İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2019 tarihli ve 2019/1013 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2019 tarihli ve 2019/156 Esas, 2019/370 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/266 Esas, 2020/432 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun "Siirt Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunun 28/05/2018 tarih ve 227 ile 228 sayılı raporları ile müştekinin vücudunda meydana gelen yaralanmanın niteliği ile ilgili kati raporların 227 sayılı raporda 6 ay, 228 sayılı raporda 1 ay geçtikten sonra düzenlenebileceği belirtilmesine rağmen müştekinin yaralanmasının niteliği ile ilgili olarak kati rapor aldırılmadan karar verilmesi eksiklik olmakla birlikte sanığın söz konusu eylemi sebebiyle TCK'nun 149/2 maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içerisinde işlem yapılabileceğinden söz konusu husus eleştirilmekle yetinilmiştir." eleştirisi ile 5271 sayılı sayılı Kanun'un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "Hüküm fıkrasının 2. bendindeki ''1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 6 YIL 9 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA'' ibaresinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine "3/4 oranında indirim yapılarak sanığın 2 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA'' İbaresinin eklenmesi" suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Duruşmalardan vareste tutulma hakkı hatırlatılmayan, bu yönde talebi bulunmayan ve hüküm tarihinde Siirt E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olan sanık ...'in hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 09.12.2019 tarihli oturumda hazır bulundurulmaması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/266 Esas, 2020/432 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.