DAVACILAR:
1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ... vekili
8- ...
9- ...
10- ... vekilleri Avukat ...

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.03.2007 günü davacıların desteğinin yolcusu olduğu araç ile seyir halindeyken yolun sol tarafında bulunan dağın yamacından kopan kayanın aracın üzerine düşmesi sonucu desteğin hayatını kaybettiğini, düzenlenen kusur raporlarına göre desteğin kusursuz olduğunu, davacıların destekten yoksun kaldıklarını iddia ederek her bir davacı için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerinin sorumluluğu olmadığını, kazaya karışan şahsın kusur durumunun tespiti gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların desteğinin hayatını kaybettiği kaza hakkında düzenlenen tüm kusur raporlarında davalı ... şirketine sigortalı olan araç sürücüsünün ya da Karayolları Genel Müdürlüğünün kusuru olmadığı, kazanın dağdan kopan kayanın aracın üzerine düşmesi ile doğa olayı sonucu meydana geldiği, mücbir sebebin kusur ile zarar arasındaki illiyet bağının kesilmesi nedeni ile işletenin sorumluluğunun ortadan kalkmasına göre davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili; davaya konu kazanın sigorta kapsamına girmediğine yönelik itirazlara bakıldığında, kanuna ve ilgili yönetmeliklere göre trafik sigortası kapsamına girmeyen durumların tek tek sayıldığını, mahkemece davanın mücbir sebepten kaynaklandığı belirtilerek reddedildiğini, mücbir sebebin sözlük anlamının; insan iradesi, gücü ve müdahalesiyle önüne geçilemeyen, deprem, yıldırım, kasırga gibi doğal afetler olduğunu, mücbir sebebin sorumluluk hukuku açısından önem taşıdığını, davaya konu olayda mücbir sebebin olmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracın Hakkari - Van Karayolunun sol tarafında bulunan dağın yamacından kopan kaya parçalarının aracın üzerine düşmesi neticesinde vefat ettiği olayda, mücbir sebep/doğal afet nedeniyle illiyet bağının kalktığı, davacıların talebinin trafik sigortası teminatı sorumluluğu kapsamında olmadığı gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteğin yakınlarının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,88,89,90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz ederken adli yardım talebinde bulunduğu, bu talebinin değerlendirilebilmesi bakımından, yerel mahkeme tarafından davalının sosyal ekonomik durumunun tespitine yönelik gerekli araştırmaların yapılıp belgelerin dosya arasına konulduğu görülmektedir. Adli yardımdan yararlanabilmenin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 334/1 inci maddesinde "Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler" denilmek suretiyle adli yardımdan yararlanabilecek kişilerle ilgili genel çerçeve çizilmiştir.

Dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinden; davacıların mali durumu itibariyle temyiz harçlarını yatırmasının güç olduğu, bu giderleri ödeme konusunda ödeme gücünün bulunmadığı anlaşıldığından davacıların adli yardım talebi kabul edilerek temyiz itirazları incelenmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, meydana gelen kazanın mücbir sebep nedeni ile meydana gelmesine ve mücbir sebep halinin işletene düşen sorumluluğu ortadan kaldırmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin adli yardım talebinin KABULÜNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılar adli yardım talepli olduğu için harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.