Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şarkikarağaç Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.05.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2011 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesin 29.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında denetim süresi içinde kasıtlı işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
4. Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ilamı ile, eylemin Türk Ceza Kanunu'nun 109/2 nci maddesine uygun bulunduğu ve Türk Ceza Kanunu'nun 39/2-c maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı sebebiyle hukuka aykırı bulunarak bozma kararı verilmiştir.
5. Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesince bozma uyularak yapılan yargılamada sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanığın temyizi, suçun sübutuna, lehine olan kanun maddelerinin uygulanmadığına, hükmolunan cezanın ertelenmediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmadığına ilişkindir.
Dava konusu olay sanık ...'nun dosya dışı sanıklar ... ve ... ile birlikte ...'un evlenmek istediği mağdure ..'i kaçırmaya karar verdikleri, olay günü ...'ın kullandığı araçla ilçe merkezinde ailesi birlikte alış verişte olan mağdurenin yanına geldikleri, .. ve ...'in mağdureyi kollarından tutarak araca bindirdikler... ve ...'in onları durdurmaya çalışan mağdurenin ailesine engel oldukları, sonrasında mağdureyi sanıkla evlenmek istemediğini söylemesi üzerine serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir.
1.Mağdurun şikayeti, tanık beyanları ve sanıkların savunmalarına beyanlarına göre, sanıkların eyleminin Türk Ceza Kanunu'nun 109/2, 109/3-b ve 110. maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşturduğu anlaşılmakla hükümde aşağıdaki belirtilen husus dışında başka hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, kazanılmış hak kuralı nedeniyle önceki hükümde verilen ceza miktarı üzerinden hükmün infazına karar verilmesi gerekirken sonuç cezanın önceki hükümde verilen ceza olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçenin (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden
aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 5. maddesinden ''... sanığın 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''...sanığın cezasının 3 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.