Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili, davacıların murisi ile davalı arasında hayat sigorta poliçesinin düzenlendiğini, murisin poliçe teminat süresi içinde öldüğünü açıklayıp 43.852,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, murisin poliçe tanzimi sırasında doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığından talebin poliçe teminatı kapsamında kalmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne 31.084,55 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.12.2016 tarih, 2014/9310 esas, 2016/11647 karar sayılı ilamıyla "...mahkemece, davacılar murisi sigortalıya ait eksik tedavi belgeleri de dosya içine getirtilerek, aralarında kalp-damar cerrahisi konusunda uzman olan bir hekimin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, sözleşme anında sigortalının savunmada geçen şeker hastalığının bulunup bulunmadığı, mevcut olduğunun tespiti halinde gizlenip gizlenmediği, ölüm rizikosu ile bildirilmeyen bu hastalık ve yine bildirilmeyen sigara kullanımı arasında illiyet olup olmadığı konularında, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alındıktan sonra, oluşacak sonuca göre karar verilmesi..." gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 06.11.2018 tarihli kararıyla "... davacılar murisi sigortalıda poliçe tanziminden önce mevcut olup sigortacıya bildirilmeyen şeker hastalığı ile sigortalının sigara kullanımının ölüm nedeni olan kalp krizinde etkili olduğunun ATK 1. İhtisas Kurulu raporunla bildirildiği; sigortalının beyan yükümlülüğüne uymadığı ve davalının zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle..." davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.07.2020 tarih, 2019/1867 esas, 2020/4355 karar sayılı ilamı ile "...ölüm nedeni olan kalp krizine etki eden faktör olduğu tıbbi olarak saptanan (poliçeden önceki) şeker hastalığı ve sigara kullanımı, doğrudan ölüm nedeni olmadığından, bildirimsizlik tazminat hakkını ortadan kaldırmayacak; sadece proporsiyon hesaplı tazminatı gerekli kılacaktır. Mahkemece; davacılar murisinin, sigortacı için önemli sayılabilecek bir hususu bildirme yükümlülüğünü ihlali nedeniyle, Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.2-son maddesi gereği proporsiyon hesabıyla tazminatın belirlenmesi için, beyan edilmeyen risk faktörlerinin bildirilmesi halinde alınabilecek prim tutarının saptanması amacıyla gerekli araştırmanın yapılması; tespit edilecek prim (alınması gereken) ile alınan prim arasındaki orana göre tazminatın hesaplanması için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp (daha önce alınan raporun çelişkili olduğu ve alınması gereken prim konusunda bilirkişinin subjektif görüşünü içerdiğinden yetersiz olduğu gözetilip), oluşacak sonuca göre" karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüyle 31.322,86 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, murisin diyabet hastalığı ve yoğun sigara kullanımının poliçe tanzimi sırasında bilinseydi müvekkili sigorta şirketinin poliçe tanzim etmeyeceğini, Yargıtayın, gizlenen hastalık ile vefat arasında dolaylı dahi olsa illiyetin varlığı halinde Hayat Sigortası Genel şartları C.2.2 maddesinin uygulama alanı bulacağına dair içtihatları bulunduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık, hayat sigorta sözleşmesine dayalı alacak talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439. maddesinin ikinci fıkrası, TTK'nin 1487. maddesi, Hayat Sigortası Genel Şartları

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.