SUÇLAR: Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2018 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2.Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.11.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin istinaf başvuruları duruşma açılmadan incelenmekle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

A.Sanık ... müdafinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme yapıldığına,suç kastının bulunmadığına ilişkindir.

B.Sanık ... müdafinin temyiz isteği, suç vasfında hataya düşüldüğüne, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu değil, tehdit suçunun oluştuğuna, mağdurun zorla alıkonulmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

C.Katılan vekilinin temyiz isteği,yağma suçunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi yönünden dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesi gerektiğine, verilen cezanın az olduğuna, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre,

A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;

Dava konusu olay; sanık ... ile mağdur ... arasında alacak verecek meselesi nedeniyle anlaşmazlık olduğu, katılanın bunu görüşmek amacıyla yanında müşteki ... ile birlikte sanık ...'ın iş yerine gittiği, aralarında tartışma çıktığı, sanık ...'ın ruhsatsız tabancasını masa çekmecesinden çıkartarak kabze kısmı ile mağdur ...'ın kafasına bir kaç kez vurup darp ettiği, param gelmeden buradan çıkamazsınız, bir yere gidemezsiniz diyerek tehdit ettiği, mağduru darp etmeye devam ettiği, sanık ...'un da müşteki ...'in karşılık vermesini engellediği, kalkmasına izin vermediği iddiasına ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;

İlk Derece Mahkemesince verilen karar düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

1. Katılanın müşteki ... ile birlikte sanık ...'ın iş yerine gittiği, aralarında tartışma çıktığı, sanık ...'ın ruhsatsız tabancasını masa çekmecesinden çıkartarak kabze kısmı ile mağdur ...'ın kafasına bir kaç kez vurup darp ettiği, param gelmeden buradan çıkamazsınız, bir yere gidemezsiniz diyerek tehdit ettiği, mağduru darp etmeye devam ettiği, sanık ...'un da müşteki ...'in karşılık vermesini engellediği, kalkmasına izin vermediği olayda; kamera görüntüleri ve ses kaydı katılan ve müşteki ifadeleri, tanık beyanları ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla karar da hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak; Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesince sanıklara verilen cezadan indirilerek hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzenltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi gereğince 1/6 indirim yapılırken hesap hatası sonucu hapis cezasının ay olarak indirilerek "5 yıl 2 ay 15 gün" yerine "4 yıl 14 ay 15 gün" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini ve kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.11.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı kanunun 62 inci maddesinin birinci fıkrası uygulanırken belirlenen ''4 yıl 14 ay'' ibaresinin çıkartılarak yerine ''5 yıl 2 ay 15 gün'' ibaresinin eklenmesi ve "katılan kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. kısmının II. bölümü gereğince 1.362,00 Türk Lirası maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile katılana verilmesine" ibarelerinin hükme eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 5.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Bursa Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi