HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun sıfat yokluğundan ve esastan reddi
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf istemi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince bu konuda bir karar verildiği ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen karara karşı Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz talebi yönünden; İlk Derece Mahkemelerince on yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli ve 2018/1428 Esas, 2019/140 sayılı kararı ile;
Sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde;
1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 05.10.2021 tarihli ve 2019/779 Esas, 2021/1193 sayılı kararı ile
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik; katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin nitelikli dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvuları ile katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin istinaf başvurusu ile sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.01.2022 tarihli, ret ve onama görüşlerini içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın üzerine yüklenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2. Hukuka aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporlarının hükme esas alındığına,
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması gerektiğine,
2. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan üst hadden ceza verilmesi gerektiğine,
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları bakımından ise sanığın üzerine atılı fiilin Kanunda suç olarak tanımlanmadığının kabulü ile beraat kararları verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden;
1. İstinaf kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan, başka dosya şüphelisi ...'ın ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafiine okunması ile gerektiğinde tanık olarak dinlenmesi sonrasında sanık ... müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
2. Temyiz kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan, sanık hakkında 2011 yılı KPSS sınavında usulsüzlük kapsamında soruşturma yapıldığına dair anlatım içeren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/190659 soruşturma ve 2022/30359 Karar nolu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafiine okunması ile ilgili birimlerden sanık hakkındaki 2011 yılı KPSS sınavında usulsüzlük kapsamındaki evraların araştırılması sonrasında sanık ... müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
3. Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmaması,
Bozmayı gerektirmiştir.
1. Katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin temyiz istemleri yönünden;
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... Bakanlığının silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurularının sıfat yokluğundan reddine dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin, bahse konu kararların 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Katılan ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden;
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
3. Sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiisinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2019/779 Esas, 2021/1193 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.