İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın 2017/140263 soruşturma numaralı dosyasına ilişkin olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 15.10.2018 tarihli dilekçesinde zararın miktarı ile zararın karşılanacağı yerin bildirilmesi halinde suçtan oluşan zararı gidermek istediğini beyan ettiği, katılanın 20.12.2018 tarihli savcılık ifade tutanağında, sanık Caferin eşinin kendisini aradığını, sanığın çok pişman olduğunu ve zararı gidermek istediğini bildirdiği ancak kendisinin istemediğini beyan ettiği görülmekle,
Yerel Mahkemece mağdura zararını giderip giderilmediği sorularak, giderilmemiş olması halinde zarar miktarı tespit ettirilip tevdi mahalli belirlendikten sonra zararın ödenmesi halinde sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168 inci maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.