Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Kuşadası 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 10 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
1. Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz istemi; sanık hakkında temel cezanın tayini sırasında teşdit uygulaması yapılmasına rağmen, teşebbüs hükümleri uyarınca cezadan üst hadden indirim uygulanarak çelişkiye neden olunmasının, usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
2. Sanığın temyiz istemi; suçun sübutuna, lehe hükümler uygulanması gerektiğine, eksik soruşturma ile kanuna ve hukuka aykırı karar verildiğine, ilişkindir.
İncelemeye konu olay; sanığın, arkadaşının babası olan katılana ait kredi kartını, katılanın bilgisi ve rızası dışında kullanarak ATM'den para çekmeye çalıştığı sırada şifreyi yanlış girmesi nedeniyle kartın bloke olması ve para çekememesi, iddiasına ilişkindir.
1.Mahkeme hükmünde 5237 sayılı Kanun'un 245/1. maddesi uyarınca temel cezanın tayini sırasında "suçun işlenmesindeki biçim ve özellikler dikkate alınarak takdiren ve teşdiden" şeklinde yazılmak suretiyle hapis cezası ve adli para cezasının birim gün sayısı gerekçelendirilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi uyarınca belirlenen indirim oranının tayini sırasında ve gerekçeli karar bölümünde "eylemin kredi kartının bloke olması nedeniyle bankamatik tarafından alıkonulmasıyla tamamlanamadığı, teşebbüs aşamasında kaldığı" şeklinde yazılmak suretiyle gerekçelendirilmiştir. Ayrıca sanığın aşamalardaki savunmasında inkara dayalı mesnetsiz beyanlarda bulunduğu ve neticeten hükmolunan adli para cezasının 160,00 TL olması karşısında; dosya kapsamı, Mahkeme'nin kabulü ve suçun işleniş şekline göre, 5237 sayılı Kanun'un 3. ve 61. maddeleri gereğince sonuç cezanın belirlendiği anlaşılmakla; Tebliğname'nin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2.Katılanın anlatımını doğrulayan Yapı Kredi Bankası'na ait kredi kartının hesap ekstresi, tanıklar Ç.G. ile A.D'nin beyanı ve sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunması ile tüm dosya kapsamındaki deliller karşısında, Cumhuriyet Savcısı'nın ve sanığın temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısı'nın ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Kuşadası 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.05.2016 tarihli 2015/523 E., -2016/664 K. sayılı kararında, Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet Savcısı'nın ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.