Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, davalı adına tapuda kayıtlı olan 726 ada 6 parsel sayılı taşınmazın üzerinde 4 katlı bir bina bulunduğunu, bahse konu binanın 4. katının 1991 yılında vekil edeni tarafından inşa edildiğini belirterek, 4. katın vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı ve davalının baba-oğul olduğu, dava konusu 726 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tapuda kayıtlı olduğu, davacının tapu maliki olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay'ın ve Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre; istisnai nitelikte olan muhdesat tespiti davası ortaklığın giderilmesi davası söz konusu ise, ancak tapu malikleri arasında görülebilir. Tapu maliki olmayıp da taşınmaz üzerindeki muhdesatta hak iddiasında bulunan kişilerin tespit davası yerine eda davası niteliğindeki sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davası açması gerekir.
Başka bir anlatımla bu gibi durumlarda tapu maliki olmayan kişi ya da kişilerin muhdesat tespiti davası açmakta hukuki yararı yoktur. Davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru değil ise de, yerel mahkemece verilen red kararı sonuç itibariyle doğru görüldüğünden bu husus ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru görülen yerel mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 05.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.