SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, tehdit, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/213 Esas 2014/522 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanığın tek bir fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olması ihtimali bulunmakta olup, ceza adaletini sağlamak ve doğru sonuca ulaşabilmek amacıyla her iki suçtan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinin birlikte yapılması gerekeceğinden, sanığın katılan ... K.'ye yönelik kasten yaralama eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturma ihtimali karşısında ceza miktarı itibarıyla kesin nitelikte olan kasten yaralama suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında

1. Katılanlar ... K., ... T., ... B. ve şikâyetçi ... D.'ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 8.840 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve verilen adli para cezasının birer ay ara ile 24 eşit taksitte tahsiline,

2. Katılanlar ... T., ... B. ve şikâyetçi ... D.'ye yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,

3. Katılan ... K.'ya yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın birer ay ara ile 20 eşit taksitte tahsiline,

4. Katılan ... K.'ya yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

Sanık dilekçesinde kararı temyiz etmek istediğini belirtmiştir.

Olay günü sanığın alkollü şekilde otoparktaki araçların arasında tuvaletini yaptığı, alışveriş merkezinin özel güvenlik görevlisi olan katılan ... K.'nın sanığı uyarması üzerine "Sen kimsin bana ne yapacağımı söyleyeceksin, s...tir git, sana mı soracağım nereye ne yapacağımı, a...na koyarım senin, beni mi şey yapıyorsun sen", "Senin a...na koyarım." diyerek katılanın yüzüne yumruk attığı ve hayati tehlike geçirmeyecek nitelikte yaraladığı, katılanın telsiz ile yardım istediği, sanığın bu kez "Ben ...'lıyım senin a...na koyacağım, seni öldüreceğim" diyerek ölümle tehdit ettiği, olay yerine gelen katılan polis memurları ... T. ve ... B. ile komiser yardımcısı şikâyetçi ... D.'ye "Siz polisler bir boku çözemezsiniz, sizin yapacağınız işin a.ına koyarım, lan, halimi görmüyor musunuz, bana yapılanı onun yanına mı bırakacağım, gidin lan, o...spu çocukları, s...erim hepinizi." diyerek zincirleme şekilde hakarette bulunduğu, görevlilerin orantılı güç kullanarak sanığı etkisiz hale getirmeye çalıştıkları sırada eli ile vurarak hayati tehlike geçirmeyecek nitelikte yaraladığı ve tehditlerine devam ettiği olayda, sanığın üzerine atılı suçları işlediği, katılanlar ile şikâyetçinin samimi beyanları, iddiayı doğrulayan tanıklar A.D., H.K., T. Ç. ile Ö.Ü'nün anlatımları, görev çizelgesi, görgü ve tespit tutanağı, adli muayene raporları ve tüm dosya kapsamı ile Yerel Mahkemece sabit kabul edilmiştir.

A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen deliller ile Mahkemenin oluşa dair kabulü karşısında, sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükümünde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ""6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi" dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık Hakkında Kasten Yaralama, ve Tehdit ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

1. Özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmak ve 11. maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almak zorunlu olup, anılan Kanun'un 23 üncü maddesine göre özel güvenlik görevlisi mağdurların kendilerine karşı işlenen suç nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmeleri için yukarıda açıklanan koşulları taşımaları gerektiği anlaşıldığından, özel güvenlik görevlisinin bu koşulları taşıyıp taşımadığının araştırılarak, taşıdığının belirlenmesi halinde sanığın, özel güvenlik görevlilerine ve olay yerine aradan zaman geçmeksizin çağrılan polis memurlarına karşı, gelişen olaylar çerçevesinde tehdit etmek ve kasten yaralamak şeklindeki eylemlerinin zincirleme şekilde bir bütün olarak görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarını oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıyla sanık hakkında tehdit, kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı hükümler kurulması suretiyle fazla ceza tayini,

2. Kabule göre de,
6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, kasten yaralama suçundan kurulan hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine" ibaresinin çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Kasten Yaralama, Tehdit ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.