Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz istemi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

20.02.2014 suç tarihli asıl dava dosyası yönünden, sanığın işlettiği tekel bayide vergi denetim memurları ve kolluk görevlisi eşliğinde yapılan denetim esnasında 3 farklı marka 117 paket kaçak sigara, birleştirilen 07.03.2014 tarihli eylemi yönünden ise, sanığa ait tekel bayisinde ihbar üzerine alınan arama kararına istinaden yapılan aramada 54 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık savunmalarında, 20.02.2014 tarihli eylemine ilişkin olarak, suça konu sigaraları satmak için bulundurduğuna dair ikrarda bulunmuş, 07.03.2014 tarihli eylemine ilişkin olarak ise suça konu sigaraları
içmek için satın aldığını beyan etmiştir.

Olay tutanakları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, suça konu kaçak sigaraların sanığın işlettiği ticari nitelikteki iş yerinde ele geçmesi nedeniyle sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken ayrım yapmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün tekerrür hükümlerinin uygulamasına ilişkin fıkrasındaki "sanığın hükmolunan cezasının" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.03.2024 tarihinde karar verildi.