Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle, davalı ...'ın, müvekkiline ait işyerinde çalıştığı dönemde müvekkiline müracaat ederek; “ev almak için bankadan kredi çektiğini ve ara ödeme için para lazım olduğunu" söyleyerek borç para istediğini, borcunu taksitler halinde geri ödeyeceğini beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkili ... tarafından makbuz karşılığı ...'a 27.05.2013 tarihinde 12.500 TL elden borç para verildiğini, davalının, borç verilmesinden kısa bir süre sonra 31.05.2013 tarihinde müvekkiline ait ...’daki lokantasından ayrılarak müvekkilinin de düşük bir hissesi ile ortak olduğu Florya'daki lokantada çalışmaya başladığını, bu nedenle müvekkilinin, vermiş olduğu borcu davalının kıdem ve ihbar tazminatlarından mahsup etmediğini, fakat kısa bir süre sonra Florya’daki işyerinden de ayrıldığını, kendisi ile telefonla birkaç kez görüşen müvekkilinin, borcunu hiç olmazsa taksitler halinde geri ödemesini istediğini, fakat davalının müvekkilini sürekli oyaladığını, en son telefon görüşmesinde de; "İşten ayrılırken bana ödemeniz gereken rakam daha fazla idi, eksik ödeme yaptınız bu borcu da eksik ödediklerinize sayarsınız diyerek" borcunu ödemeyeceğini belli ettiğini, buna rağmen müvekkilinin bir süre daha beklediğini, fakat davalının, borcunu ödemek bir yana işçilik alacakları olduğu gerekçesi ile dava açtığını beyanla, müvekkilinin iyiniyetli olarak verdiği borcunu ödemeyen ve üstelikte tazminatlarını aldığı halde yine müvekkili aleyhine dava açacak kadar kötüniyetli hareket edebilen davalıdan 12.500,00 TL alacağının bulunduğunu iddia ederek; ödenmeyen alacağının faizi ile birlikte davadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle, davacının, müvekkilini kendisine ait Florya’da bulunan işyerinde çalıştırdığını, müvekkilinin de karşı tarafın iddiasının aksine iki yıldan fazla bir süre bu işyerinde çalıştığını, davacının bu işyerini devrederek müvekkilini işten çıkardığı halde gerçeğe uygun olmayan beyanlarda bulunduğunu, müvekkilinin, davacıdan borç para almadığını, müvekkilinin 3.300 TL maaş almakta olup elden yapılan ödemeler için bazen her ay bazen de toplu olarak 3-5 aya ilişkin elden ödenen kısım için geçmişe yönelik makbuz alındığını, bu makbuzun müvekkiline elden yapılan maaşları için imzalanan makbuz olduğunu, makbuzdaki tarihe bakıldığında davacının gerçeği söylemediğinin anlaşılacağını, çünkü müvekkilini işten çıkardığı tarihe denk geldiğini, davacının müvekkilini işten çıkarmadan gerekli hazırlıkları yaptığını, bu makbuzun da müvekkiline elden yapılan maaş ödemelerine ilişkin müvekkili tarafından verilen bir makbuz olduğunu, müvekkilinin işverene hiçbir borcu bulunmadığını, sunulan makbuzun borç makbuzu olmadığını, içeriğinde müvekkilinin borçlu olduğunu gösterir hiçbir ibarenin bulunmadığını, tam tersine sunulan bu makbuzun hukuki niteliği borcunu ödeyene verilen makbuz niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacının iddiasına itiraz ettiklerini, ayrıca aynı mahkemede görülen 2014/66 Esas sayılı dosyada da bilirkişi hesaplama yaparken 10.515,47 TL kıdem ile 2.198,42 TL ihbar tazminatını mahsup ederek hesaplama yaptığını, bu makbuzun da yaklaşık olarak bu rakamlara tekabül ettiğini, ayrıca işveren konumundaki davacının gayri resmi hesapta tutmakta olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; eldeki dava, davalı işçi tarafından davacı işverene karşı açılmış olan işçilik alacakları davasından karar aşamasında tefrik edilmiş olup, bu dosyada davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığı halde hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde, “Davalı tarafça yapılan 61,60 TL 8 müzekkere gideri, 112,00 TL 13 tebligat gideri, 300,00 + 150,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 623,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, “ şeklinde hüküm kurulduğu ve davalı işçinin davacısı olduğu işçilik alacaklarına ilişkin davadaki masrafların da ait olduğu dosyada değerlendirildiği anlaşılmakla davalı işçi lehine mükerrer olacak şekilde yargılama giderine hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. Maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 5 numaralı “Davalı tarafça yapılan 61,60 TL 8 müzekkere gideri, 112,00 TL 13 tebligat gideri, 300,00 + 150,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 623,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, “ şeklindeki bendinin hükümden çıkartılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’ nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, 07.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.