Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 4 yıl hapis ve 10.950,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz istemi; delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, ilişkindir.
İncelemeye konu olay; sanığın yetkilisi olduğu firmadan aranan katılana, dosya masrafı ücretinin iadesi konusunda yardımcı olunacağının belirtilmesi, akabinde katılanın kartından bilgisi ve rızası dışında 149,00 TL harcama yapılması, iddiasına ilişkindir.
1. Sanığın savunmasının alındığı 18.12.2015 tarihli talimat duruşmasındaki hüviyet tespitinde, sanığın "halen öğrenci" olduğu belirtilmiş ise de; sanığın olay tarihi itibariyle 26 yaşında lisans mezunu olduğu hususunun da duruşma zaptına yazıldığı, ayrıca sanığın aşamalardaki beyanında CSS Pazarlama Şirketi'nin müdürü olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Mahkeme hükmünde 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca gün adli para cezasının günlüğü 30,00 TL üzerinden tayini sırasında "suçun işleniş biçimi verilen ceza miktarı, şahsi, sosyal ve ekonomik durumu, paraya verilen değer ile sanığı suça iten sebepler göz önüne alınarak
" şeklinde yazılmak suretiyle gerekçelendirilmiştir. Ayrıca UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile kesinleşmiş dava dosyalarının olması karşısında; dosya kapsamı, Mahkeme'nin kabulü ve suçun işleniş şekline göre, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince sonuç cezanın belirlendiği anlaşılmakla; Tebliğname'nin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Katılanın anlatımını doğrulayan İş Bankası'na ait kredi kartının hesap ekstresi ve sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunması ile tüm dosya kapsamındaki deliller karşısında, sanık müdafinin temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.05.2016 tarihli 2015/749 Esas-2016/602 kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.