Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; lehe kanun hükümlerinin uygulanmadığına, usul ve kanuna aykırı olan hükmün re'sen görülecek nedenlerle bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiin temyiz sebepleri; sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmaması, alt sınırdan ceza tayin edilmemesi, gerekçesiz hüküm kurulması nedenleriyle usul ve kanuna aykırı olan hükmün bozulmasına talebine ilişkindir.
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 05.09.2013 tarihinde sanıklardan ...'in sevk ve idaresindeki, sanık ...'ın yolcu olarak bulunduğu araca dışarıdan bakıldığında içerisinde görünür vaziyette gümrük kaçağı sigaralar olduğunun görülmesi üzerine, araçta yapılan aramada toplam 592 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
3.Sanık ... aşamalarda atılı suçu ikrar etmiştir. Bozma ilâmı üzerine ise gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı ödeyecek maddi gücü olmadığını beyan etmiştir.
4.Sanık ... aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Bozma ilâmı üzerine ise gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı ödeyecek maddi gücü olmadığını beyan etmiştir.
1.Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübûta yönelik mahkeme kabûlünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, dosya kapsamından nakil aracının iyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğu kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ile sanık ... müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.