SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ...

Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- Zincirleme suç hükümlerinin nasıl uygulanacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21/05/2013 gün, 2012/13-1543 Esas, 2013/257 Karar sayılı kararında belirtilmiştir. Buna göre; "Bir suçun zincirleme biçimde işlendiğinin kabulü halinde, faile her bir suç için ayrı ayrı ceza verilmeyecek, tek bir ceza verilip bu ceza üzerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi gereğince artırım yapılacaktır. Failin işlediği suçlar aynı nitelikte ise, örneğin her biri suçun basit veya nitelikli hali ise burada ceza bu basit veya nitelikli hal üzerinden belirlenecektir. Failin işlediği suçlardan bir kısmı suçun basit, bir kısmı da nitelikli hali ise, nitelikli hal daha fazla ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza bunun üzerinden belirlenmeli, ancak nitelikli hal suçun basit şekline göre daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza suçun basit şekli üzerinden belirlenmelidir. Suçlardan birinin tamamlanmış, diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulmalıdır. Tamamlanmış olan eylem suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır. Bununla birlikte zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza, teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmamalıdır.
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ile yaşları nedeniyle yargılamaları ayrı görülen yaşı büyük sanıklar ..., ..., ...'ın 09.09.2015 günü geceden sayılan saat 21.00 sıralarında katılana ait mermer fabrikasından demirleri çalmaya çalıştıkları sırada yakalandıkları, yakalanan suça sürüklenen çocuğun kolluk görevlilerine şifahi beyanında öncesinde de buradan malzeme çaldığını ve bu malzemeleri depoya koyduğunu belirtmesi üzerine depoda tespit edilen hırsızlık konusu eşyaların katılan tarafından teşhis edildiğinin ve yaşı büyük sanıkların suça sürüklenen çocuğun suça konu yere daha önce de geldiğini belirttiklerinin anlaşılması karşısında; mahkemece zincirleme suretiyle hırsızlık kabul edilen suça sürüklenen çocuğun eylemlerinde, ilk suçun tamamlandığı, ikinci suçun ise teşebbüs aşamasında kalmış olması nedeniyle, yukarıdaki açılamalar ışığında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması açısından esas alınacak suçun daha fazla cezayı gerektiren halinin, her bir suç ile ilgili ayrı ayrı uygulama yapılıp ve sonuçlarının karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve buna göre tayin olunacak cezada 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği, ancak bu cezanın teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olamayacağı dikkate alındığında, somut olayda ilk eylemin belirlenemeyen bir saatte tamamlandığı ve ikinci eylemin ise gece vakti işlendiği ancak teşebbüs aşamasında kaldığı gözetildiğinde her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 43/1. maddesi uyarınca tayin olunan 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezasından aynı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken 6 yıl 3 ay yerine 5 yıl 15 ay hapis ve yine aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 5 yıl 2 ay 15 gün yerine 4 yıl 14 ay 15 gün hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.