Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2016 tarihli ve 2016/885 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/217 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; suçun sübut bulduğuna,beraat kararının usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Dava konusu olay, mağdurun erkek arkadaşı olan sanığın, mağdura ait cüzdandan ele geçirdiği banka kartını kullanarak farklı ATM'lerden yaklaşık 6.000,00 TL para çekmek suretiyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur beyanında;olay tarihinde sanıkla gönül birlikteliği yaşadığını,kaybolan oğlunu aramak için sanıkla birlikte ikamet ettiği evden ayrılarak Bigadiç'e gitmeye karar verdiğini,sanığın kendisinin bu kararına karşı çıkması üzerine cüzdanını izinsiz olarak aldığını,daha sonra geri verdiğini, Bigadiç'e gidip cüzdanını kontrol ettiğinde ...'tan verilme banka kartının cüzdanında bulunmadığını farkettiğini, ... müşteri hizmetlerini aradığında banka kartından farklı tarihlerde 6.000,00 TL para çekildiğini öğrendiğini,sanığa sorduğunda parayı kendisinin çektiğini,eve dönmesi halinde iade edeceğini söylediğini,olaydan sonra da kartını iptal ettiğini belirtmiştir.
3. Şikayetçiye ait 5890 ...6689 nolu banka kartına ait hesap özetinin incelenmesinde;14.09.2015 tarihinde 17: 36 ve 17: 37'de 1.000,00 TL ve 2.000,00 TL;15.09.2015 tarihinde sırasıyla 2.000,00 TL ve 1.000,00 TL nakit çekim işlemleri yapılmıştır.
4. Telefon tespit tutanağının incelenmesinde; 15.09.2015 ve 16.09.2015 tarihlerinde ''gelcem sen parayı gönder yoksa gidiyor savcılığa'', ''gelme seni istemiyorum bu saatten sonra polise gidiyorum paramı çaldı diyeceğim bunu sen istedin'' şeklinde mesajların mağdur tarafından sanığa gönderildiği tespit edilmiştir.
5. Sanık savunmasında;mağdurla birlikte ev tuttuklarını, mağdura ait banka kartını birlikte kullandıklarını ve olay tarihlerinde ev eşyalarını almak için banka kartını kullanarak nakit çekim yaptığını ve atılı suçu işlemediğini beyan etmiştir.
1. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ile mağdur arasında olay tarihinde gönül birlikteliğinin bulunduğu ve aynı ikamette yaşadıkları, mağdurun oğlunun evden kaçtığını öğrenmesi üzerine oğlunu bulmak amacıyla Bigadiç'e gitmeye karar verdiğini, sanığın ise buna karşı çıktığı ve mağduru engellemek amacıyla mağdurun içinde ...'tan verilme banka kartının bulunduğu cüzdanını elinden aldığı, daha sonra ise mağdura geri verdiği, mağdurun Bigadiç'e vardığında cüzdanında banka kartının bulunmadığını gördüğü, ... müşteri hizmetlerini aradığı, yapılan görüşmede mağdurun banka kartıyla 14.09.2015 ve 15.09.2015 tarihlerinde sırasıyla 1.000,00 TL, 2.000,00 TL, 2.000,00 TL ve 1.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL nakit çekildiğini öğrendiği,sanığa banka kartından para çekenin kim olduğunu
sorduğunda sanığın banka kartını kullanarak nakit çekim işlemini kendisinin gerçekleştirdiğini kabul ettiği ve mağdurun zararını gidermediği somut olayda;
Sanık her ne kadar banka kartını mağdurun kendisine rızasıyla verdiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; mağdurun aşamalarda sanığın bilgisi ve rızası dışında banka kartını birlikte aynı evde yaşamalarından ötürü şifresini de bilmesi nedeniyle izinsiz aldığı ve 6.000,00 TL'lik harcama yaptığına dair samimi ve ısrarlı anlatımı,bu anlatımın sanık ile mağdur arasındaki mağdurun ısrarla bilgisi dışında suça konu banka kartından çekilen 6.000,00 TL'yi istemesi ve sanığın ise göndermeyeceğine dair cevaplar vermesi şeklindeki mesaj tespit tutanağıyla doğrulanıp desteklenmesi,mağdurun banka kartı ekstresinde de görüleceği üzere en son 15.09.2015 tarihinde para çekildikten hemen sonra banka kartının cüzdanında olmadığını farketmesi üzerine 16.09.2015 tarihinde kolluğa şikayette bulunduğu, sanık ile mağdur arasında suç isnadını gerektirecek husumetin bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın unsurları oluşan zincirleme şekilde banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyeti yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2014 tarihinde karar verildi.