İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/51 Esas, 2020/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla gece vakti yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a, h) maddeleri gereğince ve 53 üncü maddesi, 62 nci fıkrası uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/2369 Esas, 2020/2625 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığınca tanzim olunan, 20.08.2022 tarihli ve 2021/4387 sayılı, temyiz isteminin esastan reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında sanığın lehine olan delillerin toplanmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay tarihinde sanığın gece vakti katılan ... yanına gelerek bir yeri aramak için cep telefonunu istediği, ardından biriyle telefonda görüşmeye başladığı, ancak sonrasında telefonu katılana geri vermeyip cebine koyduğu, katılanın telefonunu istemesi üzerine onu iteklediği ve elini beline atarak bıçak gibi bir metal gösterdiği, katılanın tekrar telefonunu istemesi üzerine ona bıçak çekerek "kanına mı susadın" dediği ve bıçağı salladığı, katılan ve babasının da sanık hakkında şikayette bulundukları olayda, sanığın katılana karşı silah kullanarak katılanın cep telefonunu zorla almak suretiyle yağma suçunu işlediği toplanan tüm deliller ile sabit görülmüş, yağma eyleminin silahla ve gece vakti işlenmesi nedeniyle dava konusu olayda yağma suçunun nitelikli halinin oluştuğu tüm deliller ve dosya kapsamı ile anlaşıldığından sanığın eylemine uyan nitelikli yağma suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-h maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

2. 05.01.2017 tarihli olay yeri tespit ve cd izleme tutanağına göre, güvenlik kamerası görüntülerinden havanın karanlık olduğu, sanığın telefonla görüştüğü ardından telefonu cebine koyduğu, katılanın cep telefonunu istemesi üzerine sanığın sol eliyle katılanı iteklediği, tekrar katılanın yanına gittiğinde iteklediği görülmüş, yüzünün belirgin olmadığı ancak katılanla aynı yaşlarda göründüğü tespit edilmiştir.

3. 12.02.2017 tarihli emniyet araştırma tutanağına göre olay günü katılanın telefonuyla sanığın iletişim kurduğu şahsın ... isimli şahıs olduğu, M. Ö.'nün de kendisini bilinmeyen bir numaradan arayan şahsın amcasının oğlu ... olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.

4. Sanığın savunmasında ... isimli bir arkadaşıyla birlikte iken katılanın geldiğini, ...'ın kuzeni ...'a ait numarayı vererek arattırdığını ve telefonu alarak uzaklaştığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, kamera görüntülerinde olay anında yanlarında başkaca kimse bulunmaması karşısında yerel mahkemece suçtan kurtulmaya yönelik sanık beyanına itibar edilmediği görülmüştür.

5. Bilgi Teknolojileri Kurumundan gelen kayıtlara ilişkin yazıda olay günü ve saatlerine ait söz konusu telefon görüşmelerinin yapıldığı, katılana ait babası Selman Sadıgov adına kayıtlı olduğu belirlenen 0534 ... .. .. numaralı hattan olay saatlerinde olayda sanığın aradığı belirtilen tanık M. Ö. ile aynı soyadı taşıyan Kevser Özkulan adına kayıtlı 0534 ... .. .. numaralı hattın tanık ve sanığın belirttiği şekilde ödemeli şekilde aramaların da mevcut olduğunun belirlendiği tespit edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümde, tüm dosya kapsamı, katılanlar beyanı, sanığın savunmaları, kamera görüntüleri, iletişim tespiti (HTS) kayıtları, tanık beyanı, dosya arasında mevcut olan tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2020/2369 Esas, 2020/2625 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

14.03.2024 tarihinde karar verildi.