Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
12.09.2013 tarihinde, suça sürüklenen çocuğun, tezgâh üzerinde sigara satarken yakalandığı ve 4 farklı marka toplam 109 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk savunmasında, harçlığını çıkartmak için tanımadığı bir şahsa ait tezgâhta sigara satarken yakalandığını beyan etmiştir.
Suça sürüklenen çocuğun ikrarı ve satışa arzedilirken ele geçen kaçak sigaraların niteliği ile tüm dosya kapsamına göre eylemin sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci (10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 7243 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştiği gözetilerek) fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.