ŞİKAYETÇİLER: ..., ...
SUÇA SÜRÜKLENEN

ÇOCUKLAR: ..., ..., ...

İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesince konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden kesin olarak esastan ret kararı verildiği, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz talebi üzerine 29.12.2021 tarihli ek karar ile konut dokunulmazlığının ihlali suçuna yönelik temyiz istemlerinin esastan reddine karar verildiği, bu kararın müdafilere tebliğ edildiği ancak ek karara yönelik itiraz bulunmadığı anlaşılmakla; hırsızlık suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz isteminin, Ceza Genel Kurulunun 05.06.2010 tarihli ve 2010/118 Esas, 139 Karar sayılı kararında tespit ve ifade edilen; Bu hükme göre, bir kararın temyiz edilebilmesi için, o kararın “hüküm” niteliğini taşıması gerekmektedir. Hangi kararların hüküm sayılacağı ise, 1412 sayılı Yasa'nın 253. ve 5271 sayılı Yasa'nın 223. maddelerinde sayılmıştır. 1412 sayılı Yasa'nın 253. maddesine göre sanığın beraatına veya mahkûmiyetine ilişkin kararlarla, davanın reddine, durmasına ve düşmesine dair kararlar hükümdür. 5271 sayılı Yasa'nın 223. maddesinde de; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi, davanın reddi ve davanın düşmesi kararlarının hüküm oldukları belirtildikten sonra, adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararının da kanun yolu bakımından hüküm sayılacağı ifade edilmiştir.

Bir suç nedeniyle verilen karar içerisinde yer alan cezalardan her biri ayrı bir hükmü oluşturmayıp, bu cezaların tamamı tek bir hükmü meydana getirmektedir. Bu nedenle de; çeşitli nedenlerle hükmün içerisinde, birden fazla “cezanın” bulunduğu hallerde, temyiz sınırının belirlenmesi açısından cezaların her birinin miktarına değil, toplam ceza miktarına bakılması gerekir. Buna karşılık, aynı kararın içerisinde birden çok hükmün bulunması halinde, temyiz sınırı her hüküm için diğerinden bağımsız olarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir şeklindeki kabuller karşısında 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesi gereğince kesin olması sebebiyle ''5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 2. Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 14.03.2024 tarihinde, suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükmün kesin değil temyizi kabil olduğu düşüncesiyle Daire Üyesi sayın ...'nın karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

(Karşı oy)

2022/14719 Esas

Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesi uyarınca (şikâyetçi sayısınca iki kez) cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış,
Ankara 2. Çocuk Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2018/85 Esas, 2020/227 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'un hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 31/3,62. maddeleri uyarınca (şikâyetçi sayısınca iki kez) 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiş,
Anılan mahkûmiyet hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde, 06.12.2021 tarihli karar ile, "Suça sürüklenen çocuk hakkında her iki mağdura yönelik hırsızlık suçundan ikişer kez mahkumiyete dair Ankara 2. Çocuk Mahkemesinin 24/09/2020 tarih ve 2018/85 (E) - 2020/227 (K) sayılı mahkumiyet hükümlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında her iki mağdura ait bisikletleri çaldığından bahisle ikişer kez hırsızlık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılıp, ilk derece mahkemesince de ikişer kez mahkumiyetine karar verilmiş ise de; mağdurların oturduğu binada aynı katta bulunan daire önünde bulunan iki bisikleti alan suça sürüklenen çocuğun bisikletlerin iki ayrı kişiye ait olduğunu bilmeleri ve iki ayrı suç işleme kastı ile hareket ettiği sabit olmadığından her iki mağdura yönelik eylemin tek suç oluşturduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçundan sabit olan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 31/3,62 maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın TCK'nın 51 maddesi gereği ertelenmesine karar verilmiş,
Bölge adliye mahkemesinin bu hükmü suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuklar Hilmi Altuntop ve ... hakkında ilk derece mahkemesince TCK’nın 142/2-h, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının (şikayetçi sayısınca iki kez) toplamı 5 yılı aşmadığından ve bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ceza miktarı indirilerek bir kez 2 yıl 1 ay hapis cezasına indirilmesi nedeniyle hükmün temyizinin mümkün olmadığına ilişkin sayın çoğunluk ile aramızda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.
Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, “suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olup olmadığı” noktasında toplanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk ...’un, müştekilerin merdiven sahanlığında muhafaza ettikleri bisikletleri çalarak sattığı, sabit görülen hırsızlık eylemleri yönünden şikâyetçi sayısınca iki kez 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı eylem nedeniyle iki kez verilen bu cezaların toplamı 5 yılın üzerindedir. Bölge adliye mahkemesi ise, suça sürüklenen çocukların olay tarihinde gündüz zaman dilimi olan saat 13.00 civarında her iki mağdurun ikamet ettiği binaya girip, binanın merdiven boşluğuna bırakılmış olan mağdurlara ait birer adet bisikleti alarak çıktıkları, bina güvenlik kamera kayıtları ile suça sürüklenen çocukların samimi ikrarlarından sabit bulunduğu, ilk derece mahkemesince de eylemin bu şekilde gerçekleştiği kabul olunarak hırsızlık suçundan mağdur sayısınca iki kez mahkumiyetlerine karar verilmiş olmakla birlikte; mağdurların binanın ayrı bağımsız bölümünde oturdukları sabit olmakla birlikte, gerek kendi anlatımları ve gerekse suça sürüklenen çocukların savunmalarına göre, hırsızlık suçunun konusu olan bisikletlerin binanı ortak alanı olan merdiven boşluğunda yan yana bulunduğu, üzerilerinde başka başka kişilere ait olduğu yönünde herhangi bir işaret veya ayırt edici bir ibarenin bulunmadığı, bu nedenle suça sürüklenen çocukların bisikletlerin iki ayrı kişiye ait olduğunu bilmeleri ve iki ayrı suç işleme kastı ile hareket ettikleri sabit olmadığından her iki mağdura yönelik eylemin tek suç oluşturduğu anlaşılmakla; ilk derece mahkemesi hükümlerinin kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun tek bir hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi iki hükme konu olan eylemi tek suç olarak kabul edip bir kez cezalandırılmasına karar vermiştir.
Özetle; Temyiz davasına konu eylem nedeniyle (apartman girişindeki merdiven sahanlığında yan yana duran iki adet bisikletin çalınması) suça sürüklenen çocuk ... hakkında her iki mağdura ait bisikletleri çaldığından bahisle ikişer kez hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılıp, ilk derece mahkemesince de ikişer kez ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 31/3,62 maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi de ayrı ayrı hükmedilen 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına konu eylemleri tek suç kabul edip bir kez cezalandırılmasına karar vermiştir.

Bölge adliye mahkemesi ilk derece mahkemesinin her bir hükmü nedeniyle ayrı ayrı istinaf başvurusunun reddine karar vermemiş, tam aksine ilk derece mahkemesinin bu iki mahkumiyet kararını kaldırarak tek bir mahkumiyet hükmü kurmuştur. Temyiz davasına konu eylem ile ilgili ilk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuk ...’a verilen cezaların toplamı 5 yılı aşmıştır. Temyiz davasında inceleme konusu ilk derece mahkemesinin iki kez kurduğu ve 5 yılı aşan hükümler nedeniyle bölge adliye mahkemesinin kurduğu hükümdür.
CMK’nın 286. maddesinin 2. fıkrası gereğince temyizi mümkün olmayan kararlar şunlardır;
a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,
b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,
c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.) Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.: 2018/71 K.: 2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme: 20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) 110 istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları,

Temyiz edilemez.
Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin her bir hükmü nedeniyle ayrı ayrı istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermemiştir. Böyle olsaydı her bir hüküm 5 yılın altında olduğu ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği için CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca hüküm temyizi kabil olmayacaktı. Tam aksine bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin 5 yılı aşan bu iki mahkumiyet kararını kaldırarak tek bir mahkumiyet hükmü kurmuştur.
CMK’nın 286/2-b maddesine uyarınca da hüküm kesin nitelikte diye temyiz isteminin reddine karar verilemez. Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesince verilen hapis cezasını artırmamıştır. Ancak CMK’nın 286/2-b maddesinde, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından iki kez hükmolunan ve 5 yılı aşan iki hüküm bölge adliye mahkemesi tarafından incelenmiştir.
Kararda CMK’nın 286. maddesinin hangi fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddine karar verildiği açıkça yazılmamıştır. Esasen bu husus CMK’nın 286. maddesinin 2. fıkrasında sayılan “temyiz edilemeyecek” kararlardan hiçbirine uymamaktadır. Temyiz edilemeyecek kararları açıkça ve ayrı ayrı sayan kanun koyucunun amacı, bu sayılanlar dışında kalan kararların temyiz kanun yoluna tabi olması gerektiğidir. Sınırlayıcı hükümler kapsamında yer almayan karar ve hükümlerin temyize tabi olduklarını kabul etmek gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz davasına konu olayla ilgili ilk derece mahkemesinde iki ayrı eylem olarak değerlendirilip ayrı ayrı iki kez hükmolunan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezaları bölge adliye mahkemesince incelenmiş ve toplamı 5 yılı aşan bu mahkumiyetlere konu eylemin tek suçu oluşturacağını kabul edilerek bir kez 2 yıl 9 ay10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyizi kabil olduğu kabul edilerek esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiğini düşündüğümüzden, CMK’nın 286. maddesi gereğince kesin olması sebebiyle aynı Kanun’un 298. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar veren sayın çoğunluğun düşüncesine iştirak edilmemiştir.