SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hükümler kurulması

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.01.2019 tarihli ve 2017/3022 Esas, 2019/239 Karar sayılı kararının, sanıklar ... ve ... ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

I.Sanık ... Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,

II. Tüm Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler ile Sanık ... Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlali ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince savunma alınırken sanıklara zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, ayrıca sanık ...'ün işlemiş olduğu hırsızlık suçu ile birlikte işlenen ve temyiz kapsamında olan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarının da savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince, bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.