telefonda bu şahsın ... ile görüştüğünün bildirildiği, kolluk tarafından bu görüşmenin yine delillendirilmediği, eğer ki görüşmemiş veya karşı tarafa görüşüldüğüne dair bir intiba verilmiş ise dinlenilmesi istenen kişinin yine ... ve suç örgütünün içinde nasıl yer aldığının delillendirilmediği, rapor yazılarak dinlenmesi istenenler üzerinde söz konusu ismin doğrudan ya da dolaylı olarak geçmesinin iletişimin tespiti ağına doğrudan irtibatı olmadığından dolayı dahil edilemediği ancak dolaylı olarak eklenmeye çalışıldığının anlaşıldığı, hazırlanan raporda bir delilin veya belgenin sunulmadığı, konuşmaların başka bir yerden teyit edilmediği, oluşturulan suç örgütüyle ilgili bir irtibatın sağlanmadığı, yorum veya başkaca iki kişinin kendi arasındaki diyaloğu üzerinden 3. bir kişinin dinlenmesine geçildiği ve somut ve doğrudan bir bağın raporda bulunmadığı, hukuki olmayan bir rapor tutulmak suretiyle kolluk tarafından istemde bulunulduğu,
-16/02/2011 tarihli raporda ... ile ...'in yakın ilişki içinde oldukları, bunun genel bir kabul gördüğünün belirtildiği, bu hususun tutanaklarda rutin olarak yer almaya başladığı ve kolluk istem raporlarında şablona eklendiği,
-Sanık ... tarafından 16/02/2011 tarihli tutanakta hali hazırda ...'in dinlendiği, bu kişinin ... ile görüştüğünün söylendiği ancak tarafların konuştuğu söylenen konuların bir suç örgütü oluşturup oluşturmadığı, ... ve Giresun ile alakalı ve soruşturmanın asıl başlangıç konularıyla alakalı olup olmadığı ve gerekiyorsa bir tefrik kararı verilip verilmeyeceği işlemlerine bakılmadığı, başkaca bir delil elde edilip edilemeyeceği ve doğrudan görüşme içeriğinde bir suç delilinin olup olmadığı hususlarının raporda yazılmadığı, aksine doğrudan iletişim tespit ağına dahil edilecek kişinin sadece bir telefon konuşması yapması veya iki şahıs arasında geçen bir konuşmada üçüncü bir kişinin adının geçmesinin yeterli görüldüğü, hangi suç örgütüne kimin liderlik yaptığı, kimin mağdur olduğu, delillerin neler olduğu ve bu şüphelerin de başkaca bir yerden teyit edilme durumlarının olmadığı, ilk dinlemeler ile son tespitler arasında illiyet bağı bulunmadığı, yer, kişi, zaman hususlarının soruşturma kapsamında karşılanmadığının anlaşıldığı,
-16/02/2011 tarihli tutanakta şube müdür yardımcısı ...'nun her iki şahıs hakkında ''....... şeklinde duyumlarının alındığı'' yazarak rapor düzenlendiği, bu dinlemeyi kimin yaptığının, duyumların nasıl alındığının ve şube müdür yardımcısı düzeyinde rapor tutulmasının ne derece olağan ve kolluk bünyesinde rutin bir işlem olduğunun anlaşılamadığı,
-06/03/2011 tarihinde ... ve yanındaki kişilerin iletişimin tespitinin uzatıldığı, ilk uzatma kararının C. Savcısı müzekkeresinde şablon yazılar şeklinde verildiği, içerik ve detay bilgisinin paylaşılmadığı "yapılmasına, uzatılmasına..." ibaresinin ortak olarak kullanıldığı, sadece tarih ve mahkeme kararlarının elle yazıldığı, yazı karakteri, renklendirme, koyulaştırma, paragraf giriş çıkışları gibi yazım şeklinin adliye içerisindeki UYAP veya UYAP dışı UYAP doküman editörüyle uyumlu olmadığı, kolluk birimleri tarafından yazılmış olabileceğinin değerlendirildiği, yine kolluk yazıları ile savcılık ve mahkeme yazıları arasında da "Ö, Ü, İ" harflerinin emniyet yazışmalarında olmadığı, "O, U, I" şeklinde benzer yazım hatalarının bulunduğu, aynı yazım şekillerinin emniyetten savcılık ve mahkeme kararlarına da sirayet ettiği, örnek olarak "ISTANBUL, Gıresun, Şuphelı, Itıbaren, Telekomunıkasyon Iletısım, Kanunı Dınleme" gibi hususların mahkeme dosyalarındaki aslı gibidir yaptırılan evraklar üzerinden görsel olarak tespit edildiği, yine emniyet raporunda da mahkeme kararında da "Ozden TUTUNCU" şeklinde yazıldığı, (İstanbul 10. ACM 2011/549 TTK) ILETİŞİMİN DINLENMESI KARARI, ... Yuksel EKŞİOĞLU gibi yine adres bilgilerinde kelimeler arası boşlukların, karakter bitişikliğinin ve rakamlar arasındaki boşlukların birebir aynı olduğu, (İstanbul 10. ACM 2011/550 TTK) kolluk müzekkerelerinin İstanbul CBS istem yazıları ile birebir aynı olduğunun görüldüğü,
-02/03/2011 tarihli rapor ve üst yazıda gerek Tamer, Mümtaz, Levent isimli şahısların kimlik bilgilerinin net olarak bulunmadığı ve gerekse sistemde kayıtlı numaraların başkaca kurum, şirket veya kişiler adına çıktığı dikkate alındığında sadece 1 kez dinlenen bu kişilerle görüşmenin bu tespit edilen isimdeki şahıslarla nasıl sağlandığı, hangi görüşmenin suç, hangi şüphelinin ne eylemde olduğunun birbirleriyle irtibatlanmadan sadece telefon görüşmelerine takılması sebebiyle dinleme ağının genişletildiği ve bu hususta savcılık ve mahkemece de karar verildiği, benzer şekilde İstanbul 14. ACM'nin 2011/546 TTK numaralı kararında da Halil isimli şahsın eksik bilgilerle dinlemesine karar verildiği,
-07/03/2011 tarihli tutanakta 14/01/2011 tarihli konuşmanın ve SMS'in sansürlenmediği ancak bir önceki raporda bu kısımların sansürlendiği, sinkaflı hareketlerin suç unsuru içermediği, yine yeni dinleme istenen kişi ve numaraların da uyumsuz olduğu ve görüşme ile yazılan rapor arasındaki sürenin 2 ay kadar bekletildiğinin anlaşıldığı,
-4/03/2011 tarihli raporda herhangi bir dinleme yapılmadan veya dinleme yapılan tapeyi delil olarak sunmadan eski şablon yazışmalar üzerindeki yazılarla kısa bir rapor hazırlandığı, Fenerbahçe kulübüne ait sabit bir hattın şüpheli bir kişi tarafından kullanıldığı, bu kişinin sadece kulüp başkanı sıfatıyla söz konusu hattı bireysel olarak nasıl kullandığının tespit edilmediği, aksine subjektif bir değerlendirme yapılmak suretiyle bütün bir kulüp kullanımında olan hattın bireysel numara gibi emniyetten istemde bulunmak suretiyle aynı gün dinleme ağına dahil edildiği,
-15/03/2011 tarihli raporda ... isimli şahsın X şahısla bir irtibatının olduğu, 0216 .... 77 nolu bir iş yeri numarasının söylendiği, bu numaranın KYBELE A.Ş isimli bir şirkete ait olduğu, bu hatta ait şirket bilgilerinin gerçekten şüpheliye ait olmadığına ilişkin araştırma yapılmadan ve şüphelinin geçici olarak mı yoksa kalıcı olarak mı bu şirket üzerinden görüşme yaptığı bilgisi teyit edilmeden söz konusu numaranın dinleme ağına dahil edildiği,
-06/04/2011 tarihli raporda ...'in Haldun isimli bir şahısla 0533 17 olan bir numaradan görüştüğü ancak söz konusu raporda bu numaranın yanında bir de 0533... 33 olan bir başka numaranın da bu şahıs ile ilişkilendirilip dinlenmek istendiği, bu hususla alakalı bir dinleme tapesinin bulunmadığı, delillerin ortaya konulmadığı, tarafların dinlenen bir numarası veya konuşma içeriğinden ikinci bir numaranın tespitinin yapılmadığı, aksine aranılan kişinin Haldun Şenman adına kayıtlıyken diğer dinleme talep edilen numaranın kaydının bulunmadığı, bu haliyle 0533 ... 33 numaralı gsm hattı üzerinden usulsüz talep ve istemle mahkeme kararı verildiği, (14 ACM 2011/1053 TTK no 07/04/2011 tarih) söz konusu numaranın süresi dolm
ce ...'nın Can Aratlı ile irtibatlı olduğu, ...'nın ... ile konuşmasında, İbo, ..., ... kelimelerinin geçtiği, bu isimlerden bir takımın futbolcuları denilerek tek bir telefon görüşmesi içeriğiyle 4 kişi hakkında dinleme talebinde bulunulduğu, bu haliyle bir olay hakkında doğrudan bir irtibatı veya bağı olmayan kişilerin doğrudan dinleme ağına dahil edilmesinin makul şüphe, başka suretle delil elde edilememesi, hukuki ve fiili irtibat ve dinlemeye dönük suç örgütü kapsamında olup olmadığı hususlarının değerlendirilemeyeceği, raporun ve devamındaki dinleme talebinin usule aykırı olduğu,
-16/04/2011 tarihli raporda menajerlik sınav sorularıyla alakalı 8 kişi hakkında dinleme talebinde bulunulduğu ancak 6 kişi hakkında iletişim irtibatı ve sınav sonuçları açısından şüpheli notlar almak suretiyle adlarının geçtiği tutulan rapordan anlaşılmaktayken ... ve ... isimli kişilerin kimler olduğu, nerede çalıştığı, ne eylemde bulunduğu, hangi iletişimin tespiti ya da tapesi ile delil olarak adlarının geçtiğinin anlaşılamadığı, raporda sadece ''.... anlaşılmıştır.'' şeklinde kapalı bir üslubun kullanıldığı, yine dinlemede ... isimli kişinin açık kimlik ve hat bilgileri bulunurken, ... isimli kişinin kimlik bilgilerinde ... adına kayıtlı bir kişiyle eşleştirildiği ve yine eksik gerekçelerle usulsüz istemde bulunulduğu (14/04/2011 tarih ve 11 ACM 2011/1087 TTK),
-16/04/2011 tarihli raporda ... isimli bir şahsın tespit edildiği, açık kimlik, adres vs. hiçbir bilgisinin olmadığı, 10/04/2011, 11/04/2011,15/04/2011 tarihli görüşmeler ve dinlemeler üzerinden delil elde edildiği, maçın ve oyuncunun kim olduğunun değerlendirildiği ancak başka suretle delil elde etme imkanı varken yine bu kişinin usulsüz bir şekilde dinleme ağına dahil edildiği (17/04/2011 tarih 11 ACM 2011/1213 TTK),
-20/04/2011 tarihli raporda "... yapılan araştırmalarda ..." denilmek suretiyle hangi dinleme, hangi takip, hangi delil, şahıs veya sair suretle elde edildiği belli olmayan bir raporun tutulduğu, buna göre FİFA'dan 25/03/2011 tarihinde menajerlik sınav sorularının TFF'ye geldiği, ... isimli bir şahsın 01/04/2011 tarihinde bu soruları TFF hukuk müşavirliğine verdiği, DHL kargo ve sonrasında da herhangi bir kapak, zarf, ambalaj olmadan bu soruların hukuk müşavirliğine teslim edildiği hususlarının kolluk tarafından öğrenilip rapora yazıldığı ancak bunun öğrenilme şeklinin nasıl olduğunun rapordan anlaşılmadığı, herhangi bir iletişimin tespiti veya irtibatı olmayan, geçmişe dönük nasıl yapıldığı, tespit edildiği veya delillerle ilişkilendirildiği belli olmayan tutanak ile usulsüz istemde bulunulduğu (21/04/2011 tarih, 12 ACM 2011/1458 TTK),
-20/04/2011 tarihli raporda ... isimli ... Tekstil adına kayıtlı bir numaradan nasıl tespit edildiği anlaşılamayacak şekilde ...'ın konuştuğu, bu kişinin ... olduğu, hangi delil, tape veya belge ile bulunduğunun raporda belirtilmediği, tarafların konuşma içeriğinden de anlaşılmadığı, kimlik bilgisi olmayan ... isimli şahıs hakkında mahkemece dinleme kararı verildiği, söz konusu kişinin sistem kaydında şirket isminin görüldüğü, söz konusu şirketten belge vs. temin edilmeden usulsüz istemde bulunulduğu (21/04/2011 tarih, 12 ACM 2011/1459 TTK),
-22/04/2011 tarihli raporda ... ile ...'nın dinlemesinin yapıldığı, ligin son haftaları olduğu, her maçın önemli olduğu, şampiyonluk mücadelesi olduğu, buradan yola çıkarak ... ve ekibi atlanarak Cebir, Tehdit, Yağma ve bu kapsamdaki suç örgütü hususları atlanarak Fenerbahçe, TFF ve menajerlik şirketi oluşumları atlanarak Fenerbahçe'nin şampiyonluk yarışında olduğu, rakibinin Trabzonspor olduğu, bu haliyle "... Trabzonspor'un yöneticilerinin de şike ve teşvik faaliyetlerinde bulundukları şeklinde görüşmelerin olduğu anlaşılmıştır." denilmek suretiyle delil, tape, dinleme, fiziki takip, belge vs. hiçbir veri olmadan rapor tanzim edildiği, dinlemeler ağına Trabzonspor'un da genişletildiği, bu mantıkla ligin alt sıralarının da önemli olduğu, düşme potası ile alt liglerde bulunan liderlik ve üst lige yükselme mücadeleleri adı altında diğer tüm takım, yönetici, şahıs veya futbolcuların da dinlenilebileceği, bu genişletilmiş yorum ve tutulan rapor üzerine 5 kişinin 22/04/2011 tarih ve İstanbul 12. ACM 2011/1511 TTK kararı ile dinlemelere dahil edildiği, yine bu raporda "... ..." olarak yazdığı ancak emniyetin istem üst yazısı ile mahkemenin kararında ise "...'' şeklinde, aynı yerde, aynı yazım hataları yapılacak şekilde yazıların oluşturulduğunun bir kez daha görüldüğü, kaldı ki kolluk üst yazısına yazıcılar tarafından eklenen 118 bilgi notunda ''Kazancıoğlu Gıda San. Ve Kömür İşl. Tic. Lt'' olarak numara bilgilerinin eklendiği, yine şahsın gerçek adının UYAP kayıtlarında ''...'' olduğu, tüm İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı müzekkerelerinde şüpheli bazlı özel olarak hazırlanmış evrakların bulunmadığı, aksine kolluk tarafından bilinecek aidiyet numaralarının değiştirilmek suretiyle talep ve karar sonrası müzekkerelerin şablon şeklinde hazırlandığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde söz konusu yargı birimlerine ait yazıların kolluk tarafından hazırlandığının anlaşıldığı,
-26/04/2011 tarihli raporda dinlemesi yapılan ... isimli kişinin İskender isimli bir kişiyle konuştuğu, dinleme ağının ''irtibat var'' denilerek genişletildiği, 27/04/2011 tarih ve 13. ACM 2011/1355 TTK numaralı kararı ile yapılan dinlemede kimlik bilgilerinin olmadığı, İskender isimli şahsın ... adına kayıtlı bir numara kullandığı ancak söz konusu raporda bu hususun nereden tespit edildiğinin anlaşılamadığı, raporda söz konusu kişinin İBB futbolcusu olarak tespitinin yapıldığı ancak söz konusu şahsın belli bir takımda ve belli bir futbolcu olarak tespiti yapılabilir ise bu bilgilerin teyit edilebileceği, ayrıca raporda bu bilgilerin nasıl tespit edildiği anlaşılmamışsa da böyle bir futbolcunun kimlik bilgilerinin kolluk marifetiyle bulunabileceği, dinleme yönetmeliği içeriğinden başka suretle delil elde edilebilme imkanı var iken usulsüz rapor ve istemde bulunulduğunun anlaşıldığı,
-28/04/2011 tarihli raporda TFF adına kayıtlı bir cep telefonunun kullanılması sebebiyle irtibatlı olduğundan bahisle dinleme ağına dahil edildiği, söz konusu telefonun ... isimli bir şahıs tarafından kullanıldığı iddia edilmiş olup, raporda bu kişinin adının nasıl öğrenildiğinin anlaşılamadığı, raporda herhangi bir tape paylaşımının da bulunulmadığı, kimlik bilgileri olmadan söz konusu kişinin isminin nasıl temin edildiği anlaşılmadan usulsüz rapor ve istemde bulunulduğu (29/04/2011 tarih ve 13 ACM 2011/1520 TTK no),
-02/05/2011 tarihli raporda ... adına bir başka sabit hattın kullanıldığı, söz konusu hattın nasıl tespitinin yapıldığı, hangi dinleme ve tapede kullanılarak tespit edildiğinin anlaşılamadığı, raporun yine deliller gösterilmeden tutulduğu ve usulsüz istemde bulunulduğu (03/05/2011 tarih ve 14 ACM 2011/1339 TTK no),
-04/05/2011 tarihli tutanakta 8 kişi hakkında dinleme ağının genişletildiği ancak ... isimli kişi hakkında irtibat kurulmadan ...'nun söylemlerinde geçmesi üzerine "... kararları etkileyen bir şahıs olduğu değerlendirilmektedir." denildiği, kime, neye, hangi saikle etkilemede bulunduğu anlaşılmayan şahıs hakkında aleyhine bir suç ve örgüt içerisinde bir konum bulunmak suretiyle usulsüz istemde bulunulduğu (05/05/2011 tarih, 14 ACM 2011/1513 TTK),
-09/05/2011 tarihli raporda dinleme kapsamında bulunan ... isimli şahsın sabit bir hat kullandığının tespit edildiği, yine bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya tapenin delil olarak raporda yer almadığı, hattın TFF adına kayıtlı görüldüğü, söz konusu hattın kamuya açık bir hat mı, bu kişiyle alakalı özel bir hat mı olduğunun tespit edilmediği veya raporda açıklanmadığı, bu haliyle suç şüphesinin ne olduğu ve sınırları belli olmayan usulsüz rapor ve istemde bulunulduğu (09/05/2011 tarih ve 13 ACM 2011/1593 TTK),
-05/05/2011 tarihli raporda ...'nin sabit bir ev numarasının tespit edildiği ancak benzer şekilde hangi delil, tape veya belge ile bu tespitin yapıldığının raporda yazılmadığı, üst yazı aşamasında sanık ...'in telefon numarası üzerinde rakam hatası yapıldığı, bu haliyle sabit hattın başka bir şahıs adına ve adreste görüldüğü, bu hataya rağmen kolluk tarafından istem, talep ve mahkeme karar aşamalarının sorgulanmadan tamamlandığının anlaşıldığı,
-13/05/2011 tarihli raporda dinlemesi yapılan ... isimli şahsın ... ile olan bir konuşmasında bir amcadan bahsedildiği ancak tape içerisindeki orijinal konuşma metni içine "(...)" kelimesinin kullanıldığı, tape çözümünde söylenen kelimeler içinde parantez içinde ve büyük harfle yazı yazılamayacağı, bu kelimenin gerçekten söylenip söylenmediği veya dinlemeci tarafından özel olarak mı notlandığı hususunun anlaşılamadığı, varsa bir hususun orijinal konuşma metni dışına yazılması gerektiği, yine raporun devamında tespit edilen sabit hattın tapede geçen ... isimli ve soyadı tespit edilemeyen bir şahsın kullanıldığının belirtildiği ancak bu ismin tape içerisine nasıl konduğunun anlaşılamadığı, bu şahsın kimlik bilgisi belli olmadan, hangi suç ve kimlerle irtibatı olduğu tespit edilemeden, devamında 2 adet aynı şekilde tespitinin nasıl yapıldığı belli olmayan 2 gsm numarasının rapora eklendiği, toplamda 3 numaranın ... adına kayıtlı olduğu bilgisi ile üst yazıda paylaşılmak suretiyle usulsüz rapor ve istemde bulunulduğu,
-12/05/2011 tarihli raporda dinlemede bulunulan ...'ın ... isimli bir şahısla konuştuğu, kolluk tarafından tape içerisinde ... isminin geçmediği, raporda ... kelimesinin nereden öğrenildiğinin yazılmadığı, yine söz konusu numaranın başka bir adres ve başka bir şahıs adına çıktığı, suçu, şüphelisi, kimlik bilgisi, yeri, zamanı ve delilleri tespit edilmeyen ve nasıl yazıldığı anlaşılmayan rapor ile istem talebinde bulunulduğu, kaldı ki söz konusu rapor içeriğindeki tape konuşmalarında hali hazırda buluşulması düşünülen tarafların olduğu, bu taraflardan dinlemesi devam eden kişilerin olduğu, bu haliyle kolluğun başka surette delil elde etme imkanı olarak araştırma yapmak suretiyle görüşmeyi bulabileceği,
-13/05/2011 tarihli raporda ...'in e-posta adresinin nasıl temin edildiğinin rapora yansıtılmadığı, hangi tapeyle delillerin bulunduğunun anlaşılmadığı, zira birçok raporda e-posta paylaşımının tapeler ile ilişkilendirilerek rapor tutulduğu ancak bu raporun tutuluş şeklinde tape ile ilişkilendirme yapılmadığının anlaşıldığı,
-13/05/2011 tarihli raporda Recep isimli bir şahsın ... isimli şahıslar ile nasıl tespit edildiğinin, isimlerinin nasıl bulunduğunun raporda belirtilmediği, söz konusu numaraların başkaca şirketler adına kayıtlı olduğu, kimlik bilgisi tespit edilemeyen veya tespit edildiği halde nasıl temin edildiği anlaşılamayan raporlar ile istemde bulunulduğu, -16/05/2011 tarihli raporda benzer şekilde ...'nın ... isimli bir şahısla irtibat sağladığı, bu şahsın isminin ve telefonunun ne şekilde tespit edildiğinin raporda ve üst yazıda yazılmadığı, hatta 118 sorgusunda dahi şahsın isim, adres bilgileri bulunamayarak "Kayıt Bulunamadı" şeklindeki uyarıya rağmen bu ikazın kimlik ve adres bilgileri bölümüne yazılmak suretiyle kolluk tarafından istem olarak gönderildiği,
-17/05/2011 tarihli raporda Korcan isimli şahsın cep telefon numarasının tespit edildiği ancak bu hususa ilişkin tape, delil ve belgenin olmadığı, Korean ismine nasıl ulaşıldığının anlaşılmadığı, numaranın da şirket adına kayıtlı çıktığı,
-17/05/2011 tarihli bir başka raporda benzer şekilde ... isimli bir sabit hattın şirket adına görünmesine rağmen delilsiz, tapesiz rapor tutulduğu,
-X şahsın Şanı Ramadanoğlu olarak tespit edilip asıl dinlemesi yapılan hedefler olan ... ve ... Kara'nın nerede ve nasıl bir araya gelecekleri belliyken bir işletme sahibi ve yeri olarak arızi olarak kullanılan numaranın da dinleme ağına dahil edildiği, bu haliyle dinleme yönetmeliği kapsamındaki suç ve suçlu unsurlarına tutulan raporun uyumlu olmadığının anlaşıldığı,
-25/05/2011 tarihli raporda ...'in yurt dışı numarasının bulunduğu, tape paylaşımı yapılmadan bu numaranın dinlemede olan ... ile görüşülerek temin edildiğinin anlaşıldığı ve rapora yazıldığı, bu haliyle nasıl tespit edildiği anlaşılamayan usulsüz rapora istinaden istemde bulunulduğu, benzer şekilde 31/05/2011 tarihinde ...'i ile ...'ın bir başka numarasının irtibatı sebebiyle rapora bağlanarak numara tespiti yapıldığı,
-01/06/2011 tarihli raporda ...'nın 2. hattının nasıl temin edildiğinin açıklanmadığı, kiminle konuştuğu, ne zaman konuştuğu, 2. hattın nasıl ortaya çıktığı, hangi delil ve saiklerle dinleme ağına dahil edildiğinin anlaşılamayarak rapor tanzim edildiği ve istemde bulunulduğu,
-11/06/2011 tarihli raporda ... üzerinden ... isimli şahsın dinleme ağına dahil edildiği ancak konunun basketbol müsabakaları olduğu, genel olarak ... ve tehdit iddialarıyla gerek bugüne kadar dinlenen kişilerin TFF, futbolcu, Giresun ilindeki olaylar şeklinde dinleme ağının genişletilmesine rağmen bu kez başka bir soruşturma konusuna dahil olabilecek iddia ve eylemlerle birlikte basketbol federasyonu ve basketbol müsabakalarının soruşturmaya dahil edildiği, söz konusu olaylar arasındaki ortak bağın Fenerbahçe kulübü başkanı ... olduğu, aksine farklı eylem ve kişilerin bulunduğu, olayların soruşturma dosyasından tefrik edilmesi yerine eylem odaklı değil kişi odaklı subjektif soruşturmaya devam edildiği ve istemlerde bulunulduğunun değerlendirildiği,
-KDM sisteminin dinlemeye izin vermesi üzerine dinleme bitiminden itibaren 10 gün sonra seslerin sistemden kaldırıldığı ve dinleme işleminin yapılamayacağı ancak emniyet tarafından Tibnot adı altında bir sistem geliştirilerek seslerin kaydedildiği ve sonrasında geriye dönük dinlemeler ve tape işlemlerinin yapıldığı ancak bu kapsamda 28/06/2011 tarihli bir raporda 01/05/2011 tarihli bir konuşmanın çözümünün yapılmak suretiyle rapora yazıldığı, yine 28/04/2011 tarihli bir görüşmenin 26/06/2011 tarihinde rapora bağlandığı, yine 08/04/2011 tarihli bir dinlemenin de 28/06/2011 tarihinde raporunun yazıldığı, devamla söz konusu dinleme süresinin ve bunun tapeye çevrilerek ardından rapora dökülme süresinin normal ve makul soruşturma sürelerinin çok ötesine çıkarak devam ettiği, bu haliyle;
-...'nün 12/01/2011 tarihli ... tespiti, ...'nün 04/02/2011 tarihli ... tespiti, ...'nün 01/06/2011 tarihli ... tespiti, ...'nün 09/05/2011 tarihli ... tespiti, ...'nün 28/04/2011 tarihli ... tespiti, ...'ın 26/12/2010 tarihli ... tespiti, ...'nün 30/01/2011 tarihli ... Karakuş tespiti, ...'ın 18/12/2010 tarihli ... tespiti, ...'in 07/02/2011 tarihli ... tespiti, ...'nün 08/02/2011 tarihli ... tespiti, ...'nün 15/02/2011 tarihli ... tespiti, ...'nün 28/03/2011 tarihli ... tespiti şeklinde 5-6 ay öncesine dayanan tapelerin 30/06/2011 tarihinde rapor şeklinde düzenlemesinin yapıldığı, geçmişe dönük o kadar uzun ses kayıtlarının tape haline getirilerek rapor yapılmasının gerek soruşturmanın seyri, gerek mahkeme dinleme kararları süreleri açısından uyumlu olmadığı,
-Yine 02/07/2011 tarihli ...'nun kendisi adına kayıtlı bir hatta annesine haber verilmesinin istediği halde bu hattı kendisinin kullanmadığı sabit olduğu halde usulsüz şekilde rapor tutularak istemde bulunulduğu,
-Yapılan soruşturma döneminde iletişimin tespitine yönelik yayınlanan ilgili yönetmelikte yönetmeliğin dayanağını oluşturan, kanunlarda belirtilen amaç ve usul dışında kullanılamayacağının belirtildiği, aynı yönetmelik uyarınca kişinin kimlik bilgilerinin belirtilmesi gerektiği, buna göre ''Veli isimli şahıs ..., 05..., ......isimli şirket adına kayıtlı gsm hattı'' şeklinde veya ''kayıt bulunamadı'' şeklinde üst yazılar hazırlanarak rapor tutulamayacağı, kolluk tarafından istemde bulunulamayacağı,
-Şeklinde incelenen raporlar, üst yazılar ve diğer sair evrakları incelemesinin yapıldığı ve yukarıdaki birtakım hususların tespit edildiği,
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 06.04.2011 tarihinde ''Nitelikli Yağma'' suçunda 2011/14858 soruşturma numarası ile genel soruşturma bürosuna bir evrakın kaydedildiği, ... ve ... adına kolluğa 06.04.2011 tarihinde bir e-posta ile ihbar yapıldığının bildirildiği, bu ihbar üzerine tehdit ve yağma suçlarının yanına savcılık müzekkeresi ile Uyap suç kayıtlarında olmadığı halde el ile sonradan eklenmek üzere ''suç örgütü oluşturmak'' suçunun eklendiği, bu haliyle arama yapacak kolluk biriminin aşayiş şube müdürlüğünden organize suçlarla mücadele şube müdürülüğüne olacak şekilde değiştirildiği ve görev verildiği, sulh ceza mahkemesinden alınan karar ile arama yapıldığı, söz konusu kararın icra ediliği gün ve saatte bir kısım sanıklar ve katılan vekillerinin beyanlarıyla da sabit olmak üzere fiziki takip cihazlarının yerleştirildiği, arama sonucu ele geçirilen dijital materyalerin imajlarının alınıp iadesi gerçekleşmediği için 20.05.2011 tarihinde kolluğa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müzekkere yazıldığı, bu müzekkerede asayiş şube müdürlüğü ile organize şube müdürlüğünün birlikte yazıldığı, söz konusu ihbar ve iş yeri aramasının konusu, şüphelisi ve eylemlerinin 2010/2287 soruşturma ile aynı kişi olduğu bilindiği halde, CMK 250 ile görevli İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu ihbarın soruşturmaya kaydedilmediği, yine aramayı yapan organize şube tarafından ihbarın alınıp, iş yeri araması yapıldığı ve konusu şüphelilerinin asıl soruşturma dosyası bilindiği halde, genel yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı üzerinden soruşturmanın devam ettirildiği, ta ki davaya konu soruşturmanın operasyon aşamasının gerçekleştiği 03.07.2011 tarihinden hemen sonra 05.07.2011 tarihinde görevsizlik kararı ile soruşturma dosyalarının birleştirilmek üzere gönderilmesine karar verildiği, kolluk tarafından fiziki takibe konu cihazların yerleştirilmesi için başka bir suç veya soruşturma dosyası üzerinden iş yerine girilmeye çalışıldığı, Uyap kayıtlarında görevsizlik kararının ''Nitelikli Yağma'' suçu üzerinden verildiği, ancak arama karar talebinde suç örgütü kurmak suçunun eklendiği, aksi takdirde arama kararını organize şube tarafından değil asayiş şube tarafından yerine getirilmesi gerekeceği,
Yine mahkeme tarafından kovuşturma aşamasında Gizli ...'in beyanları kapsamında alınan hts analiz bilirkişi raporunda sanık ... ile bir başka sanık ... Dumanlı'nın 16.04.2011,04.06.2011 ve 18.06.2011 tarihlerinde İstanbul ilinde münferit semtlerde aynı baz istasyonundan sinyal alarak birlikte olabileceklerinin değerlendirildiği,
Şüpheliler hakkında yapılan iletişimin tespitine yönelik kanun ve ilgili yönetmelik kapsamında başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması halinin ve diğer tedbirlere başvurulmuş olsa dahi sonuç alınamayacağı hususunda bir beklentinin varlığı veya başka yöntemlerden birinin uygulanmasına rağmen delil elde edilememesi halinde teknik araçlarla izleme veya dinleme yapılabileceği, sanıkların savunmaların dinleme talebinde bulunan ve soruşturmanın amiri olan cumhuriyet savcısının delil elde edilememe beklentisinde olmasının önemli olduğunun belirtildiği, kolluk tarafından yapılan başka suretle delil elde edilemeyeceğine dair raporun sadece bir bilgiden ibaret belge statüsünde olduğunun iddia edildiği, ancak somut olaydaki soruşturmada Cumhuriyet Savcısının kolluktan bağımsız istem olmaksızın mahkemeden dinleme talebinde bulunduğuna dair bir delil ve müzekkerenin olmadığı, yine soruşturmaya esas teşkil eden ilk raporların da kolluk tarafından tutularak Cumhuriyet Savcısına bilgi verildiği, sadece kolluk tarafından bilgi, belge, delil ve bunlara ulaşılıp ulaşılmayacağına dair raporlar vasıtasıyla dinleme ve fiziki takip taleplerine işlemlerine başlanıldığı, kaldı ki kolluk birimlerinin yargı birimlerini yönlendirmesiyle ve her iki taraftaki personelin örgüt mensubiyetinin bulunduğuna dair deliller ile tarafların birbirlerinden haberdar ve uyumlu bir şekilde çalıştığının anlaşıldığı, Dosya sanıklarında ...'in mahkeme aşamasındaki savunmasında yazıcı olarak görev yaparken üst yazıların hazırlanma aşamasında ilgili hatta ait sistemden alınan çıktıyı hazırlanan üst yazının altına mutlaka koyduklarını beyan ettiği, sonrasında 3 gsm operatöründen gelen hat bilgilerinin dosyasına gönderildiğini beyan ettiği, her ne kadar fiili kullanıcının tespitinde dinlemeci polis memuru tarafından hattı başka bir kullanan şahıs olması yada soruşturmayla ilgili suç olmaması halinde çıkış raporunun yazılacağından bahsedilmişse de, sistemden alınan bilgilerden fiili kullanıcının tespit edilememesine rağmen, kayıt bulunamadı yada şirket bilgileri olmasına rağmen, neden dinlenmesi istenen kişiyle alakası olmayan sistem çıktısının üst yazıya eklendiği yada neden fiili kullanıcısı henüz tespit edilememiş kişi hakkında dinlemecilerin yetersiz raporla dinleme devam ettiğinin veya yeni hattın dinlenmesinin istendiğinin açıklanmadığı, fiili kullanıcıya ait çıkış işlemlerinin anlatılırken giriş işlemlerinin suç örgütlerinin sürekli hat değiştiriyor denilmek suretiyle hukuka uygun olmayan dinleme işlemine gerekçe olarak ileri sürüldüğü, Sanık ...'ın kollukta müdafii eşliğinde vermiş olduğu ifadesinde söz konusu 2010/2287 sayılı soruşturmaya sanık Büro Amiri ... tarafından yönlendirmesinin yapıldığı, soruşturmanın giriş raporunda sanık ...'ın çok net suç bilgilerine rastlamadığı ancak büro amirinin emri ile dinlemeye ve uzatma kararları almaya devam ettiklerini beyan ettiği, devamında soruşturmanın ...'den ...'e, oradan da ...'a genişlediği, sanık tarafından bu kişiler arasında dinleme raporlarının konusunun farklılık arz ettiğinin anlaşıldığı, yine ...'ın dinleme faaliyeti sonrası karşı numaraların ve ilave dinlemelerin hızlandığını anladığı, soruşturmanın şike iddialarına döndüğü, büro amiri veya grup amirleri ile ilk dinleme, uzatma ve çıkış işlemlerinin yapıldığını, teknik takip büronun dışında bazı şahısların dinleme raporlarının proje bürosu tarafından yazıldığını beyan ettiği, bu beyandan olmak üzere örgüt üyesi olan görevli ve rütbeli personel olan sanıkların soruşturmanın her safhasında bilgi ve iradelerini ortaya koymak suretiyle soruşturmanın ve dinleme faaliyetlerinin içerisinde aktif bir şekilde bulunduklarının anlaşıldığı, ...'in yazıcı olarak görev yaptığı, müdafii eşliğinde kollukta vermiş olduğu ifadesinde ilk olarak dinleme bölümünde görev yapan memur tarafından rapor tutulduğu, bu raporun dinleme memurunun imzası ile grup amirinin ve büro amirinin imzası ile oluşturulduğu, rapor içeriğinde şahsın açık kimlik bilgisinin, T.C. Kimlik numarasının, iletişim aracının türünün kanun ve yönetmeliklere uygun olarak yazılması gerektiğini beyan ettiği, sanığın usulune uygun gelen rapora ekleme ve çıkarma yapmadan üst yazıya çevirdiğini, parafı ile grup amiri, büro amiri, şube müdür yardımcısı ve şube müdürü tarafından paraf ve imza sürecinin tamamlandığını beyan ettiği, devamında rapor içeriğinde bir eksiklik bulunması halinde durumu büro amiri ...'e durumu bildirdiklerini ve düzeltip gönderilmesini istedikleri, ancak bazı raporlarda iletişimin dinlenilmesi istenen kişinin sadece isminin olduğu, hiç isminin olmadığı veyahut isim-soyisim olup kimlik bilgilerinin olmadığı durumların olduğu, bu hususun yönetmeliğe aykırı olduğu, söz konusu durumun büro amiri ...'e bildirildiği, sanık büro amirinin durum hakkında soruşturma savcısının bilgisinin olduğunu veya bilmesi gereken prensibine göre raporu bu haliyle üst yazıya çevrilmesi hususunda talimat verdiği, üst üste birçok raporun bu şekilde geldiği dönemlerde sanığın diğer yazıcı arkadaşları ile büro amirine gittiği, toplantı yapıldığı, soruşturma bürosu veya dinlemeci memurların raporlarının bu haliyle üst yazıya çevrilemeyeceği söyledikleri halde, yine bu şekil istemlerin geldiği, raporların tutulduğu, büro amirinin işlerini yapmalarını gerektiğini ve soruşturmanın safahatinin engellememeleri gerektiğini söyleyip sanığın bu haliyle işini yapmaya devam ettiği, bu süreçten anlaşılacağı üzere dinleme işlemlerinin ve soruşturmanın bir süreçten sonra hızlandığı, raporların en baştan usulsüz ve eksik tutulduğunun bilindiği, sanık ...'ın müdafii eşliğinde kollukta vermiş olduğu ifadesinde tapelere yönelik beyanında tape programı üzerinden seslerin sanığın önüne geldiği, aidiyet numaraları alınmak suretiyle yetkilendirildiklerini bildiği, sanığın program üzerinde üzerinde seslerin tapesini yapıp, word programına yazdığı, çıktı almadığı, belgelerin ortak bir klasörde toplandığı, belgenin dönüştürme ve çıktı işlemlerini kendisinin yapmadığı, dinlemecilerin olduğu katta çıktıların alınıp, sadece kağıtlara kaşe yapmak için o birimde bulunduğunu beyan ettiği, bu beyandan da anlaşılacağı üzere tapeci olarak görevlendirilen personelin yetkilendirildiğini amirlerinden öğrendikleri, seslerin tape programı adı verilen emniyet için özel olarak hazırlanan bir programla yapıldığı, sanığa belge dönüştürme, çıktı alma gibi hiçbir görevin verilmediği, sadece yoğun iş gücü gereken klavye ile yazma ve kaşe basma eylemlerinde bulunduğu, bu doğrultuda bir başka tapede görevli sanık ...'in müdafii eşliğinde kollukta vermiş olduğu ifadesinde yetkisiz olarak tape yapma sürecinde kopyala yapıştır şekilde matbu halde dönüşen savcılık talimatında aidiyet numarasının bulunmadığını gördüğü, TİB sayfasında koordinatör aidiyet ile diğer numaraların yetkilendirildiği, büro amirinin koordinatör aidiyeti olduğu, TİB yetkilendirme sayfasına şifresi ile girip yetkilendirilmelerin yapıldığını beyan ettiği, bu beyandan anlaşılacağı üzere cumhuriyet başsavcılığı müzekkerelerinin şablon olarak önceden hazırlandığı, kişiye ve dinlemeye özel olarak düzenlenmediği, yine büro amiri yetkilendirmesinin tape yapmada etkili olduğu ancak evraklar arasındaki uyumsuzluk, savcılığın olaya vakıf olmayışı, insiyatifin büro amiri özelinde toplandığı dikkate alındığında raporlardaki hukuka aykırılık gibi tapede çalışacak personelin seçimi ve yetkilendirmesinde de rütbeli amirlerin ve yazılan evrakların hukuka aykırı olarak hazırlandığının anlaşıldığı,
Tüm bu izah edilenler bir arada düşünüldüğünde, rütbeli personelin usulsüz bir şekilde soruşturma başlatarak soruşturmayı sürdürdüğü, dinlemeci ve yazıcı bir kısım personelin usulsüzlükleri fark etmelerine ve bu durumu amirlerine bildirmelerine rağmen işlemleri yapmaya devam ettikleri, bir kısım sanık anlatımlarında da anlaşıldığı üzere büro amirinin ise suç işleme saiki ile süreci kesintiye uğratmamak adına bürosuna hukuka aykırı talimat verdiğinin anlaşıldığı, yürütülen soruşturmanın işlenen bir suçu ortaya çıkarmak amacı ile değilde FETÖ/PDY'nin örgütsel saikleri doğrultusunda, belirli bir hedefe ulaşmak amacı ile yapılan bir soruşturma olduğu, soruşturmanın ilk başlangıcında sanık ... tarafından tutulan raporda yer alan olayların Giresun İlinde olmasına rağmen ve normal şartlar altında bu olayların Giresun İlindeki adli makamlar tarafından soruşturulması gerekirken özel bir çaba ile soruşturmanın İstanbul İlinden yürütüldüğü, ...'ın amiri konumunda bulunan ... ve ...'un da tanık olarak verdikleri beyanlarında ...'ın bu raporun işleme konulması hususunda özel bir çaba sarf ettiği yönündeki beyanlarının da bunu doğruladığı, Mahkememizce yapılan değerlendirme de soruşturmanın başlangıcında FETÖ/PDY'nin ulaşmak istediği kişi ve kurumların belli olduğu, bu kişi ve kurumlara ulaşabilmek adına bir dinleme ağı oluşturulduğu, bu hali ile de asıl hedef olan kişi ve kuruluşlara ulaşabilmek adına Giresun İlindeki olayların da bu soruşturmanın bir parçası olması gerektiği, buradan yola çıkılarak asıl hedef şahıslara dinleme ağı sayesinde ulaşıldığı, asıl hedef seçilen şahıs ve kurumların doğrudan soruşturma konusu yapılmadığı çünkü bu şahıslara atfedilen eylemlerin o dönem yürürlükte bulunan kanunlar gereğince ya suç olmadığı ya da CMK 135 ve CMK 140 kapsamına girebilecek eylemler olmadığı, bu hali ile de soruşturmanın asıl hedef kişi ve kurumlarla bağlantısı kurulabilecek ve dinleme ağı sayesinde asıl hedeflere ulaşılabilecek kişiler üzerinden başlatıldığı, bu gerekçe ile de Giresun İlinde yaşanan adli olayların araç olarak kullanıldığı, yukarıda anlatıldığı üzere soruşturmanın burada yaşanan olaylar sebebi ile başlamasına rağmen soruşturmanın operasyona dönüştüğü 3 Temmuz 2011'den bir ay kadar öncesine kadar Giresun İlinde yaşandığı raporlarda belirtilen eylemler hakkında bu soruşturma kapsamında herhangi bir işlem yapılmadığı, soruşturmaya çok kısa bir zaman kala bu işlemlerin yapıldığı ancak hayatın olağan akışı içerisinde normal bir soruşturmada yapılması gerekenin ilk önce soruşturmaya konu olayların teyit edilmesi ve bu kapsamda çalışmalar yapılması olduğunun açık olduğu,
2010/2287 sayılı soruşturma kapsamında soruşturma ve kovuşturma aşamalarında görev yapan kamu görevlilerine bakıldığında, soruşturmayı yürüten emniyet amirleri, komiserler, polis memurları, yargı aşamasında görev almış hakim ve savcıların çok büyük bir kısmı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği bakımından işlemler yapıldığı, büyük bir kısmının FETÖ/PDY üyesi oldukları gerekçesi ile kamu görevinden ihraç edildiği, büyük bir kısmının FETÖ PDY terör örgütü üyesi ya da yöneticisi oldukları gerekçesi ile ceza aldıkları, bir kısmının firari olduğu, bir kısmı hakkında FETÖ/PDY üyesi ya da yöneticisi oldukları gerekçesi ile ceza almalarına rağmen başkaca yargılamalarının da sürdüğü, tüm bunların da bir tesadüf ile açıklanamayacağı,
Soruşturmanın amacının bir suçu ortaya çıkarmak olmadığı, asıl amacın yaşanan olaylar üzerinden, ülkemizde bulunan bir kısım futbol kulüpleri ile taraftar gruplarını karşı karşıya getirmek ve bunun üzerinden doğacak olan tartışmaları ve yaşanacak kargaşayı FETÖ/PDY'nin amaçları doğrultusunda kullanmasını sağlamak olduğu, tanık MİT Mahrem İmamlarından ...'nın verdiği "kendisinin detayları bilmemekle birlikte üstü kapalı olarak söylenen şeylerin aslında o dönem Başbakan olan şimdiki Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın yıpratılması olduğunu, yani buradan yola çıkarılarak hükümetin yıpratılmasının amaçlandığını, kendisinin böyle düşündüğünü, birçok kulüp olmasına rağmen Fenerbahçe'nin bu konuda çok büyük ses getireceği için seçilmiş olabileceğini, yani Fenerbahçe'yi ele geçirmek gibi değilde Fenerbahçe üzerinden bir algı yükseltip hükümet üzerine bir operasyon gibi düşündüğünü," belirttikten sonra kendilerinden kamuoyunda askeri casusluk davası olarak bilenen dava da benzer şekilde istemlerde bulunulduğu şeklindeki beyanlarından da anlaşılacağı üzere bu soruşturmanın örgütsel bir saik ile gerekleştirildiği, nitekim soruşturmanın operasyona dönüştüğü günden günümüze birçok kulüp ve taraftar grupları arasında bu tartışmaların devam ettiğinin izahtan vareste olduğu, dosya kapsamından belirlenmiştir.
Dosya Sanıkları hakkında yapılan değerlendirmeler:
...; 2010/2287 sayılı soruşturma kapsamında Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev aldığı dinleme kararlarına esas olan 12 adet raporda imzası olduğu, bu raporlarda 12 adet iletişimin kayıt altına alınması talepli raporlarda, ..., ..., ..., ..., ... EKŞİOĞLU, ..., ...…?, ..., Emre KOÇAK, ..., ... Şekip MUSTOROĞLU isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti mümkün iken raporlarda sadece isim belirtildiği bu bağlamda yukarıda da bahsedildiği şekilde sanığın usulsüz dinleme ve kayıt almalara iştirak ettiği, yine sanığın örgütle bağlantısını gösterir, delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; 2010/2287 sayılı soruşturma kapsamında Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev alan sanığın, 10 adet iletişim tespit tutanağında imzası olduğu, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip ve İzleme Büro Amiri ( 4. Sınıf Emniyet Müdürü) olarak görev alan sanığın, usule aykırı olacak şekilde, iletişim tespit kararlarına gerekçe olan 211 adet raporda adının yer aldığı, 1 adet iletişimin kayıt altına alınması talepli raporlarda ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti mümkün iken raporlarda sadece isim belirtildiği, şüpheli diye bahsedilen kişi veya kişilerin suçla ilgisinin ortaya çıkarmak amacıyla örgütle nasıl bir ilişki içerisinde bulunduklarına dair açıklayıcı bir bilgi ve belgeye yer verilmediği, ayrıca 7 adet savcılık, 3 adet KOM Daire Başkanlığına gönderilen evrakta imzası, yanı sıra savcılık ve daireye gönderilen evraklarda yaklaşık 430 adet parafı olduğunun tespit edildiği, bu bağlamda yukarıda da bahsedildiği şekilde sanığın usulsüz dinleme ve kayıt almalara iştirak ettiği, yine sanığın örgütle bağlantısını gösterir, delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı ve 26 adet savcılık, 32 adet KOM Daire Başkanlığına gönderilen üst yazılarda parafı olduğunun tespit edildiği, bu bağlamda yukarıda da bahsedildiği şekilde sanığın usulsüz dinleme ve kayıt almalara iştirak ettiği, yine sanığın örgütle bağlantısını gösterir, delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görevli olduğu, 13 adet fiziki takip ve tarassut tutanağında imzasının bulunduğu, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görevli olduğu ve 18 adet fiziki takip tarassut tutanağında imzasının olduğu, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği anlaşılmıştır.
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde Komiser rütbesiyle görev yaptığı savcılık makamına gönderilen evraklarda 1 adet parafı olduğu ve 3 adet fiziki takip ve tarassut tutanağında imzasının bulunduğu, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görevli olup, 185 adet iletişim tespit tutanağında imzasının bulunduğu, sanığın örgüt üyeliğine dair dosyaya yansıyan delilinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen micro SD kart içeriğinde mevcut emniyet mahrem yapılanması kapsamında, ... personelinin fişlendiği listede, fişleme kodunun EA (FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan(himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı cins-namaz) kişileri ifade ettiği) şeklindeki kodlamadan ibaret olduğu,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görevli olduğu ve 284 adet iletişim tespit tutanağında imzasının bulunduğu, iletişim tespit tutanaklarından 99 adet tutanağı yetkisiz olarak imzaladığının tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak çalıştığı ve 165 adet iletişim tespit tutanağında imzasının olduğu, iletişim tespit tutanaklarından 63 adet tutanağı yetkisiz olarak imzaladığının tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
Ethem taşbulut; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde çalıştığı ve 220 adet iletişim tespit tutanağında imzasının olduğu, sanığın örgüt üyeliğine dair dosyaya yansıyan delillerinin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen micro SD kart içeriğinde mevcut emniyet mahrem yapılanması kapsamında, ... personelinin fişlendiği listede, fişleme kodunun SC (17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılmasıyla ilgili bir kod) şeklindeki kodlama, Bank Asya’ya para yatırma ve sanık hakkındaki anlatımı zaman mefhumundan yoksun tanık beyanından ibaret olduğu,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde görevli olup, 342 adet iletişim tespit tutanağında imzası olduğu, iletişim tespit tutanaklarından 1 adet tutanağı yetkisiz olarak imzaladığının tespit edildiği, sanığın örgüt üyeliğine dair dosyaya yansıyan delilinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen micro SD kart içeriğinde mevcut emniyet mahrem yapılanması kapsamında, ... personelinin fişlendiği listede, fişleme kodunun EA (FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan(himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı cins-namaz) kişileri ifade ettiği) şeklindeki kodlamadan ibaret olduğu,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde polis memeru olarak görevli olup, iletişim tespit talepleri ile ilgili savcılık makamına gönderilen 42, Kom Daire Başkanlığına gönderilen 17 üst yazıda parafı olduğu, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı, İstanbul ili Beşiktaş ilçesinde faaliyet gösteren ... adlı iş yerine teknik yerleşmeyi sağlayan atölye ekibinde görevli olup, bu cihaz üzerinden 6 adet mahkeme kararının ifası gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde komiser yardımcısı olarak görevli olduğu, soruşturmaya konu 5 adet raporda imzası olduğu, ..., ......?, ..., ..., ......?, ... isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti mümkün iken raporlarda sadece isim belirtildiği, şüpheli diye bahsedilen kişi veya kişilerin suçla ilgisinin ortaya çıkarmak amacıyla örgütle nasıl bir ilişki içerisinde bulunduklarına dair açıklayıcı bir bilgi ve belgeye yer verilmediğinin tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir, delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görevli olduğu, iletişim tespit talep konusu ile yazılan savcılık makamına 37, Kom Daire Başkanlığına 53 adet üst yazıda parafı olduğunun tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde grup amiri olarak komiser yardımcısı kadrosunda görev yaptığı, tanzim edilen 3 adet raporda parafı, savcılık makamına gönderilen 5 adet üst yazıda parafı ve 17 adet iletişim tespit tutanağında imzasının olduğu, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Sanık hakkında Gizli ...’in ifadesinde geçtiği üzere Zaman Gazetesi'nde yapılan toplantıda bulunduğu, bu toplantıda alınan kararlarda etkisi olduğu, operasyonun medya ayağından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, Gizli ...,'in Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV’yi ziyareti sırasında kendisine “bu spor camiasını nasıl ele geçiririz” şeklinde soru yönelttiğini, ayrıca Şike Operasyonunun yapılacağından da bahsedildiğini, kulüplere yönelik bir operasyon yapılacağını ve operasyonun merkezinde de Fenerbahçenin olacağının söylediğini, bu operasyonun medya ayağının tamamen ... tarafından yürütüleceğinin söylendiğini, ...’nın da “layıkıyla” diye cevap verdiğini, ...’nın kendisine hitaben ... ile arasının nasıl olduğunu, cemaat yapısının ...’ya nasıl baktığını sorduğunu, kendisinin de bu konuşmadan kaynaklı olarak ...’nın da tutuklanacağını anladığını beyan ettiği, yine sanığın örgütle bağlantısını gösterir, delillerinin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde sanığın Emniyet Amiri rütbesi ile görev yaptığı, tanzim edilen evraklar içerisinde 1 adet raporda imzası, savcılık evrakında 5 adet paraf, KOM Daire Başkanlığına gönderilen 2 adet üst yazıda imzası, 6 adet parafı bulunduğunun tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görevli olduğu, savcılık makamına gönderilen 27 adet üst yazıda parafı, KOM Daire Başkanlığına gönderilen 33 adet üst yazıda parafı olduğunun tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde grup amiri olarak komiser yardımcısı kadrosunda görev yaptığı, savcılık makamına hitaben yazılan 24 adet üst yazıda parafı olduğu ve 55 adet üst fiziki takip ve tarassut tutanağında imzasının olduğu, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görevli olup, 21 adet raporda imzasının olduğu, raporlarda 2 adet son verme, 2 adet ikinci kez uzatma, 17 adet ilk dinleme için olduğu ve ..., ..., ..., ...?, ..., ..., ..., ...?, ..., ..., ..., ..., ...?, ..., ..., .., ..., ..., ... isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti mümkün iken raporlarda sadece isim belirtildiği, şüpheli diye bahsedilen kişi veya kişilerin suçla ilgisinin ortaya çıkarmak amacıyla örgütle nasıl bir ilişki içerisinde bulunduklarına dair açıklayıcı bir bilgi ve belgeye yer verilmediği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görevli olduğu, 6 adet raporda imzasının olduğu, bu raporlardan 1 adedi sonlandırma, 5 adedi yeni karar girişi için olduğu, bu raporlarda ... ..., ..., ... ..., ... isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti mümkün iken raporda sadece isim veya ad-soyad bilgilerinin belirtildiği, şüpheli diye bahsedilen kişinin suçla ilgisini ortaya çıkarmak amacıyla örgütle nasıl bir ilişki içerisinde bulunduklarına dair açıklayıcı bir bilgi veya belgeye yer verilmediği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Asayiş Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görevli olup, 2010/2287 sayılı soruşturmanın başlamasına sebep ilk raporda imzasının olduğu, ayrıca 2010 yılı sonlarına denk gelen bir tarihte ...’ı arayarak Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne çağırdığı, şike soruşturmasının başlamasına gerekçe olan raporunda geçen hususlar ile benzer bir ifade vermesini istediği, ... ve avukatının buna karşı gelmeleri ve raporda belirtilen durumların yaşanmadığını belirtmeleri üzerine şahısları azarlayarak Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünden gönderdiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı, 25 adet raporda imzasının olduğu, bu raporlardan 2 adedi sonlandırma, 15 adedi yeni karar girişi, 8 adet uzatma talebi için olduğu, bu raporlarda ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ... ... isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti mümkün iken raporda sadece isim veya adı soyadı bilgilerinin belirtildiği, şüpheli diye bahsedilen kişinin suçla ilgisini ortaya çıkarmak amacıyla örgütle nasıl bir ilişki içerisinde bulunduklarına dair açıklayıcı bir bilgi veya belgeye yer verilmediği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Şike Soruşturmasında Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde komiser kadrosunda görevli olduğu, iletişimin Dinlenmesi ve Kayıt Altına Alınmasına gerekçe teşkil eden 16 adet raporda imzasının olduğu, bu raporlardan 1 adedi sonlandırma, 9 adedi yeni karar girişi için olduğu, 6 adet uzatma kararı talebi olan bu raporlarda ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti mümkün iken raporda sadece isim veya adı soyadı bilgilerinin belirtildiği, şüpheli diye bahsedilen kişinin suçla ilgisini ortaya çıkarmak amacıyla örgütle nasıl bir ilişki içerisinde bulunduklarına dair açıklayıcı bir bilgi veya belgeye yer verilmediği, bunların dışında 166 adet Savcılık üst yazısında parafı, 136 adet Daire Başkanlığı üst yazısında parafının bulunduğu, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Mali Şube Müdürlüğü kadrosunda polis memeru olarak çalıştığı, Beşiktaş ilçesinde faaliyet gösteren ... adlı iş yerine teknik yerleşmeyi sağlayan, soruşturma sonrasında da bu cihazı söz konusu adresten söken atölye ekibinde görevli olup, bu cihaz üzerinden 6 adet mahkeme kararının ifası gerçekleştirdiği, sanığın örgüt üyeliğine dair dosyaya yansıyan delilinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen micro SD kart içeriğinde mevcut emniyet mahrem yapılanması kapsamında, ... personelinin fişlendiği listede, fişleme kodunun EA (FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan(himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı cins-namaz) kişileri ifade ettiği) şeklindeki kodlamadan ibaret olduğu,
...; Soruşturma kapsamında Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı, 1 adet savcılık evrakında parafının bulunduğu, 168 adet iletişim tespit tutanağında imzası olduğu, iletişim tespit tutanaklarından 49 adet tutanağı yetkisiz olarak imzaladığının tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı, 219 adet tape’de imzasının bulunduğu, iletişim tespit tutanaklarından 1 adet tutanağı yetkisiz olarak imzaladığının tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Emniyet Amiri kadrosunda Suç Örgütleri -1- Büro Amiri olarak görev yaptığı süre içerisinde iletişimin dinlenmesi talep konulu 10 adet evrakta imzası ve 1 adet savcılık üst yazısında parafının olduğunun tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı, 173 Adet Tape’de imzasının bulunduğu, iletişim tespit tutanaklarından 49 adet tutanağı yetkisiz olarak imzaladığının tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Şike Soruşturmasında İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olarak görev yaptığı süre içerisinde İletişimin Dinlenmesi ve Kayıt Altına Alınmasına ilişkin kararlara gerekçe teşkil eden 9 raporda imzası, 156 Savcılık üst yazısında imzası, ... Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına hitaben 68 üst yazıda imzası, İletişimin Dinlenmesi ve Kayıt Altına Alınmasına ilişkin alınan kararların ... Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına bildirildiği 175 adet üst yazıda parafı ve 82 adet Karar Takip Formunda imzasının bulunduğunun tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde Polis Memuru olarak görev yaptığı süre içerisinde 194 Adet Tape’de imzasının bulunduğu tespit edildiği, sanığın örgüt üyeliğine dair dosyaya yansıyan delilinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen micro SD kart içeriğinde mevcut emniyet mahrem yapılanması kapsamında, ... personelinin fişlendiği listede, fişleme kodunun EA (FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan(himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı cins-namaz) kişileri ifade ettiği) şeklindeki kodlamadan ibaret olduğu,
...; Şike Soruşturmasında Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde Komiser Yardımcısı olarak görev yaptığı süre içerisinde İletişimin Dinlenmesi ve Kayıt Altına Alınmasına gerekçe teşkil edilen 93 Adet Raporda isminin yer aldığı, bu raporlardan; ..., ... isimli şahıs, ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli şahıs, ...., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ... ..., ..., ..., ..., ..., isimli şahıslar adına düzenlenen 5 adet raporun 2. Uzatma karar girişi için olduğu, ..., ..., ...,, ..., ..., ..., ..., ..., Gamze UYGUN isimli şahıslar adına düzenlenen 9 adet raporun son verme için olduğu ve bu raporlarda şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti mümkün iken raporda sadece isim belirttiği, şüpheli diye bahsedilen kişinin suçla ilgisini ortaya çıkarmak amacıyla örgütle nasıl bir ilişki içerisinde bulunduklarına dair açıklayıcı bir bilgi veya belgeye yer vermediği, bunlar haricinde 96 adet Savcılık üst yazısında da parafının bulunduğu, ayrıca 616 adet iletişim tespit tutanağında imzasının olduğu, 330 adet tutanağı yetkisiz olarak imzaladığının tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde Polis Memuru olarak görev yaptığı süre içerisinde 15 Adet Tape’de imzasının bulunduğu, iletişim tespit tutanaklarından 15 adet tutanağın tamamını yetkisiz olarak imzaladığının tespit edildiği, sanığın örgüt üyeliğine dair dosyaya yansıyan delilinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen micro SD kart içeriğinde mevcut emniyet mahrem yapılanması kapsamında, ... personelinin fişlendiği listede, fişleme kodunun EA (FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan(himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı cins-namaz) kişileri ifade ettiği) şeklindeki kodlamadan ibaret olduğu,
...; Soruşturma döneminde Teknik Takip İzleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı, 20 adet fiziki takip tarassut tutanağında ve 81 adet iletişim tespit tutanağında imzası olduğu, iletişim tespit tutanaklarından 79 adet tutanağı yetkisiz olarak imzaladığının tespit edildiği, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde 4. Sınıf emniyet amiri rütbesi ile Organize Suç Örgütleri Büro Amiri olarak görev yapmış olup, 1 adet raporda imzasının olduğu, savcılık makamına gönderilen 6 adet üst yazıda ve KOM Daire Başkanlığına gönderilen 1 adet üst yazıda parafı olduğu, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
...; Soruşturma döneminde polis memuru olan sanığın, 2010/2287 sayılı soruşturma talimatının alınmasına vesile olan raporu tanzim eden ve tahkikat kısmını yürüten kişi olduğu, toplamda 16 adet raporda imzasının olduğu ve bu raporlarda Battalgazi ÖZDEMİR, ... ve ... isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti mümkün iken raporda sadece isim belirttiği, şüpheli diye bahsedilen kişinin suçla ilgisini ortaya çıkarmak amacıyla örgütle nasıl bir ilişki içerisinde bulunduklarına dair açıklayıcı bir bilgi veya belgeye yer vermediği, bunun yanı sıra, 1 adet savcılık makamına 1 adet KOM Daire Başkanlığına gönderilen üst yazılarda ve operasyon dönemi savcılık makamına gönderilen fezlekede parafının olduğu, sanığın örgütle bağlantısını gösterir delillerin dosya içeriğinde usulüne uygun şekilde mevcut olduğu, söz konusu delillerin mahkeme huzurunda tartışıldığı ve sübuta erecek şekilde değerlendirildiği,
Anlaşılmıştır.

SOMUT OLAY VE SANIKLARIN BELİRTİLEN EYLEMLERİ MUVACEHESİNDE HUKUKİ DURUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ;
Sanıklara müsnet suçların unsurları ve özel görünüm şekilleri, savunmalarında ileri sürülen hukuki kurumlar ile ilgili olarak yapılan açıklamalar, Bölge Adliye ve İlk Derece Mahkemelerince sübutu kabul edilen somut olay çerçevesinde sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesine gelince;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, resmi belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, gizliliğin ihlali, suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ve sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince kurulan beraat hükümleri ile sanık ... hakkında temyiz talebinin süreden reddine dair 09.06.2022 tarihli ek karara yönelik yapılan incelemelerde;

Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından mahkumiyet, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ve sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararlarına yönelik ve sanık ... hakkında sanık müdafii Av. ... Korcu’nun istinaf talebinin reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi’nin 09.06.2022 tarih ve 2022/96 D. İş sayılı kararına yönelik yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı; sanık ... ve ... hakkında mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri ispat edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu ve Sanık ... müdafiinin istinaf için öngörülen yasal süre geçtikten sonra kararı istinaf ettiği anlaşılmakla; sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanıklar ... ve ... hakkında TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında Zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan, sanıklar ..., ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ve TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında Zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında zincirleme şekilde haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan, resmi belgede sahtecilik suçundan ve TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında Zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik, suçundan kurulan hüküm yönünden
2-1) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanmadıklarını beyan eden sanıkların, ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduklarına dair delilin atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, öncelikle ilgili birimlerden mümkün olması halinde ayrıntılı olarak ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının getirtilmesi ile, sanıklara ait veri inceleme raporlarında sanıklardan sorumlu mahrem öğretmen ve zümre başkanı olarak görünen kişilerinin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra şayet yakalanmış iseler ifade tutanaklarının onaylı örneklerinin dosyaya getirtilerek incelenmesi ile tanık sıfatıyla dinlenmeleri, ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak, varsa ilgili şahısların sanıklar hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretleri getirtilip gerektiğinde ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile, tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2.2) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;

Sanıkların eylemlerinin tek suç işleme kararı kapsamında; bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ve aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiile işlenmesi durumunda sanıkların eylemlerinin TCK’nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektiren tek suçu oluşturup oluşturmadığı karar yerinde tartışılarak hukuki durumun buna göre takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilleri ile sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün BOZULMASINA, tutuklu sanıkların üzerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarları, bozma nedenleri ve tutuklulukta geçirdikleri süreler dikkate alındığında tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.