Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.08.2021 tarihli ve 2021/80 Esas, 2021/165 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/2161 Esas, 2021/3029 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Arama işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 7. Bildirilen delillerin toplanmaması ve ikamette arama yapılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 8. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
A. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilk tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, belirtilen yasal düzenleme uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmek sureti ile sonucuna göre ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
B. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, aramada bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
a. Adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği”nin kararda belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılmasının,
b. Adli emanetteki uyuşturucu maddelerin 54 üncü maddenin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken, 54 üncü madde gereğince müsaderesine karar verilmiş olmasının, hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünün (a) ve (b) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/2161 Esas, 2021/3029 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
a. Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bendindeki "taksitlerden birisi zamanında ödenmediği takdirde kalan kısmın tamamının bir defada tahsil edileceğinin" sözcüklerinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
b. Müsadere ile ilgili bendindeki "54" ibaresinin çıkartılarak yerine "54/4" yazılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.